Polis Köpeği Olsun

Polis Köpeği Olsun

Polis Köpeği Olsun

Adam kırmızı ışıkta dururken karşıda kucağında köpek olan bir çocuğun bir trafik polisinin paçasından çekiştirdiğini görmüş ve olayı izlemeye koyulmuş.
Çocuk çekiştirdikçe polis sinirlenip “git buradan” der gibi bir şeyler yapıyormuş.
Çocuk birazdan tekrar gelip adamın paçasından çekiştirip köpeği işaret ediyormuş ve bu olay bir kaç dakika devam ettikten sonra polis bir ara iyice kızmış ve çocuğu oradan kovmuş.
Olayı izleyen adam oraya doğru gidip polise cıkışmış:
“Ayıp ayıp! Küçücük çocuğa nasıl davranıyorsunuz!!!”
Polis adama dönerek:
-Kardeşim sen cocuğun ne dediğini biliyor musun?
-Yahu kücücük çocuk ne diyecek!?? Herhalde karşıya geçmek isteyecekti…
-Yok yaaa… O çocuk kucağındaki kopeği becermemi istiyor!! Yavrularının Polis Kopeği olmasını istiyormuş!!!

BONUS FIKRA

Fıkra Gibi Olay

Burasi Turkiye; Olayın kahramanları, iki üniversite öğrencisi. Koyu geyik muhabbetinin döndüğü akşamlardan birinde, bu iki kafadar bir iddiaya girer. Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü kendi ağzına tamamen sığdırabileceğini iddia eder. Evet yanlış okumadınız, bildiğiniz 100 mumluk ampulü. Ve sığdırır da.

Ancak bir sorun vardır. Ampulü ağzından geri çıkaramamaktadır. Öbür arkadaşı hayret eder, o da evdeki başka bir ampulü ağzına sokar ve tabi ki o da çıkaramaz. Bu iki kafadar hastanenin yolunu tutmaya karar verir. Ağızlarında ampul olduğu halde bir taksiye atlarlar.

Konuşma zorluğu çekerek güç bela taksiciye dertlerini anlatırlar. Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da “nasıl olur abi ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şöyle, şaka mi yapıyonuz ?” diye söylenmektedir. Neyse akşamın bir yarısında acile gelirler. Taksiciyle ayrılırlar, doktorlar çocukları beklemeleri için bir odaya alır.

Veeee aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür, ağzında ampulle. Amcam çocuklara inanmamış, açık olan bir marketten ampul almış ve denemiştir !!

SAKIN DENEMEYİN….!

Belediye Anonsu

Temel devlet memuru olduğu için görevi gereği karısı Fadime ile Erzurum’da yaşıyorlarmış.

Kar yağışının sürdüğü bir akşamüzeri belediye hoparlöründen bir anons yapılmış;

─ Sayın sokak sakinleri, arabalarınızı lütfen sokağın sol tarafına parkediniz! Sokağın diğer tarafındaki karlar temizlenecektir!

Anonsu duyan Temel, evden çıkmış ve arabasını sokağın sol tarafına park etmiş.

Ertesi akşam, yine belediye hoparlöründen bir anons yapılmış;

─ Sayın sokak sakinleri, arabalarınızı lütfen sokağın sağ tarafına park ediniz! Sokağın boş bırakılan tarafındaki karlar temizlenecektir!..

Temel yine dışarı çıkmış ve arabasını sokağın sağ tarafına park etmiş.

Kar yağmaya devam ediyormuş. Bunun sonucu olarak sokakların her gün temizlenmesi gerekiyormuş. Üçüncü günün akşamı yine bir anons;

─ Sayın sokak sakinleri, arabalarınızı lütfen sokağın …. tarafına park ediniz! Sokağın diğer tarafındaki karlar temizlenecektir!

Ancak, anons yapılırken bir kopukluk olduğu için ne Temel, ne de Fadime arabaların sokağın hangi tarafına park edileceğini anlayamamışlar.

Uzun bir süre sokağın hangi tarafına park edecekleri konusunda tartışmışlar ve bir türlü karara varamamışlar. En sonunda Fadime demiş ki;

– Ula Temel, boşver anonsu. Madem ki hangi tarafa park edileceğini anlamadık, araba bugün de garajda kalsın da!

Bir Öpücük

Genç ve güzel bir kız alışveriş için dükkana girmiş.

Beğendiği kumaşın metresinin kaç TL olduğunu sormuş.

Kızdan hoşlanan yılışık tezgahtar kıza bakmış ve;

─ Merak etmeyin, bir öpücüğe ödeşiriz güzel bayan, demiş.

Bunun üzerine genç kız;

─ Tamam o zaman, on metre hazırlayın lütfen, demiş.

Tezgahtar, genç kızın bu isteğini duyunca büyük bir heyecanla kızın paketini hazırlamaya başlamış.

Kız paketi tezgahtar gençten aldıktan sonra, teşekkür etmiş ve arkasında duran yaşlı kadını işaret ederek;

– Hesabı anneannem ödeyecek, demiş.

İleri Gitmek

Temel nişanlısı Fadime’yi gezdirmek için arabasına bindirir.

Vitese atarken, eli hafif yollu nişanlısının bacağına değer.

Fadime kıpkırmızı kesilir…

Bir süre sonra evlenirler ve balayına çıkarlar.

Bodrum’da otelin önüne gelince Temel kontağı kapatır El frenini çekerken, eli yine Fadime’nin bacağına değer.

Fadime yine kızarır ve Temel’e;

─ Ula artuk evlenduk, daha ileri gidebilursun, der…

Temel arabayı çalıştırır ve Kuşadası’na doğru yola koyulurlar.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER