Gogo seni sevecek

Gogo seni sevecek

Padişah, bir gün yarışma düzenlemiş. Yarışmayı kazanan, kızıyla evlenecekmiş. Derken japonya’dan gogo adlı bir kişi gelmiş. Bütün rakiplerini yenerek kızla evlenmeye hak kazanmış. Fakat kız gogo’yu beğenmeyerek babasına durumu anlatmış. Babası da bildiğin gibi davran kızım demiş. Kız gogo’yla evlenmemek için gogo’dan çok zor şeyler yapmasını istemiş. İlk önce bir hafta içinde bir saray yapmasını istemiş. O da;
– ”gogo seni sevecek sarayı dikecek” demiş ve sarayı dikmiş.
Ondan sonra kız fırat nehrinin sarayın önünden geçmesini istemiş.
O da;
– ”gogo seni sevecek fırat geçecek” demiş ve bunu gerçekleştirmiş. Bu defa kız daha zor bir şey istemiş.
kız;
– ”Benimle evlenecek kişinin en az 1 metre şeyi olacak” demiş.
O da;
– ”gogo seni sevecek yarısını kesecek” demiş….

BONUS FIKRA

Acemi Berber

Adamın biri, bir gün berbere gitmiş.

Aceminin de acemisiymiş berber. Usturası da kör mü kör. Yüzünü adeta kazımış, kesmiş yer yer, kanatmış. Canı yanmış adamın. Berber oralı bile değil. Adam başlamış soğuk soğuk terlemeye. Tam bu sırada bir böğürtü gelmiş yandaki dükkandan;

“Ne oluyor yanda yahu?” diye merakla sormuş.

Berber;

“Bir şey yok, komşu nalbanttır da. Bir deli öküzü nallıyordur herhalde”, demiş.

“Yaaa!” diye cevap vermiş adam.

“Ben de orada birini traş ediyorlar sanmıştım!”

Tilki ve Kurt

tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür. açtır ama şüphelenir kontrol etmeye başlar ve görür ki bu bir tuzak. geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi. tilkiye sorar:

-ne yapıyorsun dostum?

-hiç yatıyorum

-burada bir but var

-evet var

-neden yemedin?

tilki sakince cevap verir:

-bu gün orucum

kurt kendinden emin:

-ben yiyeyim o zaman

tilki:

-buyur afiyet olsun

kurt buta uzanır uzanmaz bir patlama, ortalık toz duman, kurt yaralı, hareketsiz, 10 metre uzakta, perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye başlar.

bunu gören kurt:

-lan şerefsiz hanı oruçtun?

tilki pişkin pişkin:

-biraz önce top patladı duymadın mı?

Uçak Düşerse

Bir uçakta pilot aniden hostesleri çağırmış:

“Uçak düşmek üzere. Tüm yolculara atlamalarını söyleyin. Şu anda deniz üzerindeyiz ve denize çok yakın uçuyorum, atlarlarsa kurtulma şansları var, ama atlamazlarsa herkes ölecek!”

Böyle bir şeyi insanlara yaptırmak çok zor. Hosteslerden en akıllısı düşünmüş taşınmış, herkese uygun bir dille anlatılırsa uçaktan atlamalarını sağlayabileceklerine karar vermiş. İlk olarak Amerikalı kafilenin yanına gitmiş ve “Sayın yolcularımız, üzerinde bulunduğumuz alan Japonlar’ın araştırma laboratuarlarıyla kaplı. Eğer oraya ulaşırsanız tüm Japon teknolojisi sırlarını kaparsınız!”. Bunun üzerine bütün Amerikalılar koşarak çıkışa gitmişler ve atlamışlar.

Hostes bu sefer İngilizlere yönelmiş. “Sayın yolcularımız, şu anda dünyanın en geniş ve verimli sömürgeleri üzerindeyiz. Hemen el koyarsanız sonsuza dek sizin olurlar!” demiş. Tüm İngilizler hevesle atlamışlar.

Sıra Fransızlar’a gelmiş. “Bayanlar baylar, affedersiniz rahatsız ediyorum. Rica etsem uçaktan atlar mısınız? Şimdiden teşekkür ederim” demiş. Fransızlar “tabii, mersi!” diyerek sırayla atlamışlar.

Hostes, sıra Almanlara geldiğinde “Atlayın aşağı çabuk!” diye bağırmış. Alman kafile “Heil!” diyerek atlamış.

Sonunda sıra Türklere gelmiş. Hostes yandan yandan gülümseyerek ve koltuğa hafif dayanarak şöyle demiş: Siz var ya… Buradan hayatta atlayamazsınız.

Geçmiş

– iyi ki düğünümüzü belçika’da yapalım demişsin goncagül

– güzel oldu, değil mi muhittin?

– evet canım, herkes dışarda evleniyor, bizim neyimiz eksik?

– beni kırmadığın için teşekkür ederim.

– sen istersin de ben yapmam mı bitanem?
– muhittin, sana geçmişimle ilgili bir şey anlatmak istiyorum.

– önce duvağını çözseydik goncagülüm.

– çözeriz, dur bi… çok önemli bu.

– e, ama sırası mı şimdi? neyse, anlat bari.

– ben küçükken tec*vüze uğradım.

– çok üzüldüm bebeğim. ama şu an kendini iyi hissediyorsan önemli değil.
– şimdi iyiyim de bunları bilmen lazım.

– yakınlarından biri tarafından mı?…

– yok, bi bakkal vardı bizim mahallede…

– bakkal mı?

– evet. elma şekeri satıyordu, güzel çikolatalar filan.

– eee?

– işte, bi gün bana, tarık depoya gelsene dedi.

– tarık kim?

– anlatacağım bi tanem, sakin ol bi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER