Otomatik Tampon Çıkarıcı

Otomatik Tampon Çıkarıcı

Otomatik Tampon Çıkarıcı

Adam uçaktadır ve acil olarak tuvalete gitmesi gerekmektedir. Ancak her gidişinde erkekler bölümü doludur. Görevli durumun aciliyetini farkeder ve bayanlar tuvaletini kullanabilecegini ancak oradaki butonların hiç birisini kullanmamasını söyler.
Adam içeri girip oturur ve tuvalet kagıdı rulosunun yanında dört buton oldugunu görür. Butonların üzerinde sırasıyla SS, SH,PP,OTC yazmaktadır;
Meraklanır ve dikkatlice SS’ye basar. Altına Sıcak Su püskürtülmektedir.
”Vay, bu gerçekten çok güzel” der.
Sıradaki SH butonuna basar. BU defa vücut sıcaklıgında hava üflemektedir.
Bayanların tuvalette uzun süre kalmalarını şimdi anladım diye içinden geçirir. Artık butonlara basmakta korkulacak bir şey olmadıgı düşünmektedir ve PP butonuna basar. Pudra püskürtülür. Adam arkasından OTC butonuna basar…
Hastanede gözlerini açtıgında morfinin etkisindedir. Hemşireyi çagırır.
”Son hatırladıgım uçagın bayanlar tuvaletinde şiddetli bir acı hissettigim” der. ve ”Neler oldu?” diye sorar.
Hemşire açıklar;
”Ne yazıkki penisiniz şuan yastıgınızınaltında duruyor.
Otomatik Tampon Çıkarıcı Butonunu kullanmışsınız” der…

BONUS FIKRA

Karadenizli yaşlı teyze, lüks otelin en üst katından iniyordu. Ara katlardan birinde asansör durdu. Kapı açıldı, genç ve güzel bir kız içeri girdi. Onunla Birlikte asansörü yoğun bir parfüm kokusu da doldurdu. Yaşlı teyze, parfüm kokusunu derin derin içine çekince Genç kız mağrur bir eda ile kadına baktı ve;

-” Giorgio beverly hills. Küçücük bir şisesi bile 1000 lira!” dedi.

Biraz sonra asansör gene durdu. Gene çok şık genç bir kadın girdi. O da buram buram parfüm kokuyordu. Yaşlı teyze yine koklamaktan kendini alamadı. Yeni binen genç kadın da yaşlı teyzeye dönerek kibirli bir tavırla;

-” Chanel 5 numara. Mini mini bir şisesi bile 1500 lira!” dedi.

Biraz sonra asansör yaşlı teyzenin ineceği katta durdu. Teyze asansörden çıkmadan büyük bir gürültü çıkartarak yellendi. Sonra da asansörde kalan iki alımlı genç kadına dönerek:

– “Ayşe kadın fasulye, kilosu 4 lira”

Berber

Galatasaraylının biri berberde saçını kestiriyormuş. Berberin durduk yerde “İlk gittiğin maçı anımsıyor musun?” diye soracağı tutmuş:

“Evet, ne olacak?” demiş bizimki sinirli sinirli. Berber;

– Hangi maçtı?

– Bir Fenerbahçe maçıydı.

– Kadıköy’de mi?

– Evet, oradaydı.”

Aradan bir-iki dakika geçmiş. Berber yeniden sormuş:

– Hangi maçtı demiştin?

– Fenerbahçe maçı.

– Nerede nerede?

– Kadıköy dedik ya!

Bir-iki dakika sonra yine aynı hikâye:

– Demek hayatta gittiğin ilk maç bir Galatasaray – Fenerbahçe maçıydı ha?

Bizimki sinirlenerek:

– Evet, be, Fener maçı dedik ya!

Berber bir kaç dakika sonra aynı konuyu bir daha açmaya kalkışınca bizimki isyan etmiş:

-Kardeşim, ilk gittiğim maçın Fener maçı olduğunu elli kere söyledim. Niye yeniden yeniden soruyorsun?

Berber açıklamış:

– Fener deyince saçların diken diken oluyor da, daha rahat kesiyorum.

Eskiden

Yaşlı karı koca yataklarına girmişler. Adam tam uyumak üzereyken, eski günleri özleyen kadın, aniden bastıran bir romantik dalganın tesiriyle kocasıyla sohbet etmek istemiş. Dudaklarındaki hülyalı bir gülümsemeyle kocasına bakan kadın demiş ki:

– Bana kur yapacağın zaman; elimi tutardın.

Adam uykulu bir halde uzattığı eliyle, karısının elini tutmuş. Aradan birkaç dakika geçmiş, kadın konuşmaya devam etmiş:

– Sonra beni öperdin…

Uykusu ile hanımı arasında bocalayan adam, karısının yanağına bir öpücük kondurduktan sonra, başını yastığa koymuş. Adam tam uyuyacakmış ki, karısının seksi sesini duymuş:

– Beni öptükten sonra, boynumdan hafifçe ısırırdın.

Karısının bu sözü üzerine yataktan kalkan adam, terliklerini giymiş, tam gitmek üzereyken karısı sormuş:

– Nereye gidiyorsun?

Adam cevap vermiş:

– Dişlerimi takmaya gidiyorum!..

Emniyet Kemeri

Trafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış. Karşıdan gelen Temel ile Fadime’ yi gören komiser, hemen arabayı durdurmuş. İkisini de emniyet kemeri takmış olarak görünce:

-Beyefendi bugün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 Türk Lirası ödül veriyoruz. Ama merak ettik, bu parayla ne yapacaksınız? Temel sevinçle cevap vermiş.

-Ne mi yapacağum. Hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum demiş. Polis :

-Ne ne ehliyetiniz yok mu, demiş komiser. Fadime olayı toparlamak için:

-Kusura bakmayın memur bey, temel içince ne dediğini bilmez, der. Komiser daha da şaşkınlıkla:

-Ne bir de içkili misiniz, diye bağırır. Arkadan yaşlı adam öne atılır ve :

-Ben demuş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum başumuza bi iş gelir diye. Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdris de koşa koşa gelerek.

– Ne oldi,geçtuk mi sınırı daaa

Kayserili

kayserili, siyah sütyen almak için girmiş musevinin dükkanına…

paranın kokusunu alan musevi, az kaldığını iddia ederek, tanesini 40 avro’dan vermiş.

kayserili, 6 tane alıp, birkaç gün sonra tekrar dönmüş, bu sefer 2 düzine istemiş. bu sefer musevi tanesini 50 avrodan satmış.

aradan 1 ay geçmiş, gittikçe mal bulamayacağını sanan kayserili, geri kalanını 75 avrodan kapatmış.

sonunda musevi merak edip, bu kadar sütyeni ne yaptığını sormuş ona…

kayserili cevap vermiş:
“bunları ikiye kesiyorum, minik takkeler yapıyorum, sonra da bunları musevilere tanesi 100 avrodan satıyorum”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER