Yanakların bal gibi ama

Yanakların bal gibi ama

Yanakların bal gibi ama

Bir gün bir köyde bir adamın ailesi kız istemeye gitmiş.
Neyse kızı almışlar 1 hafta sonra düğün yapacaklarmış.
O köyde de evlenmeden kızın yüzü gösterilmezmiş.
Adam bunu bilmiyormuş adamın annesi sevinçle kızı aldığını söylemiş.
Adam kızı hiç görmedi ya merak ediyormuş güzel mi, çirkin mi?
Gitmiş kızın kapısına ‘aç kapıyı’ demiş.
Kız ‘olmaz yüzümü gösteremem’ demiş.
‘Aç yoksa seni almam’ demiş.
Kız ‘olmaz yapamam’ demiş.
‘Hadi dedim’ demiş adam.
Kız ‘iyi’ demiş ışıkları söndürmüş.
G**ünü kapının ağzından uzatmış.
Karanlıkya adam yüzü zannediyor.
Öpmüş sonrada demişki ‘yanakların bal gibi ama ağzın bok kokuyo…’

BONUS FIKRA

Recep, elinde bir listeyle bakkal Necati’ye gider:

– Bakkal amca: kilosu 7 liradan 8 kilo şeker, 5 liradan 9 kilo pirinç, 8 liradan 10 kilo un kaç lira eder?

Bakkal Necati şaşkınlıkla cevap verir:

– Senin söylediğin fiyatlardan satmıyoruz şekeri, pirinci, unu.

Bir de sen o kadar ağır yükü nasıl götüreceksin ki demiş.

Recep cevap vermiş :

– Sen ağırlıklarına bakma Necati amca, fiyatlarının toplamını söyle.

Bu benim matematik ödevim. 

NASRETTİN HOCA’ NIN YAŞI

Nasrettin Hoca’ nın yakın arkadaşı Hocanın yaşını merak eder ve sorar:

– Hocam kaç yaşındasın?

Nasrettin Hoca cevap verir :

– 45 yaşındayım. Aradan uzun yıllar geçer sorar arkadaşını yine sorar:

– Hocam kaç yaşına geldin?

– 45 yaşındayım der yine hoca.

Arkadaşı şaşırır ve sorar:

– Hocam bu nasıl olur?

Yıllar önce de 45 yaşındayım demiştin.

– Eee erkek adam sözünden döner mi hiç?

Doktorlar

bir pediatrist, bir adli tıpçı, bir patolog bir de genel cerrah kuş avına çıkmışlar.

pediatrist kuşa tam hedef almışken;

vuracağı kuşun çoluğu çocuğu vardır diye vazgeçmiş.

tüfeği adli tıpçı almış. tam hedef almışken;

ıskalayıp başka birisini vurma korkusuyla vazgeçmiş.

sıra genel cerraha gelmiş.

çıkarmış tüfeği basmış tetiğe. pat, bir kuş yere düşmüş.

sonra patoloğun omzuna vurup;

git bak bakalım ne vurmuşuz demiş.

Hamam

adam hamama gitmeyi çok sever, fakat memleketin hamamında adamın devamlı birşeyi çalınır.

bir gün şapkası çalınır,

bir gün atkısı çalışnır,

bir gün ayakkabısı çalınır,
tabi adam her seferinde hamamcıya atarır, hamamcı en sonunda “arkadaş olmaz böyle şey,

kimsenin birşeyi çalınmıyor sadece senin çalınıyor nasıl iş lan bu, bir daha şikayet edeceksen hiç gelme” diye çıkışır.

adam yine bir gün hamama gider bu sefer hamamdan çıktığında bakar sadece şapkayı ve kemeri bırakmışlar.

giyer şapkayı, takar kemeri gider hamamcıya

“hamamcı kardeş, şikayet etmiyorum ha; allah aşkına sen söyle, geldiğimde ben böyle miydim?”

Köpek Maması

büyük köpek maması fabrikatörü, şirketinin bütün müdürlerini, fabrikasının bütün şeflerini, amerika’nın tüm eyaletlerine dağılmış satış temsilcilerini, reklam, halkla ilişkiler görevlilerini toplamış.

kürsüye çıkmış..

“bu ülkenin en büyük köpek maması fabrikası kimin” diye bağırmış..

yüzlerce kişi bağırarak cevap vermişler: “bizim..”

patron yine sormuş: “besin değeri en yüksek köpek mamasını kim üretiyor?.” “biz” diye haykırmış kalabalik.
“en çarpıcı, en göze batan paketi, kutuyu kim yapiyor?.”

“biz” diye haykırmış kalabalık.

“en büyük reklam kampanyasını kim yapıyor” diye bağırmış patron..

“biz” diye yanıt gelmiş yine hep bir ağızdan..”

en büyük süpermarketten en ücra köydeki bakkala en iyi dağıtımı kim yapıyor?” diye bağırmış patron..

“biz” diye haykırmış salon.. “o zaman” diye gürlemiş patron..

“o zaman niye satamıyoruz bu mamaları?!..” salondaki ölüm sessizliğini arka sıralardan gelen cılız bir ses bozmuş..

“lanet olası köpekler yemiyorlar ki!.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER