Süt Almadan Bırakmaz

Süt Almadan Bırakmaz

Süt Almadan Bırakmaz

Adam müthiş bir mast….syon tutkunu.
Yaşamındaki herşey buna bağlı…
Birgün arkadaşının çiftliğini
gezmeye gittiğinde,gözüne ineklerde kullanılan süt
sağma makineleri takılır.
Bizim ki hasta olur, gözlerine
inanamaz.”Aman tanrım” der,ben yıllarca boşuna elimi
bileğimi yormuşum,bu alet tam bana göre.
”Hemen arkadaşıyla
pazarlığı bitirip,makineden bir tane alır ve eve gidip
denemeye koyulur.Aletini makineye takar ve çalıştırır.
Makine çok hoşuna gider,kahramanaımız zevkten dört köşe…
Bir posta, iki posta, üç posta derken, o gün için artık
yeterli olduğunu düşünüp, süt sağma makinesini durdurmaya
çalışır ama makine durmaz.Aletini makineden çıkarmaya
çalışır çıkmaz…
Hemen arkadaşına telefon edip makineyi
nasıl durdurabileceğini sorar.
Arkadaşı yanıtlar; “Valla onlar otomatiktir,
her inekten sekiz kilo süt almadan bırakmaz.

BONUS FIKRA

Memur müdüre giderek der ki :

-İstifa ediyorum efendim.

Arkadaşlar benimle hep “Şempanze maymun” diye alay ediyorlar.

-Olmaz , çalışkan ve dürüst bir memursunuz. Sizin ünitenizi değiştireyim.

Birlikte şirketin diğer ünitelerini gösteren büyük şemanın önüne giderler. Müdür memura sorar :

-Evet hangi dalı seçiyorsunuz ?

-Aşkolsun müdür bey, siz de mi…

Elmanın Kabuğu

trenin birinde kayserili ile karadenizli karşılıklı yolculuk ediyorlarmış. kayserili’nin önünde bir çuval elma varmış.
adam sürekli elmayı soyup kabuğunu yiyerek gerisini bir poşete atıyormuş.

karadenizli dayanamayıp sormuş; ya uşak sen niye kabuğunu yiyorsun?

kayserili demiş ki; bu özel kayseri elması kabuğunun zekaya büyük etkisi var. al sen de ye demiş iki elma vermiş.

karadenizli iki elma soyup kabuğunu yemiş. e hani hemşerim ben bir şey anlamadım bundan demiş.
iki tane yemeyle anlamazsın demiş ve kilosu 10 liradan iki kilo vermiş.

karadenizli yarım kilosunu falan bitirmişken, kayserili elmanın kabuğunu atıp posasını yemeye başlamış.

-ya hemşerim sen şimdi de elmanın kendisini yiyorsun, yoksa sen beni mi kandırdın da?

-bak kabuk şimdi etkisini göstermeye başladı işte.

bazı şeyler vardır ki izah edilemez

çiftçinin biri meyhanede oturmuş deli gibi içerken arkadaşı gelir ve sorar:

“bu güzel günde niye ayyaşlar gibi içiyosun ki?” der.
çiftçi “bazı şeyler vardır ki açıklanamaz” diye inler. arkadaşı sorar:

“bu kadar kötü olan şey ne?”

“bugün oturmuş bizim ineği sağıyordum. kova tam dolmuştu ki, sol ayağıyla bir tekme attı kova devrildi…”

“tamam da buna bu kadar üzülmeye değer mi?”

“bazı şeyler vardır ki, açıklanamaz!”

“anlat sen… sonra ne oldu?”

“ben de bir ip aldım ve ineğin sol ayağını yandaki direğe bağladım.”
“sonra?”

“tekrar oturup sağmaya devam ettim. kova tam dolmuştu ki, bu defa sağ ayağıyla tekme attı ve kova yine devrildi.”

“yine?”

“bazı şeyler vardır ki, açıklanamaz!”

“peki sonra ne oldu?”

“ben de başka bir ip aldım sağ ayağını yandaki direğe bağladım. tekrar sağmaya başladım.

kova tam dolmuştu ki, aptal inek bu kez de kuyruğuyla bir kova sütü devirdi.”

“hımmm, kötü ya!”

“bazı şeyler var ki açıklanamaz.”
“sonra ne yaptın?”

“ben de başka bir ip aradım ama bulamayınca belimdeki kemeri çıkarıp ineğin arkasına geçtim ve kuyruğunu tavana bağladım.

tam o sırada, kemersiz kalan pantolonum düştü ve ben donla ineğin arkasındayken karım içeri girerek bizi o halde gördü…

“evet, bazı şeyler vardır ki izah edilemez!”

trilink

ingiliz, fransız, alman ve her zamanki gibi bizim temel poker turnuvasına katılmışlar.

kartlar dağıtılmış, ingilizin eline royal flush gelince resti çekmiş..

sırayla alman ve fransız pas demiş. temel ise elindeki beş benzemez kağıda rağmen ingilizin restini görüp restine rest ulan diyerek oyuna girmiş..

ingiliz gülümseyerek elini açmış ve bende flush royal var deyip tüm paraları toplamak için elini uzatınca, temel ingilizin eline vurup dur bir dakika bende trilink var demiş..

ingiliz fransız alman şaşırıp birbirine bakmış.

temel “siz bilmiyormusunuz eğer birisine royal flush gelir ve rest çekerse diğerinde de beş benzemez kart var ise buna trilink denir ve trilink olan el kazanır demiş ve tüm paraları toplamış.

bu yeni kuralı bilmiyoruz dememek için mecbur kabullenmişler..

şans bu ya bu seferde temel’in eline royal flush gelmiş.. temel resti çekmiş ingiliz’in elinde de beş benzemez kağıt.

ingilizde restini görmüş.. temel elini açıp royal flush demiş ingiliz gülümseyerek bende trilink var deyip paralara uzanmış..

temel “s*ktir lan” demiş “bir oyunda en fazla bir kere trilink yapılabilir”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER