Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum

Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum

Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum

Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır.
Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir.
Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir….
Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür,

arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır.
Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime : Sevgili karıma
Konu : Yeni ulaştım.
Tarih : 16 Mayıs 2004
Benden haber aldığına şaşıracağından eminim.

Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz.

Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım.

Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış.

Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum.

Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak.

BONUS FIKRA

Ülkenin başkanı, bir süre önce açılışını yaptığı akıl hastanesini geziyor.

Bir koğuşa girdiği zaman, delilerden biri onu yeni gelen kaçıklardan birisi zannediyor.

Aslında başkan tabii ki, deli filan değil!

Başkan dediğin hiç deli olur mu?!

Akıl hastası bunları bilmiyor ve başkanın yanına yaklaşarak yılışık, laubali bir şekilde:

“Lan oğlum, sen de mi düştün buraya?” diye soruyor.

Fena halde kızan Başkan:

“Hey, terbiyesizlik etme! Kibar konuş benimle!

Ben bu ülkenin başkanıyım!” diye adamı uyarıyor!

Akıl hastası onun yüzüne bakarak kıs kıs gülüyor… Başkan daha da kızıyor:

“Ne gülüyorsun be herif? Ne var bunda gülecek?”

Akıl hastası soğukkanlılıkla cevap veriyor:

“Sana bakınca kendimi hatırladım beyim.

Bende de böyle başlamıştı da, ona gülüyorum!

Bizimki Daha Güzel

Karı koca barda oturmuş içkilerini yudumlayıp sohbet ederlerken kapıdan içeri oldukça güzel ve alımlı bir kadın girer.

Adamın yanından geçerken yanağından bir makas alıp,

“Nasılsın hayatım görüşemedik bu ara” der.

Adamın karısı hem kızgın hem şaşkın bir şekilde kocasına;

“Bu kadın kim” diye sorar.

Adam gayet sakin bir şekilde “Metresim” diye cevap verir.

Kadın, kocasının pişkinliği karşısında deliye dönerek;

“Ahlaksız herif, bir de utanmadan metresim diyorsun herşey bitti boşanıyoruz seni terkediyorum” der.

Adam sakinliğini bozmayarak konuşmaya başlar;

“Ne yani Etiler’deki villayı, Akmerkezdeki daireyi, 24 metrelik yatı, bankadaki milyonluk hesabı bir anda bırakıp beni terk mi ediyorsun?”

Bunları duyan kadın birden sakinleşir ve etrafı seyretmeye koyulur.

Etrafa bakınırken birkaç sıra öndeki masada aile dostlarından birini görür ve eşine;

“Bu bizim Suat değil mi, yanındaki kim acaba” diye sorar.

Adam, “Suat’ın metresi” der.

Kadın hiç istifini bozmadan “Ay bizimki daha güzel vallahi” der.

Valla Keseyrum

Köyün delisi minarenin tepesine çıkmış.

Tüm millet bir araya gelse de bunu aşağıya indirememişler.

─ Sana iyi bir yemek yaparız…

─ Olmaz diye baş sallamış deli.

─ Seni gezmeye götürürüz. Hadi in aşağı!

─ Olmaz!

─ Sana tatlılar yaparız!

─ Olmaz…

Bakmışlar olacak gibi değil, içlerinden biri;

─ Delinin halinden deli ve dilinden de o anlar, demiş.

Şu yan köyün de bir delisi var. Gidip hele onu getirelim.

Dedikleri gibi olmuş. Varıp diğer köyün delisini getirmişler ve minaredekini göstermişler.

Ne yap et, onu aşağı indir demişler.

Komşu deli şöyle bir yukarı bakmış ve;

─ Ömer, diye bağırmış.

Tepede ki kendine bakınca, Tanıdın mı beni? diye sormuş.

Onun “tanımadım” dediğini duyunca cebinden ufak bir çakı çıkarıp bunu ona göstermiş.

─ Ula görimisen bunu?

─ Hıhı…

─ Nedir bu elimdeki?

─ Bıçak.

─ İneceksen in aşağı yoksa minareyi keseyrum!

─ Tamam, tamam. Kesme sakın… Hemen iniyorum…

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER