1000 Altın

1000 Altın

1000 Altın

Ahmed sarayın hizmetkarlarından biri.. yıllardır Sultanı görür ve onun
göğüslerine hayran olurmuş..

Artık bir saplantı halini almış
Kraliçenin göğüslerine dokunmak, öpmek..

Tüm cesaretini toplayıp
haremağasına açılmış..

“Bana sultanın memelerini koklat..

Ömürboyu biriktirdiğim bin altın senin” demiş..

Harem ağasının aklı yatmıs bu karlı işe..

Kenar mahallelerde tanıdığı bir simyacı, büyücü karışımı bir kadın varmış..
Ona gidip bir losyon hazırlatmış ve bu losyonu, sultanın o gün banyodan sonra giyeceği korsaya iyice sürmüş..

Sultan çıplak tenine korsayı takınca, losyon etkisini hemen göstermiş.

Memeleri yangın yeri gibi yanmaya başlamış..

Saray doktorları merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamışlar..

Sultan acıdan, kaşıntıdan, yanmadan ölecek..

Harem ağası ortaya çıkmış ve padişaha “Saray hizmetkarlarından Ahmet, derdinize derman olabilir.

Onun salyası, her şeye iyi geliyor. Tek çare, Ahmed’in dili..

Kraliçemizi ancak o kurtarır, eğer izin verirseniz” demiş..

Padişah çaresiz çağırmış Ahmed’i hareme..

Ahmed bir saate yakın sultanla yalnız kalıp muradına ermiş…

Ne var ki söz verdiği halde 1000 altını harem ağasına vermeye yanaşmamış..
“Bu olayı açıklarsan ikimizin de kellesi gider.

Bunu göze alamazsın..

Hadi bakalım, çek arabanı” demiş, haremağasına..

Çok kızmış harem ağası..

Öyle kızmış ki..

Ertesi gün aynı yakıcı losyonu padişahın, banyodan sonra giyeceği donuna iki kat sürmüş…..

BONUS FIKRA

Milletvekilinin biri bir köyü gezerken, bağlı olduğu değirmeni döndüren bir eşek görmüş.

Yanındaki köylüye sormuş:

-Bu eşeğin boynundaki zil ne işe yarıyor ?

-Efendim, demiş köylü.

O zil sustuğunda eşeğin durduğunu anlıyorum.

Müdahale edince tekrar harekete başlıyor.

-Akıllıca ,demiş vekil.

Peki eşek olduğu yerde durupta başını sağa sola sallarsa nereden anlayacaksın durduğunu?

-Anlayamam ama, ne gezer efendim sizin gibi akıllı eşek buralarda

Kısa Samsun

temel : bir kısa samsun verir misün?

bakkal: (sinirli bakışlarla) ula sıraya gir!

halbuki bakkal bomboştur.

sıraya girecek bir durum yoktur. temel 5 dakika dışarda dolandıktan sonra yeniden bakkala girer:

temel : haçen bana bir kısa samsun verir misin uşağum?

bakkal : (bakkal kafayı kaldırır) ula sana sıraya gir demedum mu ben!

temel iyice ayar olmuştur artık. yeniden dışarı çıkar.

ıslak bir odun alır. arkasına saklar. yeniden bakkala dalar.

temel : bana bir kisa samsun!

bakkal : siraya gireymusun ula pez*venk!

temel ıslak odunu çaktırmadan bakkalın kafada parçalar.

bakkal : ula kim vurdi bana daaa!!!!!!????

temel : ne biliyim ula bu kalabalıkta kim vurdi!

Murat 124 Yol İstiyor

Temel, yıllar sonra biriktirdiğiyle elden düşme Murat 124 alır.

Arabasıyla memleketine giderken araba arızalanır.

Yolun kenarına çeker, motor kapağını açar, ne olduğunu anlamaya çalışırken bir Ferrari yanaşır:

— Hayrola hemşerim, arabanın nesi var?

İstersen senin arabayı benimkine bağlayalım, çekeyim ilk tamirciye kadar.

Temel bu teklife çok sevinir.

Ara halatı ile Murat’ı Ferrari’ nin arkasına bağlarlar.

Ferrari’ nin sahibi genç uyarır:

— Ben hız yapmayı çok severim.

Eğer farkında olmadan aşırı hız yaparsam, sen selektör yap beni uyar!

Temel: — Tamam!

Yola koyulurlar.

Bir süre sonra Ferrari gaza basmaya başlar, 60.80.100 derken, Murat124 arkadan selektör yapar.

Ferrari durumu anımsar ve yavaşlar, bir sure sonra Ferrari yeniden gaza basar, 60, 80,100… Selektör yeniden anımsatır.

Ferrari yavaşlar. Yolda bu şekilde ilerlerken bir Lamborghini

Ferrari’ ye yaklaşır:

— Kapışalım mı?

Ferrari yanıtlar:

— Nesine?

— 340 km. ötedeki benzinliğe ikinci varan, ilk varanın deposunu doldurur.
Ferrari hemen onaylar ve yarışa başlarlar. 120, 140, 180, 220…
O arada trafiği denetleyen helikopterdeki görevli polis, genel merkeze bilgi vermektedir:

– Komiserim, şehrin kuzeyindeki yolda trafik güvenliği tehdit altında! 3 araç yarış yapıyor.

Ferrari ile Lamborghini saatte 300 km hızla yan yana gidiyorlar, arkadan da Murat 124 onları geçmek için 10 dakikadır sellektör yapıp yol istiyor!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER