Şoför Söyledi

Şoför Söyledi

Şoför Söyledi

Hanim, ters cevaplar vermesine kizdigi için hizmetçi kizi kovmustu.

Kiz esyalarini toplayip çantasina doldurduktan sonra haniminin yanina geldi.
-Allahaismarladik madam. Yalniz, gitmeden evvel size bir sey söylemek istiyorum.
-Söyle bakalim :
-Önce, ben sizden daha güzelim. Bunu bey söyledi.
Sonra, elbiseleriniz de sizden çok bana yakisiyor, bunu da bey söyledi.

Bir sey daha söyliyeyim mi ?

Yatakta da sizden daha becerikliymisim.
-Onu da mi bey söyledi ?
-Hayir madam, onu soför söyledi

BONUS FIKRA

Temel bir toplantıda genç bir kadına iltifatta bulundu:

– Hanımefendu, ne kadar cüzelsunuz da.

Temel ’i aşağılamak isteyen şimarık kız cevap verdi:

– Ben sizin için ayni şeyi söyleyemeyeceğim.

Temel gülümsedi…

– Ozaman sizda benum cibi yapun. Yalan soyleyun da

Sigara Fıkrası

Bir adam çok sigara içiyordu. Sonra bir gün karısını dinledi ve sigarayı bıraktı.

Karısı adama sigara içme her gün bir paket sigara parasını bana ver biriktirelim, dedi.

Adamın aklına yattı bu.

Her gün bir paket sigara parasını kenara koyup biriktirmeye başladı.

Sigarayı bırakınca adam kendini daha dinç hissetmeye başladı.

Bunu da spor salonuna yazılmak izledi.

Adam zamanla kendine bakmaya, fit bir vücuda sahip olup iyi giyinmeye, kişisel bakımına özen göstermeye devam etti.

Bu arada her gün kenara attığı bir paket sigara paraları da her ay cumhuriyet altınına dönüşmeye devam ediyordu.

Adam gün geçtikçe çok şık görünüyor fiziği spor yaptığı için daha genç gösteriyordu kendisini.

Bakan kadınlar dönüp bir daha bakıyordu.

Kusursuzlaşan fiziğiyle kadınları cezbediyordu.

Sonra bir gün bir kadınla tanıştı spor salonunda.

Sigara parasıyla aldığı altınları da alarak o kadınla kaçtı gitti.

Karısı artık günde üç paket sigara içiyor..

Yüzüne Tükür

Yazın karınca gece gündüz, durmaksızın çalışırken; ağustos böceği vur patlasın çal oynasın, şarkılarla, türkülerle, eğlenerek geçirmiş tüm zamanını…

Nihayetinde kış gelmiş…

Karınca sıcacık evinde, kışın yiyeceğini biriktirmiş olmanın gururuyla evinde keyif sürerken; bir gün aniden kapısı çalınmış.

Gelen ağustos böceğiymiş…

– Eee, demiş karınca. Yaz boyunca vur patlasın çal oynasın eğlendin.

Oysa ki ben kışı düşünüp çalışıp çabalayıp, alnımın teriyle yiyeceğimi biriktirdim.

Şimdi sen benden bir parça yemek isteyeceksin öyle mi?

Ağustos böceği:

– Hayır dostum, sen beni tamamen yanlış anladın! demiş.

Şimdi ben yazın saz çalarken, ayıptır söylemesi biraz para yaptım.

Hatta meşhur oldum, şimdi Avrupa turnesine çıkıyorum.

Gelirken bir hediye de sana alayım istedim.

“Özellikle istediğin bir şey var mı?” diye sormaya geldim.

Karınca bir bakmış ki ağustos böceğinin hiç de aç bir hali yok.

Giyimi kuşamı yerinde, kolunda kızlar, az ilerde de kocaman bir limuzin şoförü ile onu bekliyor.

Karınca:

– Yok, dostum ne isteyeyim? demiş. Canının sağlığı…

Yalnız; Fransa’ya uğrayacak olursan, Paris’te La Fontaine diye bir adam varmış.

Yazar… Eğer onu görecek olursan benim için yüzüne bir tükür olur mu?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER