Hayır Dedi

Hayır Dedi

Hayır Dedi

Genelev işleten bir italyan, Milano’da sahibi bulunduğu genelevde oldukça iddialı bir işletmecilik örneği yapmak istemiş.
Bütün kadınları toplamış ve demiş ki;
– ”bu evde müşterilerimizin bütün isteklerine evet demek zorundayız. Aksi taktirde rekabet şansımız yoktur” demiş.
Bu durumu zor da olsa içine sindirmek zorunda bulunan zavallı
kadınlar;
– ”peki” deyip işlerinin başına geçmişler.
Evin sahibi işadamı da girişteki panoya yazmış;
– ”bu evde kadınlarımıza hayır dedirtemezsiniz. Bütün istekleriniz yerine gelecektir.

Aksini ıspatlayana en iyi restoranda yemek ve 1 milyon dolar para teklif ediyoruz” diye yazar..
Bunu duyan müşteriler akın eder. her türlü teklifle karşılaşan
kadınlar seve seve (SS) bütün talepleri karşılarlar.
İngilizi gelir eline, Almanı gelir kulaklarına, amerikalısı gelir
tersine derken her türlü teklifi karşılar zavallı kadınlar.
Nevar ki Temel uzakta değildir. Milano’ya gelir de geneleve gitmeden dönülür mü?..

Temel esasen kapıdaki yazıdan hiç bir şey anlamadan içeri dalar.

Ancak işe başlamadan önce temel kadına bir şeyler fısıldar.
Kadın sert bir şekilde;
– ”hayır” der.
Bunu duyan temel boynunu büker;
– ”peki” der.
Tabii ki para ödülü kendisini pek memnun etmiştir.

Ancak genelev patronu ile akşam yemeğe gidince adam sorar;
– ”Temel, sen bu kadına ne dedin de sana hayır dedi?”…
Temel;
– ”valla abi ben bir şey demedim. Ben sadece işin
başında kadına sordum Türk parasıyla ödeyebilirmiyim diye
o da hayır dedi”…

BONUS FIKRA

Adı Türkiye olmayan bir ülkenin meclis Genel Kurul Salonu’nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş.

Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş, fiyat istemiş…

Birinci marangoz:

“500 TL olur bu iş.” demiş… “200 TL malzeme, 200 TL işçilik, 100 TL da kâr…”

Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:

“Siz aynı işi kaça yaparsınız?”

“2500 TL…”

“Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?”

“1000 TL bana, 1000 TL size…” demiş ikinci marangoz,

“500 TL’de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar…” 

Sonuç: İhaleyi İkinci Margoz Alır İşi Birinci Marangoz Yapar.

Cebinde para oldu mu insan

Nasrettin Hocayı bir köye vaaz ve nasihat vermesi için davet ederler.

Kararlaştırılan gün köye gelen Hoca;

─ Bir kese altın verirseniz konuşurum, yoksa döner giderim” der.

Çaresiz herkesten para toplayarak bir kese altını verirler.

Harika bir konuşma yapan Hoca, cuma namazından çıkınca, aldığı bir kese altını iade eder.

“Madem geri verecektin niye istedin” diye sorulunca;

─ ‘Para ödediğiniz için, dikkatle dinlediniz; birincisi bu…

İkincisi de, cebinde para oldu mu insan, bir başka konuşuyor, cevabını vererek harika iki ders verir.

Battaniye

Soğuk ve karlı bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri arabalarını terketmek zorunda kalırlar ve uzun bir yürüyüşten sonra üşümüş ve ıslanmış durumdayken bir kulube bulurlar. Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürü battaniye bulunmaktadır.

Geceyi geçirmeye hazırlanırlar ve işadamı bir centilmen olarak, yatağı sekreterine verir ve;

-Ben yerde uyku tulumunda uyurum, der.

Sekreter yatağa yatar, adam uyku tulumunun içine girerek fermuarı çeker.

Bir süre sonra tam uyumak üzereyken, sekreterinin sesini duyar

-Efendim, ben çok üşüyorum.

Adam fermuarı açar, uyku tulumundan çıkar, bir battaniye alıp kadının üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar :

-Efendim, ben hala çok üşüyorum.

Adam yine fermuarı indirir, tulumdan çıkar, bir battaniye daha alıp kadının üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuarı çeker.

Tam uykuya dalacağı sırada yine duyar :

-Ben yine çoooook üşüyorum.

Adam yattığı yerden :

-Bir fikrim var, der.

Burası ıssız bir yer.

Neler olduğunu kimse göremez, istersen evliymişiz gibi davranabiliriz.

Genç kadın kıkırdar :

-Tamam, bana göre hava hoş.

Adam yattığı yerden avazı çıktığı kadar bağırır :

-Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER