MISIRDA CİNAYET VAR..

   Sisi’nin adaleti ; yargılamadan, sorgulamadan, ses geçirmez hücrelerde tutarak, savunma hakkı vermeden, yapılan hiçbir fiilin delilini sunmadan, barbarca idam cezası vermektir.

SEVDA YERİNDE bulut-3340@hotmail.com

MISIRDA CİNAYET VAR..

Kahire mahkemesinde görülen 2015 tarihli 2985 sayılı 739 sanıklı toplu davada 14 haziran 2021’de idam cezası onanan Hürriyet ve Adalet Partisi (HAP) Genel sekreteri Dr. Muhammed El-Biltaci, Mısır eski gençlik bakanı Dr. Usame Yasin, Safvet Hicazi ve Abdurrahman El- Ber'in de sanık olarak bulunduğu 12 kişi hakkında idam cezasının Mısırın da taraf olduğu,

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGENİN, 3. maddesi, 11. Maddesi 14. Maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkına açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, ölüm cezalarının ertelenmesine ve bu sanıklar hakkında adil yargılama hakkına ve bunun alt ilkelerine uygun tekrar bir yargılama yapılmasını talep ediyorum..

   Sisi’nin adaleti ; yargılamadan, sorgulamadan, ses geçirmez hücrelerde tutarak, savunma hakkı vermeden, yapılan hiçbir fiilin delilini sunmadan, barbarca idam cezası vermektir.

 Ne beklemeliydik ki, bunlar adalet borusunu Dünyada öttürüp  en iğrenç adaletsizliklerini senaryoya döken kirli aktörler değil mi? Senelerce onlar oynadı biz izledik. Öylesi adalet büyüsü yaptılar ki, hayran kaldık. Şimdi artık gerçek rollerini sergiliyorlar.

 Peki sonuç ne ? Koca bir sessizlik. Bunca cinayet karşısında derin bir suskunluk. Bu bir tesadüf mü? Tabii ki değil..  Çeşitli kurgularıyla müslümanı, müslümana düşürdüler. Aralarına düşmanlık tohumları ektiler. Senelerce Arap ırklarına karşı türklere bir nefret güdüsü ektiler. Benim müslüman kardeşime Hac, Ümre vazifelerini anlatırken, ‘‘ para mı o pis Araplara mı yedireceğim’’ derken, o insan katili olan, sisinin memleketlerine merak sarıp, bol bol paralarını oralara  döktüler. 

Bugün olan bu sessizlik, Arap ırkı diye baktığımız için. Kardeşlik bağlarımızı kaybettik. Müslüman kardeşim diye göremedik. Parçalandık ve çakalların ağzında güzel lokmalar halindeyiz. Şimdi bu zulüm mısıra, yarın bize. Çünkü inançlarımız ve değerlerimiz bir. Karşımızdaki düşman ise, sadece bizim inancımıza odaklanmış, yeryüzünde müslümanları yok etme hedefinde.  

 Eğer durumu anlayıp, seslerimizi çıkarmadığımız müddetçe, yavaş yavaş çevre komşulara saldırılar baş gösterecektir. Ve bu çevrelere bakın ki, hepsi müslüman olacak.  Bizde inanç kardeşliğimizde bütünleşmedikçe bananecilik oynayacağız. Ama oyun sonunda bizimde ensemize dokunacak onların silahları.


 Allah Rasülünün (sallahualeyhivesellem)’in Araplar hakkındaki şu hadisle bitirmek istiyorum. 

İbni Abbas'tan şu mealde bir hadis-i şerif rivayet edilir:

"Üç hasletten dolayı Arabi seviniz: Çünkü ben Arabım, Kur'ân-ı Kerim Arapça olarak nazil olmuştur, Cennet ehlinin konuştukları dil Arapçadır." 1

Kaynak : 1. Feyzü'l-Kadîr, 1:178 Hadis no: 225.


Bu hadis-i şerifi bazı âyetler de tasdik etmekte, desteklemektedir.

"Halkı Allah'ın azabından sakındıran peygamberlerden olsun diye onu apaçık bir Arapça lisan ile senin kalbine Cebrail getirdi." Şuarâ Sûresi, 195.

"Biz hiçbir peygamberi kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, emrolunduklarını onlara apaçık anlatsınlar" İbrahim Sûresi, 4.

mealindeki âyet-i kerime de Peygamberimizin kendi kavmi olan Araplara kendi dilleriyle tebliğde bulunduklarını bildirir...

Demek ki, dilleri farklı olan tüm milletlere sadece Arapça lisanı ile tebliğ yapılmış. Bu da Arapçanın diğer diller üzerindeki faziletini bizlere göstermekte. 

 Bu zulme insanlık adına dur diyebilmek ve ben iman ettim diyen herkesi haklarını savuna bilmeyi rabbim bizlere nasip etsin.

Yarın ahrette Kardeşlerime yapılan bu zulümde sessiz kalmadığıma bu yazım ve siz okuyucularım şahit olsun.. 

  Sevgi saygı ve sağlıkla farkındalıkta kalın.. 

#DarbeciyiDurdurun tagına destekle sesimizi duyuralım.

Tüm yazılarını göster