Tekrar Dene

Tekrar Dene

Tekrar Dene

18 yaşındaki kız, annesine iki aydır adet görmediğini söyler. Annesi, çok tedirğin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider.

Sonuçlar kızın hamile olduğunu gösterir. Anne çıldırmıştır, bağırır çağırır ve;
– ”Bunu yapan hangi inek, bilmek istiyorum’ der.
Kız telefon açar ve yarım saat içinde bir Ferrari evin önünde durur. İçinden hafif kırlaşmış saçları ve çok pahalı bir elbisenin içinde manyak yakışıklı bi adam iner ve kapıdan içeri girer.

Anne baba ve kızla beraber otururlar. Herif;
– ”kızınız durumu anlattı” der, ”Kişisel durumumdan dolayı kızınızla evlenemem, ancak tüm sorumluluğu üzerime alıyorum eğer bir kız çocuğu doğarsa annesine bir ev, bir yazlık villa ve 1 milyon dolarlık bir banka hesabı, eğer bir erkek çocuk olursa birkaç fabrika ve bir milyon dolarlık bir hesap, eğer ikiz doğarsa her ikisine de 500 bin dolarlık hesap ve bir fabrika vereceğim”, der.

– ”Ancak düşük olursa”…. O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça adamın omuzuna koyar;
– ”o zaman bi daha *denersiniz evladım” der.

BONUS FIKRA

Nasıl oldu bu iş?

Günün birinde Temel ve Dursun köylerinde iş olmadığı için İstanbul”a çalışmaya gitmişler.

Altı ay boyunca beraber iş aramışlar ama bulamamışlar.

Bakmışlar ki böyle beraber olmuyor, yalnız devam etme kararı almışlar.

Altı ay sonra Temel ve Dursun buluşmuşlar.

Temel bakmış ki Dursun geçen süre içinde zengin olmuş.

Altında lüks bir araba, yatlar katlar…

Temel Dursun’a sormuş.

“Ula Dursun nasıl oldu bu iş?”

“Seninle ayrıldıktan sonra bir altın fabrikasında işe girdim.

Her gün işten çıkmadan önce biraz biraz altın yutup evde onu s.çıyordum.

Böyle böyle altınları biriktirip zengin oldum.”

Tekrar ayrılmışlar, üzerinden bir ay geçmiş ki Temel Dursun’u buluşmaya davet etmiş.

Dursun yine lüks arabasıyla gelmiş, bakmış ki o da ne, temel polis arabası, tank, helikopterler eşliğinde geliyor.

Dursun şaşkın şaşkın bakakalmış ve Temel’e sormuş;

“Bu da ne?”

“Seninle ayrıldıktan hemen sonra uranyum fabrikasında işe girdim, her gün iş çıkışı biraz biraz uranyum yuttum.

Bugün bir osurdum fabrika patladı, şimdi beni şehir dışına s.çmaya götürüyorlar.”

Köprü

vezirler huzura çıkmışlar:

– padişahım, hazinede para kalmadı. yeni vergilere ihtiyacımız var, diyerekten…

padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış,

– eeee! ne vergisi koyalım?, demiş..

– köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar!

padişah,

– tamam, demiş. aradan bir süre geçtikten sonra

sormuş vezirlerine:

– tepki var mı?

– hiç bir tepki yok!

– iyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın! aradan bir süre geçmiş,

padişah:

– var mı şikayet?

– yok! halkının tepkisizliğine kızan padişah, gürlemiş:

– köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni becersin! aradan birkaç gün geçmiş,

halktan bir tepkinin olmamasına içerleyen padişah, çağırmış vezirlerini,

-halkı dinleyelim hele bir, demiş gitmişler köye,

padişah sormuş:

– var mı şikayet? ses yok. padişah tekrar :

-var mı şikayet ? şikayeti olan söylesin! diye gürleyince

arkalardan cılız bir ses duyulmuş:

-padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..

– eeee!, demiş padişah bir umutla…

– akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz, bir adam daha koysanız…

Boya İşi

ülkemiz dahilinde olmayan bir kamu kurumunun boya işi yapılacaktır. ihale için iki tane firma çağırılır.

1. firma:

– hoşgeldiniz. nedir bu boya işi için fiyatınız?

+ 5 bin lira efendim.

– anladım.. bu 5 bin liranın açılımı nedir?

+ efendim, 2500 lira boya maliyeti, 500 lira diğer malzemeler, 2000 lira da işçilik için istiyoruz.

– peki. siz biraz dışarda bekleyin, diğer firma ile de görüşelim.

denir ve diğer firma içeri alınır.

2. firma:

– hoşgeldiniz. nedir bu boya işi için fiyatınız?

+ 25 bin lira efendim.

– oha!! dışarda bekleyen herif 5 bin liraya yapacağını söylüyor. nedir bu 25 bin liranın açılımı?

+ efendim, 10 bin lirası sizin, 10 bin lirası benim. 5 bin lira da dışarda bekleyen herife veririz, boyayı yapar..

not: ihaleyi 2. firma kazanır..

İlan

70 yaşında bir dul yerel gazeteye “koca aranıyor” başlığıyla bir ilan verir, ilanın içeriğine “benim yaş grubumda,

beni dövmeyecek, peşimde dolaşmayacak ve hala yatakta iyi olan koca aranıyor.

ilgilenenlerin şahsen adresime müracaatları gerekmektedir.” yazdırır ve beklemeye koyulur.

ilanın ertesi günü kapısı çalınır. kapıyı açtığında şok olur:

karşısında tekerlekli sandalyede kolları ve bacakları olmayan beyaz saçlı 70lerinde bir adam durmaktadır.

hafif alaycı şekilde

-“ciddi ciddi seni değerlendirmeye alacağımı düşünmüyorsun herhalde? kolların yok!”

adam: “bu sayede seni dövemeyeceğim işte”

kadın: “e bacakların da yok?”

adam: “yani peşinde dolanma olasılığım da yok”

kadın: “hmm peki yatakta iyi misin?”

adam: “kapı zilini çaldım ya işte?”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER