Fadime senin yanına gelsin

Fadime senin yanına gelsin

Fadime senin yanına gelsin

Çiftçilik yapan Temel ile Fadime yeni evlenmişler. Tabi gündüzleri temel tarlada çalışıyormuş. Evleri bir tepenin üstünde çalıştığı tarla da tepeden aşağıda düzlükteymiş. Tarlada çalışırken Temel’in canı Fadimeyi çekiyor ve eve koşmaya başlıyor.

Ama eve girene kadar derman kalmadığından çok zorluk çekiyormuş.
Bir gün şehre kasabaya inmiş.

Tanıdık bir doktor bunu görünce;
– ”Hayrola Bu ne surat” diye sormuş.

Temel de durumu olduğu gibi doktara aktarmış.
Doktorda;
– ”Bunda üzülecek ne var.

Niye sen kendini yoruyorsun.

Av silahını tarlaya giderken yanına al.

Fadimeyi canın çekince 1 el ateş et.

Fadime senin yanına gelsin.

Sende işini rahat görür mutlu olursun” diye nasihat etmiş.
Bu uygulama Temel’in çok hoşuna gitmiş.

Başlamış bu taktiği uygulamaya.
İşler çok iyi.

Aradan bir zaman sonra Temel yine şehre alışverişe iniyor.

Aynı doktor bunu görünce soruyor;
– ”Nasıl taktik işe yaradımı?”.
Temel;
– ”Sorma doktor, baştan çok iyi idi.

Fakat av mevsimi başladığından buyana Fadime’yi bulamıyorum” der.

BONUS FIKRA

Birgün Temel arkadaşına hakaret ettiği için yargılanıyormuş, ardından kendini savunmaya başlamış:

“Hayır hakim bey, ben kendusuna sadece heyvan dedum!”

Hakim bey, “İyi de hayvan demek hareket değil mi?” demiş

Temel ise, “Yanlış anlaşiliyi hakim bey.. Kurnaz olursa insan tilkudur.

Eğer kurnazluktan rahat durmayup ileri geri giderse kurttur.

Yürekli ve cesur olursa aslan, yerinde durursa kuzi, korkarsa tavşan, sesi güzel olursa bülbül, inatçı olursa eşek, gözleri mercan gibi olursa hamsi olur..

Kısacası hakim bey, insan hiçbir zaman heyvanlıktan kurtulamaz.”

Hocam

bir adam bir gün bir petshopa giriyo kendisine en yakın duran papağanı gösterek

-pardon bunun fiyatı nedir diyor
-10000$ efendim

-neden bu kadar pahalı peki
-efendim o 300 tane kelime biliyor

biraz uzaktaki papağanı işaret ederek

-peki bunun fiyatı nedir
-20000$ efendim

-peki bu neden pahalı
-o aynı kelimeleri hem ingilizce hem türkçe söylüyor

onun yanındaki papağanı göstererek

-bunun fiyatı nedir
-30000$ efendim buda kelimeleri her dilde söylüyor

adam biraz daha bakındıktan sonra dükkanın yüksek bir yerinde asılı olan papağanı görüyor ve soruyor

-bunun fiyatı nedir
-100000$ efendim
-bunun özelliği nedir
-valla bu pek konuşmuyo ama ordaki 3 papağan buna “hocam” diyorlar

Bulaşmayın

Bir ilkokulda öğretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yazmalarını istemiş, ertesi gün sınıfta okuyacaklarını söylemiş.

Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya başlamış. İlk sırada küçük Ecrin varmış. Başlamış anlatmaya:

Bizim çiftliğimiz var. Bir gün babamla yumurtaları topladık, bir sepete koyduk.

Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtaların hepsi kırıldı.

” Öğretmen – Güzeel. Peki bu hikayeden alınacak ders nedir?

– Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.

– Aferim çok güzel. Nisa sıra sende.

Küçük Nisa tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:

– Bizim de bir çiftliğimiz var.

Babam yumurtalardan civciv çıkması için onları kuluçka makinesine koyar, geçen hafta 12 yumurta koydu.

12 civcivi olacağını sanıyordu, ama sadece 8’inden civciv çıktı.

– Eveeet. Peki burdan alınacak ders nedir?

– Tavuktan çıkmamış yumurtaları sayma

– Aferim bu da çok güzel. Hüseyin, sıra sende

Küçük Hüseyin tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:

– Şevket amcam askerdeyken helikopterle göreve gidiyorlarmış ve helikopter vurulmuş.

Amcam helikopter düşmeden elinde bir makinalı tüfek, bir kasatura ve bir şişe bira ile atlamayı başarmış.

Paraşütüyle yere inerken yolda birayı içip bitirmiş.

İnince mermisi bitene kadar makinalı tüfeğiyle 70 kişiyi haklamış.

Sonra kasatura kırılana dek onunla 20 kişiyi halletmiş.

Sonra da son 10 kişiyi de silahsız bitirmiş.

– Böyle korkunç bir hikayeden alınacak ne ders olabilir?

– İçerken Şevket Amcama bulaşmayın…

İşimizi Dikkatli Yapmazsak

Tıp fakültesinde ilk kez kadavra başına toplanan öğrenciler baya bi merak ve ilgiyle kadavrayı incelemektedirler…

Profesör dersine başlar .

Ve tıpta iki şey doktorlar için çok önemlidir der.

İlki insan vücuduyla ilgili hiçbir şey sizin için iğrenç olmamalıdır…

Örneğin ;der hemen ardından parmağını cesetin kıçına sokar ve çıkartıp kendi ağzına götürür.

Hadi bakalım sizlerde aynı şeyi yapınız..!

Öğrenciler şok içinde hepsi duraksar ama bakarlarki Prof çok ciddi …

İstemeye istemeye hepsi sırayla kadavranın kıçını parmaklayıp sonrada emerler .

Öğrencilerin hepsi bu işin tadına bakıp berbat bi hale gelmişken Prof konuşmaya devam eder.

Bir tıp doktoru için en önemli ikinci şey gözlemdir der,ve devam eder “ben kadavranın kıçına orta parmağımı soktum ve ağzıma işaret parmağımı götürdüm”

Ve siz şimdi dikkat etmenin ne kadar önemli olduğunu öğrenmiş bulunuyorsunuz..

Sonuç olarak Neymiş arkadaşlar ?

İşimizi dikkatli yapmazsak b*ku yeriz .

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER