Terbiyesiz Papağan

Terbiyesiz Papağan

Terbiyesiz Papağan

Adamın biri birgün papağan almış.

Bu papağan sahibini her görmesinde;
– ”*ötünü *ikim *ötünü *ikim” diyormuş.
Adam almış bunu veterinere götürmüş durumu anlatmış.
Veteriner;
– ”Sen bunu götür üzerini kapat hiç ışık görmesin bir ay sonra aç” demiş.
Aradan bir ay geçmiş adam papağanın üzerini açmış papağan adama dönmüş;
– ”Gene *ötün kaşındı dimi?” demiş…

Adamın biri birgün papağan almış.

Bu papağan sahibini her görmesinde;
– ”*ötünü *ikim *ötünü *ikim” diyormuş.
Adam almış bunu veterinere götürmüş durumu anlatmış.
Veteriner;
– ”Sen bunu götür üzerini kapat hiç ışık görmesin bir ay sonra aç” demiş.
Aradan bir ay geçmiş adam papağanın üzerini açmış papağan adama dönmüş;
– ”Gene *ötün kaşındı dimi?” demiş…

BONUS FIKRA

Yeni evlenen çiftimiz ilk gecenin sabahında ilk kahvaltılarını yapacaklardır.

Eşinin uyuyor olmasını fırsat bilen damat bey, gelin hanıma mükemmel bir kahvaltı hazırlamak için işe koyulur.

Sessizce yataktan kalkan damat, ilk olarak bahçenin en güzel köşesine masa ve sandalyeyi taşır.

Yeşillikler içerisinde harika bir masa hazırlamaya başlar.

Bal, süt, kaymak, reçel, çikolata, yumurta, tahin, pekmez, domates, salatalık derken müthiş kahvaltı hazırlıkları son bulmak üzeredir.

Neredeyse “Bir tek kuş sütü eksik” denecek cinsten bir kahvaltı olmuştur.

Son olarak bahçeden topladığı gülleri de masanın ortasına koyarak mışıl mışıl uyuyan karısının yanına gider.

Gayet kibar bir şekilde uyandırdığı karısını bahçeye davet eder.

Bütün olan bitenlerden habersiz olan gelin, elini yüzünü yıkayıp bahçeye çıkar.

Gördükleri karşısında ne diyeceğini şaşırır.

Mutluluk, şaşkınlık hepsi bir birine girmiş durumdadır.

Karısının sandalyesini çekip oturmasını sağlayan damat son adım olarak ta karısının çayını doldurur ve onu öperek şöyle der;

– “Bundan sonra sabah kahvaltılarını böyle istiyorum karıcığım”

Lamba Cini

evin kapısı çalar ve bir adam kapıyı açar;

kadın: “iyi günler. az önce camınız kırıldı ve bunu yapan benim çocuğum.

lütfen özrümü kabul edin, ne kadar masrafı varsa ödemek istiyorum” der.

adam: ”hiç sorun değil ancak çocuğunuz camı kırdı ve içeri giren top değerli bir vazoya çarptı ve o da kırıldı.”

kadın daha fazla üzülür ve içeri girdiğinde gerçekten bir vazonun kırılmış olduğunu görür.

“çok üzgünüm, bunun da masrafını ödemek istiyorum” der.

“hiç önemli değil, aslında çok büyük bir iyilik yaptınız bana”

kadın merakla: ”ama camınız ve değerli bir vazonuz kırıldı, nasıl olur?”

adam: ”hanımefendi ben bir cinim ve 100 bin yıldır o vazoda hapis kalmıştım.

çocuğunuz sayesinde özgürlüğüme kavuştum, dileyin benden ne dilerseniz” der.

kadının şüphelenmiş ifadesini görüp, ”isterseniz size anında ispatlayabilirim” diye ekler.

kadın sevinçle: ”ayy ne desem. peki o zaman, güzel bir malikane istiyorum hem de paris’te!!!”

adam kısa bir telefon konuşması yapar ve: ”tamam hanımefendi isteğiniz oldu.

dilediğiniz zaman gidebilirsiniz yeni evinize” der ve “ya ikinci dileğiniz?” diye sorar…

“çok lüks kıyafetler, çantalar ve ayakkabılar istiyorum”

adam kısa bir telefon konuşması daha yapar ve:

”armani, versace ve louis vuitton’dan kıyafetleriniz ve aksesuarlarınız hazır, alabilirsiniz” der. ve üçüncü isteğini sorar…

kadın: ”en değerli mücevherleri istiyorum” der…

adam bir telefon konuşması sonrası:

”bvulgari, tiffany ve cartier’den dilediğiniz mücevherleri alabilirsiniz” der.

kadın havalara uçmuştur. tam o esnada adam:

“yalnız ben de bir şey rica etsem sakıncası olur mu?” diye sorar.

kadın merakla: ”nedir?”

adam: ”biliyorsunuz 100 bin yıldır bu vazodaydım.

bunca zamandır bir kadın yüzü görmedim.

acaba bir gece benimle birlikte olur musunuz?” diye sorar…

kadın biraz düşündükten sonra cevaplar, “neden olmasın?”

sabaha kadar birlikte olurlar…

sabah uyandıklarında adam:

”güzel hanımefendi acaba kaç yaşında?” diye sorar.

kadın: ”32¨ der.

adam da: ”vay be, bu yaşta hala lambadan cin çıkacağına inanıyor musunuz?”

Tilki ve Kurt

tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür.

açtır ama şüphelenir kontrol etmeye başlar ve görür ki bu bir tuzak.

geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.

epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi. tilkiye sorar:

-ne yapıyorsun dostum?

-hiç yatıyorum

-burada bir but var

-evet var

-neden yemedin?

tilki sakince cevap verir:

-bu gün orucum

kurt kendinden emin:

-ben yiyeyim o zaman

tilki:

-buyur afiyet olsun

kurt buta uzanır uzanmaz bir patlama, ortalık toz duman, kurt yaralı, hareketsiz, 10 metre uzakta, perişan halde yatarken tilki sakince budu yemeye başlar.

bunu gören kurt:

-lan şerefsiz hanı oruçtun?

tilki pişkin pişkin:

-biraz önce top patladı duymadın mı?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER