Yaş Günü Pastası

Yaş Günü Pastası

Yaş Günü Pastası

Adam son derece sevdigi ve saydigi karisinin
60inci yas gününde önemli konuklarini da davet ettigi parti için bir pasta ismarlamis. “Üzerine ne yazmami istersiniz?” diye sormus Karadenizli pastaci. Adam bir an düsünüp:
– “Yillarca yoruldun ama, inan daha mükemmelsin”
yazilsin! demis adam.
– “Peki efendim pastanin üzerine nasil yerlestirelim
bu yaziyi?”

-“Iki satir halinde olsun, üstte ‘Yillarca yoruldun ama’ altta ‘Inan daha mükemmelsin’ seklinde olabilir..” Parti günü tüm davetlilerin önüne kivilcimlar saçan maytaplarla pasta gelmis. Üzerinde aynen söyle yazarak: “Üstte yillarca yoruldun ama Altta inan daha mükemmelsin”

BONUS FIKRA

O Dua Sende Bu Akıl Bende Varken

Hoca bir gece, tam uyumak üzereymiş ki, damda bir hırsızın gezindiğini duymuş. Hemen hanımını uyandırmış. Yüksek sesle:

-Hanım, geçen gece eve geldiğim zaman sen derin bir uykudaydın. Benim geldiğimi duymadın. Ben de kapıyı bir müddet çaldım. Seni uyandıramayacağımı anlayınca içimden bir dua okudum. Ayın ışığına da tutunup evden içeri girdim. Hatırladın değil mi?

Hanımı, Hoca’ya hangi duayı okuduğunu sormuş, Hoca da söylemiş. Bu sırada hırsız da bacadan içerisini dinlemekteymiş. Hoca’nın okuduğu duayı ezberleyip tekrarlamış.

Ardından da ayı ışığına tutunup içeri girmeye çalışmış. Derken palas pandıras damdan aşağı yuvarlanmış.Hoca, gürültüyü duyunca karısına:

-Çabuk bir mum getir. Hırsızı yakalayalım.Vücudu hurda haline gelen hırsız, Hoca’nın bu sözlerini duymuş. Yattığı yerden:

-Hoca efendi, hiç acele etme! O dua sende, bu akıl da bende varken, ben buradan öyle kolay kolay kalkıp da bir yere gidemem.

Biraz geç oldu ama

Adam komada hasta yatağında yatarken bir ara gözlerini hafifçe aralamış ki karısı başucunda duruyor.

Adam o zor halde gözlerini karısına dikmiş ve kısık bir ses ile konuşmaya başlamış;

─ Yav, ilk işten kovulduğumda benimleydin…

İflas ettim ordaydın…

Vuruldum… Gözümü açtım seni gördüm…

Trafik kazası geçirince hastanede hep başucumdaydın…

Şimdi komadayım yine başucumdasın…

Karısı takdir edildiğini düşünerek, kocasına gülümsemek üzereyken adam biraz hiddetle;

─ Biraz geç oldu ama anladım ben!

Yahu sen ne uğursuz kadınsın be!

Zeka Testi

Yüzlerce büyük dava kazanmış, kariyerinin zirvesinde, uyanık mı uyanık bir avukat uçak ile yolculuk yapmaktadır.

Uçakta yanındaki koltukta genç ve alımlı bir kadın oturmaktadır.

Kendi zekasına aşırı güvenen avukat yanındaki kadına kur yapmak, hem de çok güvendiği zekasını göstermek için bir oyun teklif eder.

Kadın da kabul edince avukat oyunu anlatır kadına;

– Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5$ vereceksiniz. Sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50$ vereceğim.

Kadının onayıyla da ilk soruyu sormuş avukat;

– Ay ile Dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?

Kadın tek söz söylemeden çantasından $5 çıkarıp adama uzatmış.

Soru sorma sırası kadına gelmiş:

– Tepeye 3 ayakla tırmanıp, 4 ayakla aşağıya inen şey nedir?

Adam dakikalarca düşünmüş cevabı bulamamış.Cüzdanından 50$ çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:

– Cevap ne?

Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5$ çıkarıp adama uzatmış.

Ne halin varsa gör

Arabasını park edip lokantaya giren adam, yemeğini yeyip lokantadan çıktığında arabasını akordeona dönmüş bir halde bulur.

Arabanın durumu karşısında şaşkına dönen adam bi an ne yapacağını bilemez.

O sırada cam sileceğinin altına iliştirilmiş bir kağıt gözüne çarpar.

Hemen açıp okumaya başlar.

Kağıtta şunlar yazılıdır;

– Merhaba, ön vites ile geri vitesi karıştırıp arabanıza sert bir şekilde çarptım.

Arabanızda gördüğünüz gibi çok büyük hasar var.

Olayı gören kişiler ben bu satırları yazarken çevremde toplanmış bulunuyorlar.

Şuan bu kağıda adımı ve adresimi yazdığımı sanıyorlar.

Ne halin varsa gör, o kadar enayi değilim!

Gizli Ajan

Amerika, istihbarat almak için Rusya’ya bir gizli ajan göndermeye karar veriyor.

Görev için yüzlerce aday arasından en iyi özelliklere sahip bir kişi seçiliyor.

Ajan yapılan tüm testlerden mükemmel sonuçlar alıyor.

Rusçası mükemmel, hatta yerel şiveleri dahi çok iyi derecede konuşabiliyor, her türlü silahı başarıyla kullanabiliyor, diplomatik yetenekleri olağanüstü…

Seçilen ajan haftalar süren çok zorlu eğitimlere tabi tutuluyor ve göreve hazırlanıyor.

En sonunda görev zamanı geliyor.

Rus hava sahasına gece gizlice giren küçük bir uçaktan parasütle atlıyor ajan.

Görev için gideceği şehrin yakınındaki köylerden birinin yakınına iniyor ajan.

Yere başarıyla ve sessizce indikten sonra paraşüt ve yanındaki diğer donanımı kamufle ediyor ve yanında getirdiği yerel giysileri giyerek civar köye doğru yola çıkıyor.

Sabaha karşı havanın aydınlanmasıyla köye yaklaşan ajan, tarlasına gitmek için yola çıkan bir köylüye rastlıyor.

Köylüye selam verip yerel aksanla gideceği şehre nasıl vasıta bulabileceğini soruyor.

Köylü şehre giden en kısa yolu tarif ettikten sonra soruyor;

– Amerikan ajanısınız değil mi? Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz acaba?

Köylünün sorusunu hiç beklemeyen ajan şaşırdığını belli etmemeye çalışarak cevap veriyor;

– Onu da nereden çıkardın?

– Bizim buralarda pek zenciye rastlanmaz da!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER