Bunak sevgilim

Bunak sevgilim

Bunak sevgilim

Üç yaşlı dost, gazinoda eski günleri anarak söyleşiyorlarmış. İçlerinden biri söylenmiş:

– Uzağı göremiyorum artık, dans eden şu güzelleri seçemiyorum!..

İkincisi efkârlanmış:

– Ben de müziği duyamıyorum, oysa ne çok severdim!..

En yaşlıları dert yanmış:

– Bir de bana sorun yaşlılığı. Geçenlerde yirmi yaşındaki metresimi sevip okşadıktan sonra, yatağa götürmeye çalıştım. Ne dese beğenirsiniz? “Daha yarım saat önce sevişmedik mi, bunak sevgilim!” dedi.

BONUS FIKRA

PARMAK HESABI

Fransa hükümet ricalinden bir kadın Napolyon’un bir savaşta eleştiriye kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:

– Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:

– Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

ÇOK DEĞİL Mİ?

Bir derviş tespih çekerken; yanından, eteklerinde elma taşıyan bir genç kızın geçtiğini görür ve sorar ona:

– Nereye gidiyorsun öyle?

Kız cevap verir dervişe;

– Karşı tarlada çalışan sevdiceğime elma götürüyorum…

Derviş de ona;

– Kaç tane elma var burada? Çok değil mi?

Deyince, genç kız şu manidar cevabı verir:

– İnsan sevdiğine verdiğini hiç sayar mı?

Derviş, usulca elindeki tespihin ipini koparır ve yere bırakır.

Spagetti

Özel muyenehanesinde hizmet veren evli bir doktor, hemşiresi ile yakınlaşmaya başlar.

Bu yakınlaşma giderek arkadaşlığa, sevgililiğe sonrasında da kaçamak buluşmalara dönüşür.

Bir müddet sonra hemşire doktora hamile olduğunu söyler.

Doktor bu olayı karısından gizlemek istediğinden; hemşireye bir miktar para verir ve İtalya’ya gidip, çocuk doğana kadar orada kalmasını ister.

Hemşire sorar:

– Bebeğimiz doğduğunda haber vermemi ister misin?

Doktor:

– Bebek doğunca bana hemen bir kart gönder.

Arkasına “spagetti” diye yaz.

Bu bizim şifremiz olsun.

Hemşire parayı alıp uçağa biner ve İtalya’nın yolunu tutar…

Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı telefon eder.

“Hayatım bu gün postadan senin adına İtalya’dan gönderilmiş ilginç bir kart geldi.

Fakat ben pek anlam veremedim.” der.

Doktor hemen kartın doğum haberi anlamına geldiğini anlayıp; “Eve gelince bakarım hayatım, şimdi hastam bekliyor.” deyip telefonu kapatır.

Akşam da neşe içinde evin yolunu tutar.

Doktor eve geldiğinde karısı ona kartı verir.

Kartı okuyan doktor, ani bir kalp kriziyle olduğu yere yığılır.

Acil yardım ekibinin gelip, ilk müdehaleyi yapar.

Doktor durumu biraz düzelmiş halde, ambulansla hastaneye götürülürken; elinde bir kartı sıkı sıkıya tuttuğu farkedilir.

Acil yardım personeli doktorun elindeki kartı güçlükle alır ve ister istemez okur:

“Spagetti! Spagetti! Spagetti! Spagetti! İki sosisli, iki sade!…”

Zamane Çocukları

Küçük afacan elinde bir kutu şekerle parka gitmiş, bir banka oturmuş, etrafa bakınırken şekerleri ardarda ağzına atıyormuş..

yanındaki bankta oturan yaşlı adam çocuğa bakmış bakmış ve…

“evladım..”demiş..

“şeker güzeldir ama çok yemek zararlıdır…

hem dişlerin çürür, hem yüzünde sivilce çıkar, hem de şişmanlarsın…”

Çocuk bunun üzerine adama dönmüş:

“Benim dedem 107 yaşina kadar yaşadı…”

Adam “Yaa..” demiş…

“Yani deden de mi çok seker yerdi?”

” Hayır, herşeye burnunu sokmazdı.!

Yardımsever

Şehrin hayır sever vakıflarından birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler.

Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu:

“-Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız.

O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?”

Avukat bir süre düşündü, sonra:

“-Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi?”

Görevli utandı:

“-Şey, hayır.”

“-Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum olduğunu?”

Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş bir halde özür dilemeye çalışırken avukat onun sözünü kesti:

“-Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?”

Görevli yerin dibine geçmişti, sadece,

“-Hayır, hiç bir bilgim yoktu …” diye mırıldanabildi.

Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti:

“-Pekala, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?”

Toyota Kriko :)

Japon”un biri Rize”de bir kahveye girmiş ve herkese kafa tutmuş:

– Var mı aranızda delikanlı, varsa çıksın dışarı!

Tahmin edeceğiniz üzere Temel kapıya doğru yürümüş.

– Çıkıyorum ulan, görelim bakalım erkekliğini!

Bir kaç dakika sonra Temel ağzı burnu dağılmış kahveye geri dönmüş.

Peşinden de Japon kasılarak içeri girmiş.

Temel’i gösterek söylenmiş:

– Ona ejderin kuyruk sallamasıyla vurdum..

Ertesi gün Japon yine gelmiş.

Yine meydan okuma.

Yine Temel’den rest.

Ve bir kaç dakika sonra kapıda yine ağzı burnu dağılmış bir Temel!

Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan Japon:

– Ona ejderin yakasusi tekniğiyle vurdum

Ertesi gün yine aynı hikaye:

dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş Temel ve her gün değisik bir stil kullanan Japon:

– ona ejderin kimanto tekniğiyle vurdum

Ve bir sonraki gün Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş.

Japonun restini gören yine Temel olmuş.

Bir kaç dakika sonra herkes suratı dağılmış bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafı kanlar içinde kapıda belirmiş!

Temel de hemen arkasından gelmiş, Japon”u gösterek gülümsemiş:

– Ona Toyota’nın krikosuyla vurdum…

İyi ki Jinekolog Değilim :D

Fevkalade sosyetik bir kokteyl.

Dr. Gürel smokinleri içinde iki kat yakışıklı.

Ağzından da bal akıyor ya.

Etrafı her zamanki gibi genç ve güzel hanımlarla çevrili..

Bunlardan biri “Ah doktor, dişim öyle ağrıyor ki günlerdir” demiş..

Sonra yakalamış doktorun elini..

Ağzına doğru çekmiş..

Çekmekle de kalmamış..

Sokmuş doktorun parmağını ağzına..

Sol tarafa kaydırmış.

İşaret parmağını azı dişine doğru zorla uzatıyor.

– İşte burası..

Tam burası..

Öyle ağrıyor ki?..

Doktor parmağını kadının ağzından kurtarmaya çalışırken söyleniyor..

– Hanımefendi, iyi ki jinekolog değilim..

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER