Saf Fadime

Saf Fadime

Saf Fadime

Temel fadimeyle evlenmek istemektedir ama fadime bi türlü temele varmaz ama fadime çok safdır.

Birgün temel iki cebinide deler ve fadimeye der;bak fadime ben sni çok mutlu ederim bende iki tane alet var fadime iki cebide yoklar ve tamele kanıp onunla evlenir

.Gerdek gecesi gelir ve fadime halinle tamelde bir alet olduğunu görür ve sorar,temel hani sende ikitane vardı?
temelde muhtarınki bozulmuş birini ona ödünç verdim der gel zaman git zaman temel askere gider geldiğinde ise fadimeye;

fadime seni çok özledim burnumda tüttün der ama fadime derki;ben seni çok özlemedim valla temel.
temel şaşırır niye diye sorar.Fadimede;hani sen senin aletlerden birini muhtara vermiştin ya ben onu kullandım,

haçen anlamadığım bir şey var niye iyisini muhtara verdinde kötüsünü sen aldın demiş

BONUS FIKRA

Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır.

Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel’dir.

Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar. Ortaya bir fikir atılır.

Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak?

Amerikan vatandaşı söz alır:

– Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız.

Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız.
Derken Avrupalı söz alır ve:

– Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız.

Önce yere bir daire çizeriz. Halktan toplanan vergileri havaya atarız.

Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız.

Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya: “Ula uşaklar ne güzel anlattunuz.

Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak.

İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok.

Bizde daha kısa oluyi.

Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk.

Bizde hükümet halktan toplar vergileri.

Atar havaya.

Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar.

Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner.”

Kadın Zekası

Bir kadın ve bir erkek kendi arabalarıyla ilerlerken çarpıştılar.

Her ikisininde arabası adeta pert olmuştur ama neyse ki kendilerinde bir şey yoktur.

Bir şekilde her ikisi de arabalarından dışarı çıkarlar ve kadın adam şöyle der:

“Geçmiş olsun beyefendi. Bakın, her iki araba da neredeyse pert oldu ama bizlerde hiçbir şey yok.

Bu bir mesaj olabilir. Belki de burada tanışıp, birbirimizi sevip ömür boyu mutlu bir hayat yaşamak için bir işarettir bu.”

Kadının söylediklerini duyan adam heyecanlanarak ve biraz da sevinerek:

“Galiba haklısınız hanımefendi der.”

Bunun üzerine kadın:

“Bakın arabam hurdaya dönüştüğü halde içerisinde bir şişe şampanya sağlam duruyor hala.

Bu kesinlikle bir işaret olmalı.

Şampanyayı içip kutlamalıyız bu tesadüfler zincirini.” diyerek devam eder.

Büyük bir memnuniyet ile kadının söylediklerini dinleyen adam kadının teklifini kabul eder.

Şampanyayı açarak yarısına kadar içen adam, geri kalan şampanyayı kadına uzatır.

Kadın şampanyayı alır, mantarını kapatıp adama geri verir.

Kadının yaptıklarına anlam veremeyen adam sorar:

“Eee siz içmeyecek misiniz?”

Bunun üzerine kadın cevap verir:

“Hayır ben polisi bekleyeceğim.”

Karpuz

Büyük bir karpuz tarlası olan çiftçi her akşam tarlasına çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etti.

Bir süre düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi:

“Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!”

Tarlaya koyduğu uyarı levhasından sonra artık karpuzlarının çalınmayacağından emin bir şekilde eve geldi, deliksiz bir uyku çekti.

Ertesi akşam çiftçi karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi.

Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında geziyordu.

Karpuzlarını denetleyerek eksik olmadığını düşünürken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti:

“Şimdi o karpuzlardan iki tane var!”

Çoban ve Zengin Adam

Çobanın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş.

Tam o anda, yanına bir Jeep yanaşmış.

Son derce şık ve pahalı giyimli bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş.

– Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin?

Çoban bir adama birde koyunlarına bakmış,

– Tamam diye cevap vermiş.

Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girmiş, GPS´ini kullanarak yeri taramış,

bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış.

Çobana dönmüş,

– Tam olarak 1586 adet koyunun var demiş. Çoban

– Doğru diye cevap vermiş,

– Koyununu alabilirsin.

Genç adam koyunu almış ve jeep´inin arkasına koymuş.

Bu sefer çoban genç adama dönmüş.

– Eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin?

Diye sormuş. Adam,

– Evet neden olmasın diye yanıtlamış.

– Sen Dünya Bankası´nda Danışmansın demiş çoban.

Adam sormuş,

– Nasıl oldu da bildin?.

Çoban

– Çok basit diye cevap vermiş.

– Buraya çağrılmadan geldin, bu bir..

– İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin.

– Üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER