Üzgün Adam

Üzgün Adam

Üzgün Adam

Adamın biri barda öyle üzğün üzğün etrafına bakıyormuş. Bu durumu farkeden barmen, hemen adamın yanına giderek konuşmaya başlamışlar;
Barmen;
– Derdiniz nedir bayım?.
Adam;
– Derdim çok büyük barmen bey karım bir türlü orgazm olmuyor.
Barmen;
– Size uyğun bir çözümüm var.
Adam;

– Nedir?.
Barmen;
– Silah alın ve yastığınızın altına koyun. Karınız tam orgazm olacağında bir el silah atın. Bakın o zaman nasıl orgazm oluyor der…
Adam eve gider. Romantik bir ortam hazırlar. Derken sevişirler. Adam eline silahı alır kadın orgazm olmaya yakın adama;
– Hadi 69 yapalım der…
Adam ve kadın 69’a başlarlar adam bir el silah atar ve..
Aradan bir kaç gün geçer. Aynı adam yine barda üzgün üzgün oturmaktadır. Bunu gören barmen…
Barmen;
– Oğlum bir işi beceremedin’mi? Yapmadın’mı dediğimi? diye sorar..
Adam anlatır;
– Silahı aldım. Yastığımın altına koydum. Tam sıkacaktım bizim kadın 69 istedi. Tamam dedim. Kadın tam boşalacaktı bir el silah sıktım…
Barmen;

– Eeee… işe yaradı’mı? diye sorar barmen…
– *iktir lan…. silahı sıktım 1. Bizim karı korkudan yüzüme *ıçtı,
2. *ikimin 3 santimi gitti, 3. dolaptan elleri havada çıplak bir adam çıktı…

BONUS FIKRA

İşe Yararsa

Minik kız elinde karnesiyle evden içeri girmiş. Karnesini babasına göstermiş. Babası bir bakmış baştan aşağı pekiyi, bir iki tane de iyi var, ama öğretmen karnenin altına şöyle bi not düşmüş:

– “Çok akıllı ve yetenekli bir çocuk fakat bir kusuru var, derste çok konuşuyor. Buna nasıl son verebileceğimiz hakkında fikirlerim var, en kısa zamanda siz velisiyle de paylaşmak istiyorum”

Baba bunun uzerine karneyi imzalamış ve öğretmenin görüşlerinin altına kendi de bi not düşmüş:

– “Lütfen paylaşalım, çünkü işe yararsa ben de annesinde uygulayacağım..”

Cenaze

Temel, televizyonda film izlerken telefon acı acı çalar. Fadime, kısa bir görüşmeden sonra telefonu kapatıp Temel’e seslenir:

-Cemal’in karısı ölmüş. Seni cenazeye çağırıyor.

Temel üzgün bir ifadeyle:

-Bu sefer gitmem.

-Olur mu Temel? O senin en iyi arkadaşın.

Temel düşünceli bir ifadeyle:

-Adam, üçüncü kez karısının cenazesine çağırıyor Fadime. Ben onu bir kez davet edemedim. Ne yüzle cenazeye gideyum

En Tehlikeli Gıda

Ünlü bir diyetisyen büyük bir kalabalığa konferans vermektedir.

– Midemize indirdiğimiz her şey bizleri her an öldürebilecek kadar tehlikelidir.

Kırmızı et kanser yapar, gazlı içecekler midemizin dokusunu tahriş eder, meyve ve sebzeler öldürücü bakteriler barındırabilir.

İçme suyunda bulunabilecek mipropların uzun vadedeki etkilerinin farkında bile değiliz henüz!

Fakat bir yiyecek vardır ki, en tehlikelisidir.

Hepimiz onu illaki bir şekilde yemişizdir. Henüz yemediysek bile hayatımız boyunca mutlaka yeriz.

En ciddi rahatsızlıkları yaratacak ve uzun yıllar bizlere acı verebilecek bu gıdayı tahmin edebilir misiniz?

Arka sıralardan ihtiyar bir adam ayağa kalkar ve cevap verir;

– Düğün pastası

Hesap

Adamın biri psikologa dert yanıyormuş;

─ Aah beyefendi ah! Her gece rüyamda neler çektiğimi, ne ecel terleri döktüğüm bir bilseniz…

Psikolog sormuş;

─ Hayırdır inşallah! Ne gibi şeyler görüyorsunuz rüyanızda?

Ağlamaklı bir sesle cevap vermiş adam;

─ Neler neler… Bir eğlencedir, bir şamatadır gırla gidiyor. İçkiler, enfes yiyecekler, çalgı, çengi… Her şey… Vur patlasın çal oynasın…

Psikolog gülmüş;

─ İyi ama beyefendi, daha ne istiyorsunuz işte. Keşke ben de her gece böyle eğlenceli rüyalar görsem daha ne isterim ki…

Adam derin bir of çektikten sonra;

─ Kazın ayağı hiç de sandığınız gibi değil… Her şey iyi güzel de sonunda bütün hesabı hep ben ödüyorum…

Ben Senin Delikanlılığını da Bilirim

Günlerden bir gün Nasrettin Hoca, alışveriş yapmak için şehre gidecektir. Ahırdan eşeğini çıkarır, evin önüne getirir. Şehirden siparişleri olan komşular Hocanın başına toplanırlar.

Hoca, eşeğine binmeye çalışır, fakat her çaba boşunadır. Bir kez daha denemek ister “Ha gayret” deyip bir daha eşeğin üstüne sıçrar ama bu kez de eşeğin üzerinden öbür tarafına düşüverir.

Komşuları Hocanın gayretlerinin bu şekilde bitmesine bir taraftan üzülürler, bir taraftan da ellerinde olmadan gülmeye başlarlar. Bu durum karşısında canı iyice sıkılan Hoca komşularına dönerek;

“Yahu komşular, benim delikanlılığımı görmediniz. Ben, bir sıçrayışta değil eşeğe binmek damın üzerine bile atlardım.” der.

Hoca, böyle der demesine de bir yandan da kendi kendine;

“Hey gidi Hoca, ben senin delikanlılığını da bilirim.” deyiverir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER