Temel ile İdris

Temel ile İdris

Temel ile İdris

Temel ile İdris, bir bayrak direğinin boyama işini almışlar. Ne kadar boya harcayacaklarını hesaplamak icin, direği ölçmeye calışmışlar.

Çapını ölçmek kolay olmuş. Direğin yüksekliğini ölçmek için de, Temel İdris’in omuzlarına çıkmış, ama diregin tam tepesine ulaşamamış. Idris: “Ben senden uzun boyluyum, bir de ben deneyeyim!” deyip Temel’in omuzlarına çıkmıs ama, direğin tepesine o da ulaşamamış.

Oturmuşlar, ne yapacaklarını düşünüyorlarmış. Yanlarına iri yarı bir adam gelip sormuş:

– Burada ne yapıyorsunuz?

Bizimkiler sorunu anlatmış:

– Hiç sorma uşağım, direğin çapını ölçtük, ama bir türlü yüksekliğini ölçemedik.

Bunlara yardımcı olmak isteyen iri yarı adam, bayrak direğini kavradığı gibi yerinden sökmüş, boyunu ölçüp, tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmis. Adam gittikten sonra Temel ve İdris birbirlerine bakıp gülmeye başlamışlar ve demişler ki:

– Aptal herife bak da, biz ona yüksekliğini sorduk; o bize uzunluğunu verdi!..

BONUS FIKRA

Siz Kazandınız

Çocuklar küçük bir köpeği çekiştiriyor ve bağrışıyorlardı. Yoldan geçen bir hanım yanlarına yaklaştı:

– Ne diye çekiştiriyorsunuz hayvanı?

– Şimdi karar verdik teyze. Köpek içimizde en büyük yalanı söyleyenin olacak!

– Utanmıyor musunuz siz? Ben sizin kadarken yalan söylemeyi aklımdan bile geçirmezdim!

– Çocuklar hep bir ağızdan bağrıştılar:

– Braaaavoooo!!! Köpeği siz kazandınız!

Eşek Sıpası Fıkrası

Köylü, yeni doğan bir sıpayı kucağına almış evine dönerken, iki ilkokul öğrencisi kendisine takılır ve:

– Hayrola amca, derler. Oğlunu nereye götürüyorsun böyle?

– Adam, kendine yapılan bu terbiyesizliğe aldırmamış görünerek cevap verir:

– Gittiğiniz okula kaydını yaptıracağım.

Kurt Borsacı ile Genç Borsacı

kurt borsacı ile genç borsacı kırsalda sohbet ederek yürüyorlarmış. yürürken ihtiyar kurdun gözüne az ilerdeki inek boku çarpmış. birden bire genç borsacıya dönerek,

– şu yerdeki pisikten ye on bin tl vereyim sana demiş.

genç olan şaşırmış. düşünmüş kendi kendine ulan hangi boku yemiyoruz ki, on bin iyi para demiş, atmış ağzına bir parça. ihtiyar kurt çıkarmış on bini saymış gencin eline. neyse yürümeye devam etmişler ki az ilerde bir parça pislik daha. genç olan altta kalmamak öte yandan ihtiyarı yoklamak için aynı teklifi yapmış.

-abi sen ye on bin ben vereyim sana demiş.

ihtiyar bi yandan demin boşluğuna gelip gereksiz teklifini düşünürken genç borsacının teklifini duyunca hemen kabul etmiş. hoop atmış bir parçayı ağzına. bu sefer genç borsacı on bini vermiş geri ihtiyar kurda.
yürümeye devam ederlerken genç borsacının kafa karışık, içi içini yemekte. en son dayanamayıp ihtiyar kurda sorar.

-abi aynı boku sende yedin ben de yedim de ne kazandık biz bu işten demiş.

ihtiyar pişkin bir şekilde,

-on bin + on bin toplam yirmi binlik işlem hacmi oldu, daha ne olsun.

Fark Var

başhekim akıl hastanesinde dolanırken bakmış bir grup deli kendi aralarında birşeyler yapıp gülüyor. gitmiş bunların yanlarına izlemiş.

deliler sırayla rakamlar söylüyorlar, diğerleri de gülüyor. biri 3 diyor, millet yerlerde, biri 5 diyor diğerleri geberiyor filan.

doktor sormuş napıyosunuz siz böyle diye. delilerden birisi ‘fıkraları uzun uzun anlatmak zor geliyordu bizde numara verdik, sayıyı söyleyince o fıkrayı hatırlayıp gülüyoruz” demiş.

o arada delinin biri 8 demiş, aman millet yine katılıyor.

doktor dur demiş bende yapayım. 3 demiş tık yok, 5 demiş tık yok, 4 demiş tık yok. millet gayet ciddi buna bakıyor. ‘yahu bende anlattım bana neden gülmüyorsunuz’ demiş.

delinin biri de cevap vermiş ‘e doktor bey anlatmadan anlatmaya fark var’

Delinin Biri

delinin biri bir gün duvara çivi takıyormuş. tabii çivinin baş kısmını çakmaya çalışıyormuş. diğer deli gelmiş;

– ne yapıyorsun? diye sormuş. diğer deli cevap vermiş;

– çivi çakıyorum görmüyor musun?

diğer deli yapıştırmış cevabı;
– oğlum sen deli misin yanlış çakıyorsun, o çivi karşı duvarın.

Yanıkları Atma!

Temel ile Dursun Amerika’da itfaiye teskilatina girerler, yangin ihbari alinir.

Çok katli bir binada kreste yangin çikmistir.

itfaiyeci merdiveni çalismaz.

Temel yukari çikar.

Dursun asagida kalir.

Temel asagida bekleyen Dursun’un kucagina çocuklari atmaya baslar.

Temel atar, Dursun tutar, kaldirima koyar.

Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken besinci zenci çocukdur..

Temel birakir, Dursun yakalamak için kollarini açmaz.

Çocuk paat yerde.

Tekrar at, tut kenara koy, tut at kenara koy.

Temel yine zenci çocuk atar.

Dursun yine tutmaz.

Çocuk paat gene yerde..

Dursun yukari bagirir:

“Yaniklari atarak vakit kaybetme..”

Kan Tahlili

Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar :

– Hayrola hemşehrim!.. Neden ağlıyorsun?

Adam :

– Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler. der.

Bu sefer Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar.

Ne olduğunu anlayamayan adam Temel’e sorar :

– Hayırdır hemşehrim. Sen niye ağlamaya başladın?

Temel yanıt verir :

– Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim.

Gariban bir köylü şehre inmişti…

Gariban bir köylü şehre inmişti. Büyük bir mağazada iki kişinin karşılıklı oturup konuştuklarını gördü. İçerde bir masa ve üç dört koltuktan başka bir şey görünmüyordu. Merak etti ve içeri girdi:

– Selamünaleyküm ağalar.

– Aleykümselam hemşerim ne istiyorsun?

– Merak ettim acaba burada ne satıyorsunuz?

Köylü ile dalga geçmek isteyen satıcı sırıtarak cevap verdi:

– Eşek satıyoruz.

Köylü de taşı gediğine yerleştirdi:

– Sadece ikiniz misiniz yoksa daha var mı ?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER