Seni bekliyordum kocacığım

Seni bekliyordum kocacığım

Seni bekliyordum kocacığım

Kadin kocasini aldatmaktadir ki her zamanki gibi kocasi eve geliverir.
Kadin, sevgilisini aceleyle hemen camın önüne cikarir.
Kocası iceri girer bir bakar karisi cıplak, iki viski kadehi duruyor falan..

Tam “Heeyyt nooluyo” diyecekken kadın:
-“Seni bekliyordum kocacim” diyerek adami yataga atar.
Disarida ise hava soguk, disaridaki adam felaket üsümektedir.
Adam kendi kendine:
-“Yeter ulan bu kadar gircem iste iceri bir yalan uydururum” der ve iceri dalar. Kocası, adamı görünce sasirir,
adam hemen yalan söylemeye baslar:
-“Cok afedersiniz beyefendi, bu uygunsuz halimle evinize girdim ama yukari katta karımla sevisiyorduk, babasi geldi ben de kacmak zorunda kaldim özür dilerim” der.
Kocası da gülerek:
-“Aaa bir zamanlar biz de karimla bu durumlara düsmüstük, sizi anliyorum, ben size giyecek birseyler veririm.” diyerek adami bir guzel giydirir ve yollar.
iyi bir is yapmanin verdigi gururla yatagina,karisinin yanina döner,aradan bir süre gectikten sonra, adam dogrulur, ışığı acar ve kadina bir yumruk patlatir, boğazını sıkar ve:
-“Ulan biz catı katındayiz am.. k..!”

BONUS FIKRA

Genç ve güzel bir kadın, köpeği ile birlikte yolda yürüyormuş. Güzelliği o kadar dikkat çekiciymiş ki; yanından geçenler dönüp, bir daha bakıyormuş. Çevresindeki bakışlara aldırış etmeden yoluna devam eden kadına, iki tane kendini bilmez dayanamayıp, lâf atmaya yeltenmiş.

İki kafadardan biri, kadına doğru dönerek; “o köpeğin yerinde olmak için neler vermezdim be !” diye seslenince, kibarlığından ödün vermeyen genç kadın, naif bir ses tonuyla cevap vermiş;

“Dilerseniz, bu isteğinizi tekrar gözden geçirin. Zira şu an köpeğimi kısırlaştırmak üzere, veterinere götürüyorum.”

Sinek

kadın eve geldiğinde kocasını mutfakta sinek öldürürken görür ve sorar:

-ne yapıyorsun?

-sinek yakalıyorum…

-öldürebildin mi bari?

-evet, 3 erkek ve 2 tane dişi yakaladım!

şaşkınlık içerisinde sordu kadın:

-dişi sinekle erkek sineği nasıl ayırt edebildin?

– 3 tanesi bira şişesinin üstünde, 2 tanesi de telefonun üstündeydi.

Hancı

Zararsız bir deli ile bir general bir handa aynı odada misafir olurlar.

Deli hancıya sabah erken yola çıkması gerektiğini söyler ve sabah ezanında uyandırılmasını rica eder.

Hancı deliyi istediği vakitte uyandırır. Karanlıkta giyinmeye çalışan deli yanlışlıkla generalin elbiselerini giyer ve yola revan olur

Epey yol katettikten sonra ortalık aydınlanınca üzerindekileri fark eder. Şöyle söylenir:

“Vay aptal hancı! Benim yerime generali uyandırmış!”

Çocuk

Büyük şirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar mühendislerinden birinin evine telefon etmesi gerekir.

Adamın evine telefon eder ve karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi “Alo” der.

Patron sorar “Baban evde mi?”

Çocuk fısıldayarak cevap verir “Evet”

Patron sorar “Onunla konuşabilir miyim?”

Çocuk fısıldayarak cevap verir “Hayır”

Patron şaşırarak “Peki annen evde mi?”

Çocuk fısıldayarak “Evet”

Patron , “Peki onunla konuşabilir miyim?”

Çocuk yine fısıldayarak “Hayır”

Patron çocuğun cevapları karşısında şaşırır ve en iyisinin bir büyükle konuşmak olacağını düşünerek sorar,

“Orada başka kimse var mı?”

“Evet” der çocuk fısıldayarak , “Bir polis memuru var”

Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar

“Memur beyle konuşabilir miyim?”

“Hayır” der ufaklık, “Şu anda meşgul”

İyice meraklanan patron: “Neyle meşgul?”

Çocuk fısıldayarak cevaplar: ” Annemle babamla ve itfaiyeci amcalarla konuşuyor”

Meraklanan ve endişelenen patron , telefondan gittikçe artan bir gürültü duyar “Bu ses de ne? Diye sorar.

“Bir helikopter” der çocuk, hala fısıldayarak.

Panikleyen patron: “Neler oluyor orada” diye sorar

Çocuk hala fısıldayarak: “Arama kurtarma timi geldi”

Patron endişeli ve neler olduğunu bilmemenin kızgınlığı içinde: “İyide neyi arıyorlar”

Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir “Beniiiii”:)))

Okul

Sabah anne, oğlunun odasına girdi ve onu uyandırdı.

– Haydi oğlum, uyan artık. Okula geç kalacaksın…

Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle,

– Anne, bugün okula gitmek istemiyorum, dedi.

Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı:

– Okula neden gitmek istemiyormuşsun bakayım? dedi. İki ciddi neden söyle bana…

Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı:

– Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyor bu biiir, tüm öğrenciler de benden nefret ediyorlar bu ikiii… Bu iki ciddi nedenim yeter mi, anne?

Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı;

– Bunlar okula gitmemen için neden olamaz, dedi. Şimdi hemen kalk ve çabuk hazırlan…

Bu kez oğlu annesine:

– Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek iki ciddi neden gösterebilir misin, anne? dedi.

Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oğlunun üstündeki yorganı hızla çekti ve oğlunun istediği iki ciddi nedeni sıraladı:

– Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca bir adamsın, ikinci ciddi neden ise, sen okulun müdürüsün oğlum…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER