Bu Kadınlardan Korkulur

Bu Kadınlardan Korkulur

Bu Kadınlardan Korkulur

Yakışıklı bir Amerikalı çiftci kasabaya inmiş. Bir kova, bir çekiç, iki tavuk ve bir de horoz satın almış.

Çiftcinin bütün bunları taşımakta zorlandığını gören dükkan sahibi ona akıl vermiş :
– Çekici kovanın içine koy, kovayı bir elinde taşı. Tavukları koltuk altlarına sok ve horozu da öbür elinde taşı..!

Çiftci, adamın dediğini yapmış ve kamyonetine doğru yürümeye başlamış. Yakışıklı çiftcinin yolunu bir kadın kesip :
” Affedersiniz, acaba Çılgın Boğa Çiftliği’ne nasıl gidebilirim ? “.
Çiftci :
– Şansınız var, benim çiftliğim Çılgın Boğa’ya çok yakın. Atlayın kamyonete sizi götüreyim…!
Kadın :

” Peki ama, sizin beni şimdi bir duvara yaslayıp, öpmeyeceğinizi nereden bileyim ? “.
Çiftci :
– Hanımefendi insaf, bir elimde içinde çekiç olan kova, koltuklarımın altında birer tavuk, öteki elimde bir horoz varken, ben sizi nasıl duvara yaslayıp öpebilirim ? …
Kadın :

” Çok basit..! Horozu yere koy, üstüne kovayı geçir, çekici de kovanın üstüne koy ki horoz kaçamasın…! Ben de tavukları tutarım… “

BONUS FIKRA

Vezirler huzura çıkmışlar;

─ Padişahım, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var, demişler…

Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış;

─ Eeee! Ne vergisi koyalım? demiş.

─ Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar!

Padişah;

─ Tamam, demiş.

Aradan bir süre geçtikten sonra Padişah sormuş vezirlerine;

─ Tepki var mı?

─ Hiç bir tepki yok hünkarım!

─ İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın!

Aradan bir süre geçmiş, Padişah;

─ Var mı şikayet?

─ Yok!

Halkının tepkisizliğine kızan Padişah, gürlemiş:

─ Köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni dövsün!

Aradan birkaç gün geçmiş, hala bir tepkinin olmamasına içerleyen Padişah, çağırmış vezirlerini;

─ Köyün birine gidelim. Halkı dinleyelim hele bir, demiş.

Gitmişler köye, Padişah sormuş;

─ Var mı şikayet? Ses yok. Padişah;

─ Var mı şikayet? Konuşun yoksa, taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayacağım, diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş;

─ Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..

─ Eeee!, demiş Padişah bir umutla…

─ Akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, bir adam daha koysanız

pen piçaumi vermem!

adamın birisi bir gün, trabzon’a gitmiş, bir meyhanede oranın yerlisi bir adamla kafa demlemeye başlamışlar.

bir ara, karadenizli’nin belinde, kabzası havalı, elde oyulmuş bıçağını görmesin mi???

-bıçağına bayıldım, demiş adama, masaya bir 50 lik banknot basarak, aldım gitti!

-pen piçaumi vermem!!! demiş karadenizli….

-al, sana 100 o zaman!! diye vurmuş 100 lük banknotu masaya!!

-vermem! demiş kararlı bir şekilde karadenizli!

-oooo amma uzattın ha, demiş bizimki. bak bu son teklifim! al sana 300 tl. daha da param kalmadı!!!

-haçan sen anlamiymisun, vermeyeceğum dedum piçağumi!!!

adam takmış bi kere bıçağa!! çıkarmış bileğindeki rolex saati…

-bak arkadaş, bu var ya bu, hayatında göremeyeceğin kadar para eder. bak son teklifim, veriyon mu bıçağı?

-haçan arkadaşum, ne istersen iste, piçagumi isteme penden!!!

-sen ne kaçırdığının farkında değilsin galiba!! bak, bu saat var ya, som altındır, kadranı sedef, düğmesi de yakut.

-haydaa, sen penu anlamaysun kaliba!!! vermeyceum daaaa!!! .. hele bak….diyelum ki aldum saatinu, verdum piçagimuuu …

yarin celdum kahveye, ha burda bir kahve içeceum…kalkti pirisu dedu baa “-ananu s..eyum.!!ha pen ne diyeceum ona, “altiyi çeyrek geçiii ???”

10 Dolar

yaşlı bir çift her yıl düzenlenen bir festivale giderlermiş. her yıl yaşlı adam festivalde düzenlenen “10 dolara uçak gezintisi”ne katılmak ister, her yıl da karısı itiraz eder ve şöyle dermiş:

“10 dolar 10 dolardır.”.

üç yıl beş yıl “10 dolar 10 dolardır” derken en sonunda yaşlı adam demiş ki;

“bak, artık 71 yaşındayım, bu uçağa bu sene binmezsem bir daha hiç şansım olmayabilir.” fakat karısı tınmamış ve şöyle demiş;

“10 dolar 10 dolardır”. ama bu sırada uçağın pilotu bunları duymuş ve ikisine bir pazarlık önermiş:

ikisi de uçağa binecekler, eger uçuşun başından sonuna ses çıkarmadan dururlarsa bedava. ama eğer çıt çıkarırlarsa, 10 dolar ödeyecekler.

yaşlı çift kabul etmiş. ve uçağa binmişler. pilot da bahis söz konusu olunca başlamış acayip manevralar yapmaya.

taklalar atmış, uçağı kendi ekseninde döndürmüş, ani duruşlar, dönüşler, dalışlar yapmış.ama arkadan ses yok!

en sonunda pes etmiş ve uçağı indirmiş. yaşlı adama dönmüş;

“bildiğim her numarayı denedim. iyi dayandınız. ikiniz de çıt çıkarmadınız.” yaşlı adam cevap vermiş:

karım uçaktan düşünce söyleyecektim ama 10 dolar 10 dolardır

Beni Gördün mü?

soyguncunun biri bir bankaya girmiş. çekmiş silahını havaya ateş etmiş.

herkesin yere yatmasını istemiş.

kasalardaki paraları toplamış ve kapıya doğru yönelmiş.

tam çıkacakken ordaki bir adama sormuş:

-”beni gördün mü?”

-adam şaşkınlıkla ”evet gördüm.” deyince çekmiş tabancasını adamı alnından vurmuş.

tam tekrar kapıya hamle etmiş ki; kapının yanında bir karı koca duruyor.

adama sormuş:

-”beni gördün mü?”

-adam gayet soğukkanlı bir şekilde yanıtlamış:

”valla ben hiçbir şey görmedim, ama benim hanım gördü herhalde.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER