Üzüntüden ne yaptıgımı bilmiyorum

Üzüntüden ne yaptıgımı bilmiyorum

Üzüntüden ne yaptıgımı bilmiyorum

Temelin hanımı fadime vefat ediyor.Herkes üzgün,aglayanlar sızlayanlar v.s…birara temelin olmadıgını farkediyorlar.Heryeri aradıktan sonra bir odanın kapısını açıncane görsünler temel baldızını beceriyor.

Ne o temel ne yapıyorsun herkes fadime ye üzülürken sen burda baldızını beceriyorsun.

Temalde gayet sakin ve biraz mazlum tavırla ben üzüntüden ne yaptıgımı biliyormuyum diyor.

BONUS FIKRA

Henüz yeni evlenmiş bir gelin, evde hiç iş yapmaz bütün gün otururmuş.

Kaynana ve kayınpeder bu durumdan şikayetçidir ve aralarında anlaşırlar.

“Yarın evi temizleme konusunda gelinin önünde tartışalım, belki utanır kalkıp temizler” derler.
Ertesi gün başlar kaynana ve kayınpeder “yok sen süpüreceksin yok ben süpürecektim” diye tartışmaya.
Gelin de hiç durumunu bozmaz ve pişkin pişkin:
“Yeter be sizi mi dinleyeceğim?

Niye tartışıyorsunuz ki?

Bir gün sen süpür bir gün o süpürsün”

Karadenizli Mektubu

Sevgili uşagum!

Allah’ın selami tabiidur.

Mektubu çok yavaş yazayrum, çünkim bilirum ki, çabuk okuyamazsun.

Benden yana sual edersen, Allahuma pin şükür iyiyum, yeni pir iş puldum.

Emrimde yüze yakin adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde.

Ne iş puldugumu soraysan söyleyecegum patlama, mezarluk pekçisi oldum.

Bacin Emine bir uşak doğuracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli değil.

Haçan o yüzden sağa dayi mi oldin, teyze mi oldin söyleyemeyrum.

Temel emicen de tükkan açtu, o da otuza aldiğini yirmipeşe verir, sürumden kazaniyormuş öyle dedi.

Bizim köye findukçularin Temel’i muhtar seçtuk, akillu uşak da.

Geçen gün hepimizu zelzeleye karşi aşi etturdu.

Temel akilludur, hem de dürüsttür..

Geçenlerde bir taksinin şoförü köye varmiş, muhtari arayu, meğer yolda pir tavuk ezmuş sahibini soraymus.

Muhtar Temel tavuğa pakmiş, ha pu bizden değildur, pizum köyde yassu tavuk yoktur, demiş…

Senin küçüğün Memet çok akullu bir uşak çıkti. Geçen gün tepeye varmiş, elinde bir ip sallayup duriy..

Anan, uy uşağim ne edeysun orada demiş.. O da heva turumuna bakayrum demiş.

Çektum oni akşam karşuma, anlat bakayum şu hava turumu işinu dedim.

Anlatti, meğer ip sallanunca havanin ruzgarli olduğunu, ip ıslaninca da yağmur yağdigunu anlaymiş..

Soba

fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır.

birden yağmur bastırır.

hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar.

ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır.

bu sırada hepsinin dikkati odada yanmakta olan soba üzerinde toplanır.

soba yerden 1 m. kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir.

sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.

kimyacı, “adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış”.

fizikçi, “adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş”.

jeolog, “burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış”.

matematikçi, “sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış”.

antropolog, “adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş”.

bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar.

adam cevap verir:

– “boru yetmedi.”

Zarar

Borcuna sadık olmayan bir yakını Musa Amca’ya gelerek:

– Bana 100 lira ver, şurdan müşterisi hazır olan bir mal alıp 120 liraya satacağım.

Sonra sana olan borcumu ödeyip 20 lira kar etmiş olacağım” demiş.

Yüz lirası tehlikeye giren Musa amca, biraz düşündükten sonra, yakınına 20 lira uzatıp:

– Al sunu, demiş, sen 20 lira kar et, ben de 80 lira…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER