Manyak Tavşan

Manyak Tavşan

Manyak Tavşan

Bir tavsan ormanda kosarken, esrar saran bir zürafa görür. Ona:
– Dostum Zürafa, içme bunu, sagligina zararli, kosalim form tutalim der ve
baslar bunlar kosmaya.
Biraz sonra kokain çekmeye hazirlanan bir fil görürler ve
– Fil arkadasim, kokaini birak, gel bizimle koş beraber form tutalim diyerek ikna eder. Biraz kostuktan sonra kendine eroin enjekte etmeye hazirlanan aslani görürler.

– Sevgili aslan kardes, batirma kendine bunu, gel bizimle koş, sana da iyi gelir der ve aslan yaklasir tavsana ve yumrugunu indirir tavsanin suratına. Digerleri şaşkın;
– Niye yaptin bunu , iyiligimizi istiyordu.
– Bu salak her extacy aldiginda ormanda deli gibi kosturuyor bizi..

BONUS FIKRA

Ya da Yanında Bir Eşek Getir

Nasreddin Hoca, eşeğini mahkeme kapısına yakın bir yere bağlayıp pazara alışverişe gitmiş.O sırada kadı, hilekâr bir satıcıyı yargılamış, Merkebe ters bindirerek şehirde dolaştırılma cezası vermiş.

Suçluyu, kapının yakınındaki Hoca’nın eşeğine bindirip gezdirmeye başlamışlar. Hoca çarşı içinde mübaşirin gezdirdiği suçlu adamı görmüş, ses çıkarmamış. Mübaşir eşeği aldığı yere götürüp, aynı şekilde bağlamış.

Birkaç saat sonra Hoca ellerinde paketleri ile eşeğinin yanına doğru giderken, birde bakmış ki aynı suçluyu bir daha eşeğine ters bindirmek üzereler. Bu sefer yeter artıık demiş ve müdahale etmiş.

Suçluya dönüp sinirli ve yüksekçe bir sesle :

– “Ya, hilekâr esnaflıktan vaz geç, ya da yanında bir eşek getir” demiş

Eleni ve Yorgo

Eleni akşam eve gelen kocası Yorgo’ya;

─ Yorgo, musluk damlatıyor tamir eder misin, diye sorar.

Yorgo;

─ Eleni, kuzum ben muslukcii?!!, der.

Eleni başka bir gün;

─ Yorgo, salondaki priz çalışmıyor bakar mısın, der.

Yorgo;

─ Eleni ben elektrikcii!, der.

Yine başka bir gün Eleni;

─ Yorgo kapının biri kapanmaz oldu tamir edebilir misin kuzum? der.

Yorgo cevap verir;

─ Eleni ben marangooz?!!

Birkaç gün sonra Yorgo akşam işten döner ve bir bakar musluk yapılmış, priz çalışıyor, kapı da kapanıyor. Merak eder ve Eleni’ye sorar;

─ Eleni, tüm bunları sen yaptın kuzum?

─ Karşı komşumuz Andrea yaptı hepsini, der Eleni.

─ Ama karıcım o şerefsiz, kimseye bitini vermez. Karşılıksız bişey yapmaz ki O!

─ Tabi yapmaz. Bu işler karşılığında bana “ya bana pasta yaparsın ya da benimle yatarsın” dedi zaten.

Yorgo tedirgin olur, ama belli etmez. Yine de sorar;

─ Peki neyli pasta yaptın kuzum?

Eleni;

─ Yorgo ben pastacii?!

Dilenci

Birgün adamın iş yerine topal bir dilenci gelmiş. Kendini acındırıp para istemiş. Adam her ne kadar dilencilere karşı ön yargılı olsa da adama acıyıp bir miktar para vermiş. Tam dilenci gidecekken adam nasihat etmeyi ihmal etmemiş:

– Bak, her şeye rağmen haline şükretmelisin. Belki ayağın topal olabilir ama kör de olabilirdin. Bunun üzerine dilenci cevap vermiş:

– Yok abi onu da denedim. O işte fazla para yok. 50TL diye 5TL ları yutturuyorlar hep

Karne

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür.. – Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş.. diye düşünür ve oğlunu çağırır..

– Getir bakayım şu karneyi..

– Al baba..

Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler sıfır..

– Bir dediğini iki etmiyoruz..Pc dedin bilgisayar aldık.. ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz.. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok.. Ne bu notların hali, rezil şey..

Çocuk :

– Baba.. O benim karnem değil ki.. senin kitaplarını karıştırıyordum.. birinin arasında senin karnelerinden birini buldum.

Muhasebeci

kayserilinin biri iş yerine muhasebeci alacakmış.

ilk aday gelmiş. “hadi bakalım” demiş kayserili, “bak şu defterlere kaç olacak bizim vergi?”

aday bakmış, çalışmış, incelemiş; şu kadar vergi demiş.

sonra başka bir aday gelmiş, aynı minval üzre bakmış, efendim demiş: “vergi yok”.

başka bir tanesi, başkası derken bulamamış kendine göre bir muhasebeci, kayserili patron.

en sonunda bir aday gelmiş. kayserili umutsuz ama demiş:

“hadi bakalım kaç çıkacak bizim vergi?” aday sakin, eğilmiş kulağına “efendim” demiş;

“kaç olsun vergi?”

kayserili mutluluktan ağlayacak, “hah” demiş,

“işte aradığım muhasebeci.”

Elli Dolar

karı koca amerika gezisinde las vegas’a uğruyor.

hazır las vegas’a yolları düşmüşken adam kumar oynamak için karısından izin istiyor fakat bir türlü karısını ikna edemiyor.

nihayet son gece karısı razı oluyor ve adamın cüzdanını alarak içinden bir elli dolar çıkarıp adama veriyor.

sevinçle kumarhaneye koşan adam elli dolarlık pul alıp önce kollu makinelerde başlıyor oynamaya.

şansı yaver giden adam beş yüz dolar kazanıyor.

buradan poker masasına geçiyor ve kazancını beş bin dolara çıkarıyor.

son olarak rulet masasını ziyaret ediyor ve kazanmaya burada da devam ediyor.

kazancı önce elli bin dolara, sonra da beş yüz bin dolara ulaşıyor.

artık diğer masalardaki oyuncular da oyunu bırakıyor ve adamı izlemeye başlıyorlar.

o gecenin şanslı gecesi olduğuna inanan adam beş yüz bin dolarının tamamını siyaha yatırıyor.

top dönüp dolaşıp siyahta durunca kumarhane seyircilerin tezahüratıyla yıkılıyor.

adam bir milyon dolarını bu kez kırmızıya yatırıyor ve seyircilere bunun son eli olduğunu, kazanacağı 2 milyon dolarını alıp evine gideceğini duyuruyor.

ne yazık ki top yine siyahta durunca büyük hayal kırıklığına uğrayan adam seyircilerin teselli sözleri arasında kumarhaneden ayrılıyor.

sabaha doğru otele dönen adam tam odasına girerken karısı tıkırtıyı duyup uyanıyor ve soruyor:

“nasıl gitti?”

adam gayet sakin cevap veriyor:

“hiiiiç. verdiğin elli doları kaybettim.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER