Oturamıyorum

Oturamıyorum

Oturamıyorum

18 yaşına yeni giren çocuk babasına gelerek;
– ”Hey baba biliyor musun, ben bugün milli oldum” der.
Babası ise çok sevinerek;
– ”Aferin oğlum, hadi ben kahveye gidiyorum sen de benden sonra gel de havamızı atalım kahvede” der.

Babası kahveye gider ve bir masaya oturur. Sonra oğlu gelir ve;
– ”Milli oldum herkes duysun” der.
Babası ise yine büyük bir sevinçle;
– ”Aferin oğluma, herkese benden çay, gel otur oğlum yanıma” der. Çocuk ise;
– ”Oturamıyorum’ki baba acıyor” der.

BONUS FIKRA

Amerika’dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne çıkan dönemin maliye bakanı;

– Bu bavulun içinde tam 14.3 milyar dolar var, demiş.

Arkasından da sormuş:

– Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?

Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş

– 26 milyon dolar…

– Ama 14.3 milyarı,70 milyona böldüğümüzde 26 milyon çıkmaz ki…

– Ben, 70 milyona bölmedim ki…

– Kaça böldün?

– 550’ye!..

Morg

bir gün savcı, morga gelen cesetlere bakmış.

birinci ceset sırıtıyormuş..
-“bu niye sırıtıyor?” diye sormuş. ordakiler de:
-“lotoda 6 bildi sevinirken kalpten gitti..” demişler.

ikinciyi açmışlar o da sırıtıyomuş..
-“niye bu da sırıtıyor?” diye sormuş savcı. ordakiler de:
-“30 yıl sonra 1 trilyonluk iddiayı kazandı, sırıtırken gitti!” demişler.

sıra temel’in cesedine gelmiş. açmışlar, kömür gibi sırıtan bir ceset çıkmış.
savcı sormuş: “bu niye böyle?” diye..

ordakiler de:
-“aslında onu yıldırım çarpmış ama o fotoğraf çekiliyor sanmış, poz vermiş..”

Tiyatro

Adamın arabası çalınır.2 gün sonra araba geri gelir ve bir not vardır içinde ;

– “Özür Dilerim arabanızı çaldım ama karım doğum yapacaktı.

Yarın tiyatroya eşiniz ve sizin için 2 bilet aldım.

Hatamı telafi etmek için bende orda olacagım..”

Adam duygulanır‚eşiyle tiyatroya giderler‚ adam yoktur ama memnun eve dönerler…

Ev soyulmuştur ve duvarda bir not vardır…

– Abi Tiyatro Nasıldı ?

5000 Yıl Önce

rus fizikciler yerin 100 metre altinda bakir tel bulduklarini, bunun ise atalarinin bundan 1000 yil öncesinde telefon sebekelerinin oldugunu kanitladigini duyurdular.

bu olaydan 1 hafta sonra amerikan gazetelerinde ilginç bir manset.

amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 2000 yil öncesine ait fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, amerikan toplumunun ruslardan 1000 yil öncesinde gelismis digital haberlesme sistemleri oldugunu söylediler.

bir hafta geçmeden türk gazetelerinde yeni bir manset.

Türk “Laz” bilim adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve hiçbirsey bulamadiklarini, bunun ise atalarinin 5000 yil öncesinde mobil telefon ve kablosuz iletisim sistemlerine sahip olduklari sonucuna vardilar..

Tıs

bir gün Japonya’da köyün birine bir sihirbaz gelmiş.

köy erkeklerini meydana toplamış ve şöyle demiş:

ben “hop hop hop !” dersem bi adamın şeyini havalandırırım, “tısss” dersem indiririm!

“yook, olmaz öyle şey” falan demiş kalabalık, inanmamışlar.

sihirbaz “getirin o zaman bana birini!” demiş

gençten bir çocuk sihirbazın karşısına çıkmış. pantolonunu indirmiş.

sihirbaz “hop hop hop!” demiş ve çocuğun şeyi kalkmış, “tısss” demiş ve inmiş.

kalabalıkta bir grup adamı alkışlamış, bravo demişler. ama büyük çoğunluk hala inanmıyormuş.

“o daha gencecik çocuk, istediği zaman yapabilir bunu” demişler.

“o zaman daha yaşlısını getirin! ” demiş sihirbaz ve bu sefer 50 yaşlarında bir adam sihirbazın önünde durmuş.

sihirbaz “hop hop hop!” demiş ve adamınki kalkmış, ardından “tısss” demiş ve inmiş.

bu sefer daha büyük bir kalabalık coşkuyla, “hurra hurra! ” sesleriyle alkışlamaya başlamış;

ama hala inanmayan bir grup varmış. “bu adamda da hala iş var. o da istediği zaman pekala yapabilir bunu” demişler.

“o zaman bana en yaşlınızı getirin!” demiş sihirbaz ve sonra “çekilin.. açılın..” diye söylenen, kısık sesli ve oldukça yaşlı bir savaş gazisi, elinde tüfeğiyle gelmiş sihirbazın karşısında durmuş.

sihirbaz biraz terleyerek konsantre olmuş ve “hop hop hop!” demiş, ardından dedeninki direk kalkmış…

dede birden tüfeğini kalabalığa doğrultmuş ve bağırmış: “yemin ediyom tıs diyenin a….. korum!”

Tren

üç arkadas tren istasyonuna gitmisler.

içlerinden biri giseye yaklasip bilet almis ve trenin kalkmasina ne kadar zaman oldugunu sormus.

– bir saat on bes dakika… arkadaslarına dönmüs:

– daha çok var, hadi gidip su karsıkı kafede çay içelim…

oradan buradan derken laf lafı açmis…

birden tren düdügüyle kendilerine gelmisler.

kosarak disari firlamislar ama, nafile… tren kaçmis..

sormuslar:

– sonraki tren ne zaman?

– bir buçuk saat sonra… yine dönmüsler kafeye. yine çay, yine laf ve derken yine düdük sesi…

kosmuslar ama bu defa da treni kaçirmislar.

bir saat sonra bir tren daha varmis. dönmüsler kafeye… ama bu kez uyanik duruyorlar.

trenin sesini duyar duymaz kalkmislar ve kosmaya baslamislar.

içlerinden ikisi; biri bir vagona, digeri baska vagona zar zor yetismis…

üçüncü ise geride kalmis ve yetisememis…

bir süre dövündükten sonra baslamis katila katila gülmeye.

durumu gören istasyon memuru dayanamayip sormus:

– hem treni kaçirdin hem gülüyorsun!

– nasil gülmeyeyim!… onlar beni ugurlamaya gelmisti…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER