Foto muhabirin hobisi NATO'nun dikkatini çekti! video

Foto muhabirin hobisi NATO'nun dikkatini çekti! Kamerasıyla 26 yıl boyunca sayısız devlet adamı takip eden, insan hikayelerini vizöründen çeken, savaş bölgelerinde defalarca çatışma ortasında kalan kameraman Şevki Köse, mesleki hayatı boyunca aklına kazınan o gördüğü yüzleri şimdi ağaç parçalarına işliyor. Hobi olarak başladığı serüvende ustalaşan Köse’nin başarısı NATO’nun da dikkatini çekerken, şimdi yabancı askerlere ve eşlerine de eğitimler veriyor.

Foto muhabirin hobisi NATO'nun dikkatini çekti! video

Foto muhabirin hobisi NATO'nun dikkatini çekti!

Kamerasıyla 26 yıl boyunca sayısız devlet adamı takip eden, insan hikayelerini vizöründen çeken, savaş bölgelerinde defalarca çatışma ortasında kalan kameraman Şevki Köse, mesleki hayatı boyunca aklına kazınan o gördüğü yüzleri şimdi ağaç parçalarına işliyor. Hobi olarak başladığı serüvende ustalaşan Köse’nin başarısı NATO’nun da dikkatini çekerken, şimdi yabancı askerlere ve eşlerine de eğitimler veriyor.

Yıllardır kameramanlık yapan Şevki Köse, mesleğiyle hobisini buluşturdu. Savaş ortamlarında, afet bölgelerinde binlerce olayı vizöründen görüntüleyerek haberler yaptı. Yaptığı haberlerde aklına kazınan gördüğü o yüzler ise zihnine işleyen Köse, 26 yıllık birikimini ağaç ve taş parçalarına aktarmaya başladı. Mesleğinden emekli olan Köse, İzmir'de kurduğu atölyede, bir şey ifade etmeyen ağaç parçalarıyla bir bağ kurarak ve içlerinde gizlenmiş yüzleri bularak sanata dönüştürdü.

Köse'nin başarısı İzmir'deki NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) karargahının da dikkatini çekerken, şimdi yabancılara da düzenlenen kurslarla eğitim vermeye başladı. Köse, sergiler açarak yaptığı eserleri daha fazla sanatseverle buluşturmayı hedefliyor.

“Kameramanlık baktığını görme yetisi kazandırır” 

Yıllardır kameramanlık yaparken sayısız insanla karşılaşan ve hobi olarak başladığı ahşap sanatına başlama hikayesini anlatan Şevki Köse, “Asıl mesleğim haber kameramanlığı ve 26 yıl kameramanlık yaptım. İnsanlar bilirler, haber kameramanlığı zor ve stresli bir iştir. Keza habercilik zor bir iştir, herkesin kaçma istediği yere siz girmek zorundasınızdır.

İnsanların evde oturarak rahatlıkla seyredip, yorum yaptıkları haberler için o görüntüleri çeken birileri var ve o ortamları yaşayan insanlardan biriydim ben. Dünyanın değişik yerlerinde çalıştım, hem savaşlarda hem de büyük felaketlerin olduğu yerlerde çalıştım. Birçok devlet adamını izledim, işim gereği birçok ülkeye gittim.

Bu bulunduğumuz ortamlarda kameramanlığın insana verdiği bir yetenek vardır ve zaman içinde bu oluşarak otomatik hale gelir. Kameramanlık baktığını görmeyi kazandırır, yani detay görürsünüz. İnsanların bakıp geçeceği yerlerde kameramanlar bir takım detaylar görebilirler. Bendeki bu görme yetisini yavaş yavaş bir şeylere yansıtma ihtiyacı hissettim. İşin verdiği stresi, yoğunluğu, yorgunluğu gidermek için ahşaba şekil vermeye, onun içinde yüzler yapmaya başladım. O işte karşılaştığım insanların ifadelerini yansıtmaya çalışıyorum” dedi.

Savaşın ortasında tuğla ören adamdan etkilendi

Yıllardır gergin, stresli ortamlarda bulunmanın verdiği etkiyle yaptığı işlemelerdeki yüzlerde genel olarak bir huzuru yansıtmaya çalıştığını ifade eden Köse, her gördüğü yüzün bir hikayesi olduğunu ve bunları aklına kazıdığını söyledi.

Eserlerinde huzuru işleme sebebini ve en çok etkilendiği yüzü anlatan Köse, “Gergin ortamlarda herkes panik içinde kaçar ve koşturur. Ama o insanların içinde mutlaka bir tane dingin bir yüz görürsünüz. Meslek hayatım boyunca beni etkileyen yüzlerden bir tanesi Irak'ta Hevice diye bir kasabadan geçiyorduk ve burada bir çatışmanın ortasında kaldık. Her şey ortada oluyor, insanların öldüğünü görüyorsunuz. Havada 3 tane helikopter evlere bomba atıyor, ateş ediyor. Tam bir kaos ortamı içindeyiz.

Benim gözüme ilişen bir adam vardı, iki katlı bir evin damında tuğla örüyordu. Bütün olup bitenlere rağmen o hiçbir şekilde sakinliğini bozmadı. Bizim panik içinde gezdiğimiz o ortamlarda o adam duruşunu değiştirmedi ve iple ölçerek orda dakikalarca tuğla örmeye devam etti. Orayı terk etmedi. Müthiş bir tezattı ve bu beni çok etkilemişti. Yaptığım işlere de bunu yansıtmaya çalışıyorum. Gözü kapalı, sakin, dingin yüzler ortaya çıkıyor. Biraz da otomatik olarak ortaya çıkıyor bilinçaltımla alakalı olabilir, o zor ortamlarda bulunmaktan dolayı bu bir arayış olabilir. Belki de böyle yüzleri özlediğim için o stresli ortamlarda bu ortaya çıkıyor olabilir” diye konuştu.

Ağaç parçalarında gizlenmiş yüzler

Doğada bulunan ağaç parçalarında bazen de taşlarda gizlenmiş yüzleri ortaya çıkarmaya çalıştığını belirten Köse, “Doğada bulunan taş ya da ağaç parçası ya da işlenebilir herhangi bir şey olabilir. Onun içinde geçmişte karşılaştığınız insanların bir uzvunu görmeye başlıyorsunuz. Herkesin normal hayatta tekme atıp geçtiği bir dal parçası düşünün. Hiçbir anlamı olmayan değeri olmayan bir ağaç parçası. Ama onu alıyorsunuz, baktığınızda onun üzerinde müthiş bir yaşanmışlık, görmüş, geçirmişlik, tecrübe var. Onu ortaya çıkarmaya çalıştığınızda, bir yüz bir ifade yakaladığınız zaman bu, iddialı konuşmak istemem ama bir sanat eserine, dekorasyon objesine dönüşebilir” ifadelerini kullandı.

NATO'da eğitimler veriyor

Yaptığı eserleri sanatseverle sergiler açarak buluşturan ve daha fazla sergilerde yer almak istediğini dile getiren Köse, başarısıyla NATO'nun da dikkatini çekti. NATO'da da eğitimler veren Köse, şunları söyledi:
“Artık haber kameramanlığını bırakınca şimdilerde tam zamanlı olarak bunu yapıyorum. Bundan sonra daha çok insana ulaşmak için çaba sarf ediyorum. Bunun da en güzel yolu sergiler açmak istiyorum. Daha önce açtım ama daha çok insana ulaşmak için bunu yapmak istiyorum.

Bir de biriktirdiklerimi insanlarla paylaşmak istiyorum bu bağlamda da öğrencilerim var. İzmir'de NATO'nun bir karargahı var. Oradaki yabancılara, eşlerine kurs düzenlediler ve ben orada öğretici olarak bulunuyorum. Yabancıların ilgisinin çok fazla olduğunu görüyorum. Hem daha başarılılar. Hem de doğal malzeme ile çalışmaya ilgililer. İsteyen herkes yeterince istiyorsa bu işi yapabilir. Belki resim de yapabilirsiniz ama ressam olmak zorunda değilsiniz ya da heykel yapabilirsiniz ama heykeltraş olmak zorunda değilsiniz.”  v

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER