Yer Ver

Yer Ver

Yer Ver

Baba oğluna nasihat vermektedir:
“Oğlum arabada yaşlı birini ya da bir bayanı görürsen hemen yer vereceksin.”
Çocuk tam evet diyecekken masanın üzerindeki babası ve annesine ait fotoğrafı görür.
Orada babası oturuyor, annesi ise ayaktadır. Çocuk merak edip sorar:
“Baba sen orada niye oturuyorsun? Hem annem niye ayakta?”
Baba lafı düzeltmeye çalışır ama çocuk ısrarla aynı soruyu yinelemektedir.
Baba en sonunda dayanamayıp söyler:
“Bak oğlum, o fotoğrafı annenle evlendiğimiz günün ertesi günü çektirmiştik.
O gün ne annende oturacak hal, ne de bende ayakta duracak takat vardı.” der.

BONUS FIKRA

Bir gün Nasreddin hocaya bir mektup gelmiş. Mektup arapçaymış.

Mektupu ez çevirmiş düz çevirmiş okuyamamış.

Yoldan geçen birine sormuş:

– Yahu demiş, şu mektubu okusana.

Adamda okuyamamış. 3 kişiye daha sormuş onlarda okuyamamış.

Daha sonra birine sormuş:

– Ne yazıyor burda?

Adamda bilememiş. Hocaya demiş ki:

– Yaşından başından utan çok bilirim diye kavukla gezersin sonrada bir mektup bile okuyamazsın yuh sana.

Hocada sinirlenmiş:

– Çok biliyorsan al bu kavuğu tak kafana hoca ol sen oku bakalım.

Çeçen

rus askerleri dagda bir mağarayı kusatmıs. mağaradan bir ses gelmis:

“bir çeçen 10 rus’un hakkından gelir”.

rus komutan mağaranın içine 10 asker yollamıs.

çatısma sesleri duyulmuş ve ardından bu kez yeni bir ses duyulmuş:

“bir çecen 30 rus’un hakkından gelir…!”

komutan sinirlenmiş ve 30 asker daha göndermiş.

yine silahlı çatısma sesleri duyulmuş. bu defa mağaradan

“bir çecen 50 rus’un hakkından gelir” narası duyulmuş.

komutan iyiden iyiye küplere binmiş ve mağaraya 50 asker daha yollamış.

silah seslerinin ardından sürünerek gelen kan revan içinde bir rus askeri görünmüş.

asker komutana seslenmiş:

“sakın gitmeyin… bu bir pusu… tuzağa düşürüldük… mağarada bir değil tam iki çeçen var…!!”

Boğa

çok güçlü, damizlik bir boga köyündeki tüm ineklerle çiftlesmis.

inekler yetmeyince diger hayvanlara ve hatta köyün kadinlarina yan gözle bakmaya baslamis.

bu durumdan rahatsiz olan köy ahalisi ne yapsak diye düsünmeye baslamis.

köy ihtiyarheyeti toplanmis ve ünü tüm ülkeye yayilan bogayi devlet üretme çiftligine satmaya karar vermis.

bakicilari devlet üretme çiftligine satilan bogayi ineklerin arasina salmis, aradan birkaç gün geçmis ancak bogada hiç bir haraket olmamis.

agacin altinda gevis getiren boganin bakicisi yanina gitmis ve :

– boga kardes, köydeyken seni kimse tutamazdi, ne oldu hastamisin? diye sormus.

boga, bakicisina yavasça dönerek :

– eeee ne yapalim? artik devlet memuru olduk

Eşya

üç mahkum cezaevi yolundadir. her birine, hapiste gecirecekleri gunler icin bir esya getirilmesine izin verilmistir. otobuste, biri digerine doner ve sorar :

– eeee sen ne getirdin ? diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her seyi boyayabilecegini soyler.

ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir.

– bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim.

üçüncü mahkuma merakla sorarlar :

– sen ne getirdin ?

adı temel olan üçüncü mahkum bir kutu cikarir ve gulerek :

– bu orkidleri getirdim. der. diger iki mahkumun kafasi karismistir.

merakla sorarlar :

“bunlarla ne yapabilirsin ki?” temel siritir ve elindeki kutuyu gostererek,

– kutuda yazdigina gore, bunlarla ata binebilir, yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmisim…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER