Bunun scani nerede

Bunun scani nerede

Bunun scani nerede

Temel’ in karisi hasta, teshis koyamiyorlar, tomografi cekilmesine karar veriliyor,

karisi scanning odasina aliniyor, Temel’ e “Sen kapida bekle!” diyorlar.

Hasta boylu boyunca cihazin altina uzatiliyor, her sey hazir, fakat,

cekimi yapacak asistan bir turlu scan aletini bulamiyor ve ofke ile bagiriyor,

“Bunun scani nerede?” Temel paldir kuldur odaya daliyor, “Burdayim doktor bey!”

BONUS FIKRA

Temel akciğer kanseri olmuş. doktorlar iki aydan daha fazla yaşaman mucize olur demişler ve ümitsiz olduğu için tedaviye de son vermişler.

Öleceğini anlayan Temel , bütün eşiyle dostuyla helalleşmeye karar vermiş.

Fakat bizim Temel gördüğü herkese kendisinin aıds hastalığına yakalandığını ve iki ay içinde öleceğini anlatıyor ve haklarını helal etmerini istiyormuş.

tabii bunu duyanlar Temel’e helallik veriyorlarmış ama bir yandan da elini bile son bir defa sıkıp, kucaklaşmaktan kaçınıyorlarmış.

Temel’in en iyi arkadaşı Dursun Temel’in bu yaptığını duyunca sormuş:

– yav Temel, anladık sen kanser oldun ölecen, neden millete aıds oldum diyon, bak herkesi bir korku sardı, demiş.

Temel;

– yav Tursun, öyle de ölecez böyle de ölecez, bari karıyı sağlama alalım

Kadın

bir adamla bir kadın ayrı ayrı kendi arabalarında giderlerken çarpışırlar.

ikisinin de arabası pert olur ama şans eseri ikisi de hiç yara bere almadan kurtulur.

arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakar:

“çok tuhaf! sen erkeksin ben de kadın.

arabalarımız mahvoldu fakat ikimize de hiçbir şey olmadı.

bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir, ne dersin?” der.

müthiş heyecanlanan adam: “evet, sanırım haklısın” diye cevap verir şaşkınlıkla ve sevinçle.

“arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam, bak. bu kesin bir işaret. şarabı içip şansımızı kutlamalıyız”

diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir.

kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. bunun üstüne adam sorar:

“sen içmeyecek misin?”

kadın cevap verir: “hayır, ben polisi bekleyeceğim!”

Ördek

üç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda hayatlarını kaybedip cennete giderler.

cennetin kapısında onları karşılayan melek;

“bizim burada uymanız gereken tek kural var..

o da ördeklere dikkat edin sakın üstlerine basmayın” der.

sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler.

gerçekten de etrafta ördek doludur.

üstlerine basmamak adeta imkansızdır.

dikkat etmesine rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar.

hemen cebrail belirir.yanında son derece çirkin bir adam vardır.

kadını kolundan adama kelepçeler ve “ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama kelepçeli olarak yaşayacaksın” der.

ikinci gün kadınlardan biri yine kazayla bir ördeğin üstüne basar ve cebrail anından yanında çok çirkin bir adamla gelip onları kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler.

üçüncü kadının gözü bu olaylardan çok korkar.

diğerlerinin akıbetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yaşamamak için her attığı adıma acayip dikkat etmeye başlar.

aradan aylar geçer ve hiçbir ördeğin üstüne basmaz.

derken bir gün cebrail belirir. bu kez yanında boylu poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir adam vardır.

cebrail hiçbir şey söylemeden yakışıklı adamla kadını kelepçeler ve yine birşey söylemeden çeker gider.

kadın artık mutluluktan uçmaktadır. o güne kadar gördüğü en yakışıklı adamla kelepçelenmiştir.

adama döner ve “ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi güzel bir adamla birlikte olmayı hak ettim” der.

adam suratı asık bir şekilde cevap verir. “vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER