Nasıl Oldu

Nasıl Oldu

Nasıl Oldu

Hastane Acil servisine karı koca gelir. İşin ilğinç yanı her ikisindede garip yaralanmalar vardır.
Adamın aleti yarısı kopuk, kadının ise sağ omuzu yanık ve kafası yarılmış vaziyettedir.
Doktor her ikisininde yaralarına bakar ve gerekeni yapar.
Ancak durumu merak eder ve adama;
– ”Beyefendi bu yaralar nasıl oluştu?” diye sorar.
Adam da;
– ”Efendim gece saat 11 filandı işten eve yeni gelmiştim karım bana aç olup olmadığımı sordu.
Bende aç olduğumu söyledim.
Oda mutfağa gidip bana omlet yapmaya başladı.
Bende bu sırada arkasına geçip oynaşmaya başladım.
Karımda bana tavayı verip hemen soyundu ve sakso çekmeye başladı.
Omleti havaya atıp çevirirken iyice kendimden geçtim.
Omleti karımın omuzuna düşürdüm,
o acıyla aletimi ısırdı. bende bırakması için tavayı kafasına yapıştırdım”…

BONUS FIKRA

Temel ve Dursun akıl hastanesinden kaçınca doktorlar bütün gün ikiliyi aramış…

Bakmadık yer bırakmamışlar ama bir türlü bulamamışlar.

Akşam hastaneye dönünce Temel’le Dursun’u yerlerinde bulmuşlar;

– Sabahtan beri sizi arıyoruz, nereye gittiniz?

– Bugün prova yaptuk yarin kaçacağız.

Sinek

Bir Türk, bir Fransız, bir de İngiliz trenle yolculuk yapıyorlarmış.

Trendeki odaları sıcaklayınca Fransız pencereyi açmış ve içeri bir tane sinek girmiş,

Fransız hünerini göstermek için kılıcını çektigiyle sineğe bir tane vurmuş ve sinek ortadan ikiye ayrılmış.

Diğerleri hayretle bakarken, Fransız cebinden karvizit çıkartmış ve İngilizle bizim Türk’e vermiş.

Karvizitte “Fransa’nın en iyi kılıç ustası”yazıyormuş.

Bunu gören İngiliz hemen pencereyi açmış ve içeri bir tane daha sinek girmiş.

Hemen okunu çekmiş bir fırlatmış sinek duvara yapışmış, cebinden karvizitini çıkartmış

“İngiltere’nin en usta okçusu”.

Tabi bizim Türk altta kalır mı.

Hemen pencereyi açmış içeri bir tane daha sinek girmiş bizim Türk cebinden bıçağı çıkarttığı gibi sineğe fırlatmış.

Sinek yere düşmüş ve sinek bir kaç dakika sonra yerden kalkmış ve geri uçmuş.

Bunu gören ingilizle fransız basmış kahkahayı bizim Türk cebinden karvizitleri çıkartmış ve İngilizle Fransıza vermiş.

“Fenni Sünnetçi Remzi” :))

Soba

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır.

Birden yağmur bastırır.

Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar.

Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır.

Bu sırada hepsinin dikkati odada yanmakta olan soba üzerinde toplanır.

Soba yerden 1 metre kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir.

Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.

Kimyacı,

“Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış”.

Fizikçi,

“Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş”.

Jeolog,

“Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış”.

Matematikçi,

“Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış”.

Antropolog,

“Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş”.

Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarıda olmasının nedenini sorarlar.

Adam cevap verir:

– “Boru yetmedi.”

Titanik

günlerden bir gün, dev bir transatlantik inşa edilmiş.

çok büyük ve sağlammış , kesinlikle batmaz denilen birşeymiş.

böyle birsürü yolcudur, çalışanıdır falan bu gemiye binmişler ve o kıta senin bu okyanus benim gezmeye başlamışlar.

ortamlar şahaneymiş. bir gün kaptan tüm yolcuları ve mürettebatı geminin salonuna toplamış.

demiş ki : size bir iyi bir de kötü haberim var.

herkes iyi haber ! diye bağırmış eğlenmeye devam ederken.

peki demiş kaptan ; iyi haber , 14 dalda oscar’a aday olucaz…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER