Amerikan Rüyası

Amerikan Rüyası

Amerikan Rüyası

Sarışın bir afet, köprüye çıkmış intihar etmek düşüncesiyle.

Tam o sırada köprüden geçmekte olan cabriolet bir araç içindeki yakışıklı yurdum insanı inmiş ve ellerini uzatmış :

“Hanımefendi neden ölesiniz ki.

İstediğiniz yeni bir hayatsa tutun elimden.

Ben makine mühendisiyim.

Ve yarın gemiyle Amerika’ya gidiyorum.

Dilerseniz sizi de kaçak olarak gemiye bindirebilirim.” demiş.

Çaresiz sarışının pek hoşuna gitmiş bu teklif ve binmiş lüks spor arabaya uzaklaşmışlar gözden.

Ertesi gün adam gerçekten gizlice gemiye bindirmiş sarışını.

Gecesinde sarışına gizli gizli yemekler getirmeyi de ihmal etmemiş.

Sarışında geceleri adamla birlikte olarak yapılan iyiliğin karşılığını kendince ödüyormuş.

Aradan bir iki ay geçmiş. Kaptan bir gün gemiyi kolaçan ederken bizim sarışına rastlamış saklandığı yerde.

‘Sende kimsin..?’ diye sormuş.

Sarışın kısaca anlatmış başından geçenleri ve ‘işte o hayatımı kurtaran yakışıklı personeliniz beni gemiye gizlice bindirdi.

Bunca zaman gizlice yemek getirerek beni aç bırakmadı.

Bende bunun karşılığında geceleri onunla birlikte oluyorum’ demiş.

Kaptan kahkahayla gülmeye başlamış ve demiş ki :

“KIZIM GECELERİ GÜZEL VAKİT GEÇİRDİĞİNİZE ŞÜPHEM YOK.

AMA BU GEMİ AMERİKA’YA GİTMEZ… KONAK-KARŞIYAKA VAPURU BU….:)))

BINUS HİKAYE

Köprü Parası

Vezirler huzura çıkmışlar

;─ Padişahım, hazinede para kalmadı.

Yeni vergilere ihtiyacımız var, demişler…

Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış;

 ─ Eeee! Ne vergisi koyalım? demiş.

─ Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar!

Padişah; ─ Tamam, demiş.

Aradan bir süre geçtikten sonra Padişah sormuş vezirlerine;

─ Tepki var mı?

─ Hiç bir tepki yok hünkarım! 

─ İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın!

Aradan bir süre geçmiş, Padişah;

─ Var mı şikayet?

─ Yok!

Halkının tepkisizliğine kızan Padişah, gürlemiş:

─ Köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni becersin!

Aradan birkaç gün geçmiş, hala bir tepkinin olmamasına içerleyen Padişah, çağırmış vezirlerini;

─ Köyün birine gidelim.

Halkı dinleyelim hele bir, demiş.

Gitmişler köye, Padişah sormuş;

─ Var mı şikayet?

Ses yok.

Padişah;

─ Var mı şikayet? Konuşun yoksa, taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayacağım, diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş;

─ Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..

─ Eeee!, demiş Padişah bir umutla…

─ Akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, bir adam daha koysanız:)))

Nasılda Akıllandın

Uzun bir yolculuk esnasında hoca acıkır ve bir hana girer.

Yiyecek bir şeyler söyler. Sadece balık olduğu için balık alır.

Tam bu esnada başka bir adam hana girer, o da yiyecek bir şeyler söyler.

Hancı yiyecek kalmadığını söyler ve Hocayı işaret ederek, “Son balığı Hocaya verdim, onunla paylaş” der.

Hoca adama; “Balığın başını yiyen akıllanır, onun için ben başını yiyeceğim” der.

Adam, “Olmaz, balığın başını ben yiyeceğim” diye itiraz edince, Hoca balığın başını adama uzatır.

Gövdesini afiyetle yer ve balık biter. Balığın başını yiyen adam;

“Sen gövdesini yeyip doydun. Ben sadece başını yedim doymadım” der.

Bunun üzerine hoca; “Bak nasıl da akıllandın” der..

Yuvarlanan Kavuk

Hoca pazarda dolaşırken yan komşusuyla karşılaşmış.

Komşusu hocaya merakla sormuş. “Ya hocam dün gece sizin evden sesler geliyordu.

Bu neydi öyle? Hoca aldırmaz bir edayla; “Hiç… Sadece hanımla biraz tartıştık.

O bana bağırdı, ben de ona bağırdım.

Sonrada benim kavruk merdivenlerden aşağı yuvarlandı.

Arkadaşı buna bir anlam veremez. “Yahu hocam, hiç kavuktan o kadar ses çıkar mı?” diye sormuş.

Hoca bu sefer mahçup bir edayla; “Yahu anlasana be adam, kavuğun içinde ben de vardım” demiş.

Koyunların Yünleri

Nasrettin Hoca parasını istemek için defalarca kapısı çalan adama kapısını açmış.

– Yakında, demiş. Çok yakında paranı geri ödeyeceğim.

Defalarca kapısına gelmiş olan alacaklı adam, sinirli bir halde sormuş.

– Ne zaman hoca, ne zaman ödeyeceksin paramı?

Nasrettin Hoca;

– Dinle bak… Bizim duvar kenarına, yol boyunca çalı tohumu ektim.

Tohumlar ilkbaharda yeşerecek ve çok çalımız olacak.

Bu sokaktan çok koyun sürüsü geçer.

Koyunlar geçerken yünleri çalılarla takılacak.

Bende yünleri toplayacağım, bizim hanım bunları eğirip ip yapacak.

Bende pazara götürüp satacağım ve paranı geri ödeyeceğim.

Adam bu saçma plan üzerine kahkahayı basmış.

Adamın alaycı bir şekilde gülmesi üzerine Hoca;

– Parayı avucunda hazır hissedince nasıl da gülersin değil mi, seni köftehor seni!

Padişahın Fiyatı

Padişah ile Hoca bir gün hamama giderler.

Koyu bir sohbet esnasında Padişah Hocaya sorar.

– Hoca, ben köle olsam bana kaç para fiyat biçersin?

Hoca biraz çekinir ve şöyle cevap verir.

– Ben bu işin erbabı değilim fakat 20 akçe eder.

Padişah sinirlenir.

– Senin dediğini kulağın duyuyor mu?

Sadece bu peştemal bile 20 akçe eder.

Hoca hiç istifini bozmadan;

– Ben zaten peştemale biçtim bu fiyatı, der.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER