Kalp Doktoru

Kalp Doktoru

Ünlü bir kalp doktoru vefat eder. Herkes tarafından sevilen ve mesleğinde gayet başarılı olan doktorun cenaze törenine onbinlerce insan katılmış.

Ailesi, meslektaşları ve sevenleri O’na layık bir cenaze töreni olması için ellerinden geleni yapmışlar.

Rahmetli kalp doktoru olduğu için de güllerden koskoca bir kalp yapıp tabunu onun içine yerleştirmişler.

Defin işleminden hemen önce herkes doktorla ilgili anılarını anlatmış.

Cenaze töreninde, O’na karşı son vazifelerini yapmışlar, tabut kapanmış, güllerden kalp şeklinde bir çelengi üzerine koymuşlar ve defnetmişler.

Tüm bu hüzünlü tablo yaşanıyorken kenarda kıkır kıkır gülen adama gülme nedenini sormuşlar.

─ Ben jinekoloğum. Bir an kendi cenaze törenimi düşündüm de!..

BONUS FIKRA

İçlerinden bir tek onu sevmedim

Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;

“Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?”

Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.

Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye başlamışlar.

Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.

Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.

Genç, annesine dönerek; “Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?”

Anne, büyük bir kararlılıkla; “Kızıl saçlı olanla evleneceksin”

Genç çok şaşırmış; “Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet”

“İçlerinden bir tek onu sevmedim”

Sizin Aracınızı Görünce

Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polisi farkedince kaçabileceğini düşünerek basmış gaza. Ancak polisi atlatamayacağını anlayınca, pes edip çekmiş kenara.

Polis arabasından inmiş. Kızgın bir sesle:

– “Bana bak, çok yorgunum, üstelik keyfim de kaçık. Mantıklı bir özür söyle yoksa yaktım çıranı!”

Sürücü:

– “Karım geçen ay bir polisle kaçtı. Aynada sizin aracınızı görünce, kaçtığı polis onu bana geri getiriyor sandım…”

Hiç inanmazlar

Sultan Mahmut, yolda gördüğü bir çocuğa bir altın verdiğinde, çocuk onu almamış. Sultan, büyük bir merakla bunun sebebini sorduğunda, çocuk:

– Sultanım! Annem ve babam bu altını gördüklerinde, “Onu mutlaka çaldın” diyerek bana kızarlar.

Sultan Mahmut:

– O zaman kolayı var, diye yol göstermiş. “Bunu bana padişah verdi.” dersin.

Çocuk:

– Hele o zaman hiç inanmazlar, diye atılmış.

“Eğer padişah verseydi, bu kadar az vermezdi.” derler.

Sultan Mahmut, çocuğun bu inanılmaz zekasını bir kese altınla ödüllendirir.

Daha büyük bir sorun

Adam iş dönüşü karısı ile sohbete başlamış.

– Karıcığım, görüyorum ki benim bir fotoğrafımı sürekli olarak çantanda taşıyorsun. Niçin?

– Ne zaman bir sorunla karşılaşırsam, karşılaşayım, ne kadar büyük olursa olsun, senin fotoğrafını çantamdan çıkarıp baktığımda sorun ortadan kalkıyor.

Adam gülümseyerek; “Bak, ne kadar iyi birisi olduğumu görüyor musun?”

– Evet. Ne zaman çantamdan fotoğrafını çıkarıp bakarsam, kendi kendime; “Bundan daha büyük bir sorun olabilir mi?” diye soruyorum.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER