Seni de Sülaleni de

Seni de Sülaleni de

Seni de Sülaleni de

Temel ile fadime evlenmişler ilk gecenin ardından fadime temele dönerek der ki;
-bak temel aksamları eve geldiğinde sacım topuz şeklinde ise anla ki istemiyorum,hafif dağınık ile topuz arasında ise olsada olur olmasada,eger saçım dogınık salkım saçak ise anlaki istiyorum,kesin.
Bunun üstüne temel cevap verir;
-aksam eve geldiğimde 1 duble içersem anlaki yapmayacağım,2-3 duble içtimmi olsada olur olmasada,ama 4-5 duble içtimmi saçın dağınık ta olsa topuz da olsa seni de sulaleni de ***erm.

BONUS FIKRA

Bir Alman, bir Amerikalı ile bizim Karadenizli Temel istanbul’u gezmeye çıkarlar. Alman:

Yahu şu istanbul denilen şehre bakın, sokaklar sokak değil, yolları yol değil, deyince, Amerikalı:

– Tamam, tamam! der. Şu sizin meşhur Almanya’nızı da gördük, siz bizim Amerika’yı görmelisiniz!!

Tüm istanbul görünen bir tepeye geldiklerinde Alman tekrar başlar:

-Şu istanbul’a bir bakın evleri dahi ev değil. Sözü alan Amerikalı:

– Sanki sizin Almanya’nın evleri ev mi?

Bizim Amerika da 100 kat, 200 katlı binalar var…

Sabahtan bu yana hep yerilen Temel’in tepesi atar:

– Atmayın ulan!.. der. Sanki 200 katlı binalarınız çok mu yüksek.

Ben köyde bir ev yapırdım, çatıyı yapan usta on sene önce çatıdan düştü hala yere inmedi..

Zengin Olmanın Sırrı

Bir gazeteci, ülkenin en zenginlerinden, 65 yaşlarında bir işadamıyla röportaj yapmaktadır. Sorar:

– Efendim, bize bugünlere nasıl geldiğinizi, bu serveti nasıl oluşturduğunuzu anlatır mısınız?”

– Zevkle… 1920`lerin sonuydu.

1. Dünya Savaşı`nın etkileri yeni yeni siliniyordu, benimse cebimde birkaç sentten başka bir şey yoktu.

Cebimdeki 5 sentimle, bir elma aldım.

Akşama kadar onu parlatıp, 10 sente sattım. O gece sabahı zor ettim.

Ertesi sabah, 10 sentimle 2 elma aldım ve onları da sattım.

Böyle çalışarak, bir ay sonunda, 10 dolardan fazla para kazanmış oldum.

Sonraki ayın başında, karımın halası öldü ve bize 20 milyon dolar miras bıraktı…

Kendisi İstemiyor

Yaşlı bir adam mağazaya girer, tezgahtara iki adet takım elbise almak istediğini söyler. Tezgahtar;

-Dede, sen zaten 80 yaşındasın, iki takım elbiseye ne gerek var? Bir elbise alırsan sana ömrünün sonuna kadar yeter…

-Birini kendime birinide babama almak istiyorum.

Tezgahtar şaşkınlıkla

-Siz 80 yaşında olduğunuza göre babanız 105 yaşında olmalı…?

-Evet, Dedemin düğününe gideceğizde

-Aa babanız 105 yaşında ise dedeniz 130 yaşındadır o zaman?

-evet

– Dedeniz evlenmekmi istiyor? tekrar

-Yoo aslında kendisi pekte istemiyor ama annesi ve babası ısrar ediyorlar…

Ne Yapsa Yeridir

Bir gün deliler namaza başlamış, doktorlar şaşırmış. Delilerden kurtulmak için fırsat arayan Müdür delileri dışarı çıkarmış:

-“Sizi Hacı yapacağım.” Demiş.

Deliler sevinmiş.

Müdür delilerden binanın etrafında dönmelerini ister.

Hepsi dönmeye başlar. Günlerden bir gün Müdür masasında oturmuş çayını içerken birden içeriye taşlar yağar.

Kafa kırık, göz patlak bir şekilde bağırır :

-“Ne yapıyorsunuz sizzzzz!!!”der ve deliler hep bir ağızdan:

-“Bugün şeytan taşlama günü.”

22 No’lu Karayolu

Amerika’da 22 no’lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş.

Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saatle gittiğini fark etmiş.

bu araba yolu tıkıyormuş. ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün.

Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. ve yanındada çok korkmuş bir köpek var. polisi görünce yaşlı sürücü:
polis bey çok mu hızlı gidiyordum? diye endişe ile sormuş.

Polis demiş ki;
hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! radardan gördüğüm kadarıyla 22 km.hızla gidiyorsunuz.

Yaşlı teyze:
ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak istedim!

Polis:

Teyzeciğim,

O 22 otoyolun numarası. bu yolda min. 50 km hızla gitmelisiniz.

Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş.
Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine yanda oturan, korkmuş köpeğe kaymış. ve sormaya karar vermiş sürücüye.

Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? bu yanında oturan köpeğin nesi var? çok korkmuş gözüküyor, sanki dilini yutmuş gibi!

Kadın şöyle cevap vermiş:

“Valla bende anlamadım, 250 no’lu karayolundan çıktıktan beri böyle..”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER