Bütün koyunları alacam

Bütün koyunları alacam

Bütün koyunları alacam

Bir gün adam oğluna sormuş oğlum demiş, dünyada en tatlı şey nedir?
– Çocuk da hemen saymaya başlamış; şeker, bal, reçel…
– Babası demiş onlar değil oğlum ”dünyada en tatlı şey a .mdır” demiş.
– Çocuk hemen sormuş ”a .m” nedir baba!!
– Adam kara kara düşünmeye başlamış nasıl öğretecek diye.
– Evden çıkıp kahveye gitmiş.
Kahvede çok samimi bir arkadaşına rastlamış ve durumu adama anlatmış.
-Sen merak etme demiş adam ben hallederim, çocuğu benim yukarıdaki mandrama gönder ve gerisini merak etme demiş.
Adam da tamam deyip çocuğu arkadaşının mandrasına gönderir:
Çocuk babasının arkadaşının yanına gider kim oldugunu söyler,
– Adam da bunun üzerine babasının çocuğa sorduğu soruyu tekrar sorar;
– Çocuk yine aynı cevabı verir şeker, bal ve reçel…
– Adam hemen onlar değil der, en tatlı şey ”a m”dır deyip çocuğa bir koyun verir ve köye inmesini ister.
– İndiği zamanda bir am’a bir koyun diye bağırmasını ister.
– Çocuk hemen koyunu alıp köye iner ve bir a m’a bir koyun diy bağırmaya başlar.
– Bunu duyan yaşlı bir kadın hemen çocuğu evine çağırıp içeri alır ve çocukla yatak odasına gidip soyunup yataga uzanır.
– Kadın çocuğun kendisini si kmesini beklerken, çocuk çantasından çıkardığı ekmeği kadına sürüp yer ve ordan ayrılıp tekrardan çobanın yanına gider.
– Adam nasıldı? diye sorar; çocuksa ekşiydi der.
– Adam hemen nerden anladığını sorar; çocukda ekmeği çıkartıp sürtüp yediğini söyler.
– Adam o iş öyle olmaz der ve çocuğa nasıl yapacağını anlatır.
– Ardından tekrardan çocuğa bir koyun vererek köye yollar.
– Çocuk tekrardan bir a m’a bir koyun diye bağırmaya başlar.
– Yine yaşlı kadın çocuğu duyar ve dünyalar güzeli kızına onu içeri almasını ve korkmamasını söyler, ve ekler sana birşey yapmaycak ekmeği sürtüp yeyip gidecek der
– Kadının kızı da bunun üzerine tamam deyip çocuğu içeri alır.
– Yatak odasına çıkar, ekmeği çıkarıp sürtmesini beklerken çocuk kızı si kip koşarak ordan ayrılır.
– Çoban çocuğun uzaktan koşarak geldiğini görür yaklaşınca da hemen sorar nasıldı? oğlum der:
– Çocuk hemen cevap verir; si ktirme oğlunu çekil önümden lan ibne tüm koyunları götürecem…

BONUS FIKRA

Hoca’nın iki yüz akçe parası kaybolmuş. Bulunması için dua etmeye başlamış.

O sırada Akşehir’in zenginlerinden birinin bindiği gemi yolda fırtınaya tutulmuş.

“Eğer sağ salim memleketime varırsam Hoca’ya iki yüz akçe vereceğim”diye adakta bulunmuş.

Adam kurtulup gelmiş, Hoca’yı bulup parayı vermiş.

Hoca bir süre düşündükten sonra:

“Allah’ım bu ne dolambaçlı yol! Bu parayı ben nerede yitirdim, Sen bana nerede buldurdun ! …

İşine gerçekten de akıl sır ermiyor”demiş.

Ayna

Tarihte ilk kez Erzurum’a ayna gitmiş.

Adamın biri aynayı görüp eline almış.

Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini.

Adam:

– Ey gidi gardaşımm.. Seni bir daha görmek nasipte varmış!

Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine.

Karısı bakmış adam bir şeye sarılıp uyuyor.

Aynaya bakmış bir kadın!

-Allah belaağı vireee, bu garı da kim?Bi boka da benzese!!! diyerek feryat figan evden çıkmış, muhtara gitmiş.

Kadın:

– Mığdar, benim herif beni bu çirkin garıyla aldatii.

Muhtar aynaya bakmış. Sonra düşünceli düşünceli:

– Yav bu garıdan çok gavata benziir!

Temel Askerde

Savaş esnasında ordu büyük kayıplar vermektedir.

Ordu Generali bu gidişata dur demenin yollarını ararken birden aklına zekice bir fikir gelir.

Hemen taburu geniş bir arazide toplar ve bu günden sonra düşman tarafından bir kelle getirene on dolar vereceğini taahhüt eder ve taburu düşman cephesine gönderir.

Ertesi gün tabur şahlanır ve herkes 2,3 kelle getirip ordu komutanından parasını tahsil eder.

Savaşın üçüncü günü ordu generali Temel ‘in olmadığını fark eder.

Tabura haber gönderir ve tüm ölülerle yaralıların arasında Temel ‘i araştırır.

Yapılan aramalarda Temelden hiç iz yoktur.

Temelsiz geçen 5 günden sonra nöbetçilerden biri tabura doğru bir toz bulutunun yaklaştığını haber verir.

Dürbünü eline alan general yaklaşan toz bulutunun bir kamyon olduğunu görür.

Gözlerine inanamaz kamyonun kasası düşman kelleleriyle doludur ve direksiyondaki kişi de Temelden başkası değildir.

Sevinçle temeli karşılayan general ordusuna dönerek asker dediğin böyle olmalı der ve temeli odasına çağırır.

Odaya giden temele ordu komutanı:

-Bak evladım devletimiz savaş halinde ve ekonomimiz bozuk.

Ben sana düşman kellesi başına on dolar sözü verdim lakin bu kadar kelleye ödeyecek bütçemiz yok.

Gel seninle bir anlaşma yapalım kelle başına 6 Dolar verelim.

Generalin teklifine şiddetle karşı çıkan Temel parasını tam olarak ister

.Bir türlü Temeli ikna edemeyen general kızgın bir ifadeyle 6 doları niye kabul etmediğini sorar.

Temelin cevabı enteresandır :

-Komutanım valla billa 7 Dolardan ben aldım o kelleleri

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER