Komutanim nereye

Komutanim nereye

Komutanim nereye

Temel havaci olarak giderve birgece ruyasinda annesini gorur.
Annesi derki oglum yarin sakin parasütle atlama senin parasüt acilmayacak,sabah olur ucaga binerler atlama sirasi temel e gelir komutan sorar neden atlamiyorsun asker diye temel komutana ruyasini anlatir.

Komutan ozaman gel parasutleri degistirelim der degistirirler ve temal atlar acar parasutunu yavas yavas asagi süzülür bu esnada komutan atlar ve parasütü acilmaz tam temel in yanindan asagi duserken temel sorar komutanim nereye? komutan der anani miikmeye…

BONUS FIKRA

Çobanın birisi, kurtlara karşı kahramanlık gösteren köpeğine bir koyun bağışlamış.

Olacak ya, o günlerde köpek ölmüş, fakat çoban sözünden dönmemiş.

Köpeğe adanan koyun ise habire doğurmuş da doğurmuş, olmuş ayrı bir sürü.

Çoban bunları ne yapacağını bilememiş.

En sonunda mahallin hakimine gitmiş, bu köpeğin mîrasının kime kalacağını sormuş.

O da allem etmiş, kallem etmiş, kitabları karıştırmış; sonra da mîrasın kendisine kalacağını söylemiş.

Büyük bir yükten kurtulan çoban derin bir nefes alıp ferahlamış, “hemen sabahleyin köpeğin koyunlarını sizin eve getireceğim” demiş.

adam tam kapıdan çıkacağı zaman aklına bir şey takılmış,geriye dönerek sormuş:

“Hakim bey, Ben bu sürüyü size getireceğim getirmesine de, aklıma takıldı; sen bizim köpeğin nesi oluyorsun?”

İyi Para

Kilisede dugunun baslamasina cok az zaman var.. damat rahibin yanina yaklasip isildiyor..

“Bakin.. size verecegim $100 karsiliginda evlilik yeminimizde birtakim degisiklikler yapmanizi istiyorum..

hani su bana soracaginiz sonsuza dek seveceginize, koruyacaginiza, sadik kalacaginiza yemin ediyor musunuz?” kismi var ya, onu metinden cikarmanizi istiyorum… ”

Rahip gulumseyerek basini salliyor ve damat rahibin avucuna $100 sıkıştırıp iceri donuyor…

Ve dugun basliyor… herkes yerini aliyor, gelin ve damat rahibin onunde bulusuyor ve yeminler okunmaya baslaniyor….

Sira damadin yeminine gelince damadin gozleri hain hain parliyor.. ve rahip damata soruyor: “……. esinizin daima bir adim gerisinden yuruyeceginize, her emrini ve dilegini yerine getireceginize,her sabah kahvaltisini hazirlayip ayagina kadar gotureceginize,ve ikiniz de yasadiginiz surece baska kadinlara yan gozle bile bakmayacaginiza yemin ediyor musunuz…?”

Tabi damat bu beklenmedik is karsisinda gozleri faltasi gibi aciliyor..saga sola bakiyor.. bi yutkunuyor.. ve kisik bir sesle:

“E..eee..evet efendim”…

Ve toren sona erdikten sonra damat hisimla rahibin karsisina dikiliyor:

“Bir anlasma yaptigimizi saniyordum!!!!”

Rahip gulumseyerek cevapliyor:
“Esiniz daha iyi para verdi…. “

Anons

Temel devlet memuru olduğu için görevi gereği karısı Fadime ile Erzurum’da yaşıyorlarmış.

Kar yağışının sürdüğü bir akşamüzeri belediye hoparlöründen bir anons yapılmış;

─ Sayın sokak sakinleri, arabalarınızı lütfen sokağın sol tarafına parkediniz!

Sokağın diğer tarafındaki karlar temizlenecektir!

Anonsu duyan Temel, evden çıkmış ve arabasını sokağın sol tarafına park etmiş.

Ertesi akşam, yine belediye hoparlöründen bir anons yapılmış;

─ Sayın sokak sakinleri, arabalarınızı lütfen sokağın sağ tarafına park ediniz!

Sokağın boş bırakılan tarafındaki karlar temizlenecektir!..

Temel yine dışarı çıkmış ve arabasını sokağın sağ tarafına park etmiş.

Kar yağmaya devam ediyormuş. Bunun sonucu olarak sokakların her gün temizlenmesi gerekiyormuş.

Üçüncü günün akşamı yine bir anons;

─ Sayın sokak sakinleri, arabalarınızı lütfen sokağın …. tarafına park ediniz!

Sokağın diğer tarafındaki karlar temizlenecektir!

Ancak, anons yapılırken bir kopukluk olduğu için ne Temel, ne de Fadime arabaların sokağın hangi tarafına park edileceğini anlayamamışlar.

Uzun bir süre sokağın hangi tarafına park edecekleri konusunda tartışmışlar ve bir türlü karara varamamışlar.

En sonunda Fadime demiş ki;

– Ula Temel, boşver anonsu.

Madem ki hangi tarafa park edileceğini anlamadık, araba bugün de garajda kalsın da!

Zeytin

Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş…

İki üç sokak ileride oturan yarıbuçuk tanıdığı bir kadın gelmiş.

Kadın:
– Zeytinin iyi mi?

Hoca:
– Tadına bak.

Kadın:
– Ben orucum. …

Hoca:
– Madem oruçlusun zeytini al git parasını sonra ver.

Hocanın birdenbire aklına düşmüş;

Ramazanlık değilmiş çünkü…

Hoca:
– Tuttuğun oruç ne orucu ki?

Kadın:
– Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum.

Hoca tam zeytinleri veriyormuş vazgeçmiş…

Kadın:
– Biraz önce al git dedin nolduda vazgeçtin Hoca?

Hoca:
– Get anam get…

Allah’a olan borcunu üç senede veriyorsan bizim borcu ne zaman getirirsin kimbilir. :))

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER