Merkez Bankası'ndaki görevden alma kararına Davutoğlu'ndan gönderme!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın görevden alma kararına eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan dikkat çeken mesaj geldi...

Merkez Bankası'ndaki görevden alma kararına Davutoğlu'ndan gönderme!

Türkiye güne Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın görevden alınmasıyla uyandı. Kararın Resmi Gazete'de yayınlanmasından sonra tartışmalar ve tepkilerde beraberinde geldi. Çetinkaya'nın yerine Başkan Yardımcısı Murat Uysal atandı. 

Yeni parti kuracağı yönündeki iddialarla öne çıkan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın görevden alınmasına sosyal medya hesabı Twitter'dan gönderme yaptı.

Muhalefet, kararının hukuki olmadığı ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığı yönünde eleştirilerde bulunurken, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan da dikkat çeken bir paylaşım geldi. 

Davutoğlu, kararla ilgili eski Ak Parti Milletvekili İbrahim Mustafa Turhan'ın eleştirilerini sıraladığı paylaşımlarını kendi hesabından paylaştı.

DEĞİŞİKLİĞİN GERÇEKLEŞME YÖNTEMİNE VE ZAMANLAMASINA AKLIM ERMİYOR

Davutoğlu'nun kendi hesabından RT ettiği paylaşımın bir kısmı şöyle: 

"Merkez bankalarının başkanlık konumu çok kritiktir. Görevden alınan ve yerine atanan kişilerden bağımsız olarak, bu değişikliğin gerçekleşme yöntemine ve zamanlamasına benim aklım ermiyor. Bunun ciddi zararlar verebileceğinden endişe ediyorum."

Turhan paylaşımlarının tamamında şunları yazdı; 

"Bugün itibarıyla Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35’inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2’nci maddesi gereğince görevden alındığı Resmi Gazetede yayınlandı.
Merkez bankalarının başkanlık konumu çok kritiktir. Görevden alınan ve yerine atanan kişilerden bağımsız olarak, bu değişikliğin gerçekleşme yöntemine ve zamanlamasına benim aklım ermiyor. Bunun ciddi zararlar verebileceğinden endişe ediyorum.
Başkanların görev süresi bitmeden görevden alınamaması, merkez bankası bağımsızlığının önemli bileşenlerindendir. Ayrıca ekonomi yönetiminde öngörülebilirlik ve kurumsallaşma açısından da kritik önem taşır. Bütün dünyada da böyle algılanır.
375 sayılı Kanun Hükmünda Kararname; “Cumhurbaşkanınca süreli atanan üst kademe kamu yöneticileri, ilgili kanunlarda öngörülen görevden alma gerekçeleri yanında kurumsal hedeflere ulaşılamaması nedeniyle de süreleri tamamlanmadan görevlerinden alınabilirler.” diyor
Oysa TCMB Kanununun 28’inci maddesi; “Başkan(Guvernör) ANCAK, 27nci maddedeki yasakların gerçekleşmesi ve bu Kanunla kendisine verilen görevlerin devamlı surette ifasını imkansız kılacak durumların ortaya çıkması hallerinde, atanmasındaki usule göre görevinden af olunabilir” der
Özel kanun niteliğindeki 1211 Sayılı TCMB Kanunu görevden af edilmeyi sadece iki şarta bağlamışken KHK Hükmüyle Merkez Bankası başkanını görevden almak hukuken de yanlıştır.
Bildiğim kadarıyla görevden alınan son başkan 12 Eylül rejimi döneminde İsmail Hakkı Aydınoğlu olmuştu. Merkez Bankası politikaları ile ilgili eleştirilerimi uzun süredir sözlü, son üç yıldır da yazılı olarak ifade ediyorum. 2011 Ağustos’tan beri ekonominin gerçekleri ile uyumlu, Merkez Bankası bağımsızlığının gerektirdiği ve sürdürülebilir para politikası izlendiğini düşünmüyorum.
Merkez Bankasının temel amacı olan fiyat istikrarını sağlama ve kalıcı kılma konusundaki performansı da, Hükümetle birlikte belirlenen enflasyon hedefine ulaşmadaki performansı da ortada. Para politikasındaki başarısızlığın en önemli nedeninin faiz konusunda mâruz kaldığı politik baskılar olduğunu biliyoruz. Bugünkü kararın Merkez Bankası'nın kurumsal hedeflerine ulaşmasına ne ölçüde katkı (!) sağlayacağını maalesef hep birlikte göreceğiz."

v

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER