Manyak Kadın

Manyak Kadın

Manyak Kadın

Adam karısıyla arkadaş ziyaretinden döner.
Arkadaşlarının evinde kocasının bir hareketine sinirlenir ve acısını adamdan çıkartmaya çalışır.
– Beni seviyor musun?
– Şu anda araba kullanıyorum.
– Ne beni sevmiyor musun?
– Ben öyle bir şey demedim.
– Araba kullanıyorum dedin?
– Bak yine konuşma öğretiyorum diye kızacaksın.
– Ne konuşması?
– Sen şimdiki zaman kullanarak, “Beni seviyor musun” dedin.
– Eeeeee ne olmuş…
– Şimdiki zaman demek, o anda yapılan işle ilgili zamandır.

Ben araba kullanırken seni nasıl seveyim?
– Biliyordum zaten aynı anda iki iş yapamayacağını.
– Ne ilgisi var şimdi bunun gerzeklikle.
– Sana gerzek mi dedim.
– İma ettin, iki işi bir arada yapamaz falan gibi laf ederek…
– Bunun gerzeklikle ne ilgisi var, fakat hoşuma gitti, sen iki işi bir arada yapamazsın.
– Amaaan neyse dur telefon çalıyor.
Adam telefonu çalarken polis sirenini duyar ve arabayı sağa çeker. Polis yanlarına gelir:
– Buyurun memur bey.
– Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz.
– Yok efendim sadece bip yaptı, ben de şarjı mı bitiyor diye baktım.
Karısı lafa atlamış:
– Aaa yapma hayatım. Yarım saattir ortağınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda.
Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
– Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz???”

– Memur bey takmıştım ama sizin geldiğinizi görünce durduktan sonra çözdüm.
Karısı yine atlamış:
– Aman sekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mı acaba…
Adam kadına bir şeyler dememek için kendini zor tutarken; polis bu sefer de arabayı incelemeye başlamış vee;
– Beyefendi bakar mısınız sağ sinyaliniz de kırık.
– Aaaa.. Kırık mı? Sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık değildi… Yolda oldu galiba, hiç de fark etmedik.
Karısı çenesini tutamamış yine:
– Amma da attın kocacım, sana 3 haftadır söylüyorum artık şu kırık sinyalin icabına baktır diye…
Adam en sonunda dayanamamış bağırmış:
“BANA BAK SEN SUSACAK MISIN?
Bana kötü şeyler yaptıracaksın!” Polis kadına sormuş:
– Hanımefendi eşiniz size hep böyle mi davranır?
Kadın cevap vermiş:
– Yok canım.. Sadece alkollü olduğu zaman..

BONUS FIKRA

Holding’de göreve yeni başlayan Genel Müdür, departmanları dolaşmaya çıkmış.

Bilgi İşlem Bölümüne geldiğinde ana bilgisyarın olduğu kısma girmiş.

Operatörler o esnada çeşitli bantları yüklemekteymişler.

Genel Müdür, odanın karşı duvarındaki cihaza bakarak,

üzerindeki iki kırmızı ışığın yanıp sönmesini izlemeye başlamış. Bir süre sonra;

– Delikanlı, şu anda karşıdaki cihaz hangi işlemi gerçekleştiriyor, kanımca zor bir problem vermişsiniz.

Verdiği yanıt, operatörün holding’teki iş yaşamını sona erdirmiş.

– Üzgünüm ancak sorduğunuz cihaz bilgisayarın bir parçası değil, klima.

50 Dolar

karı koca amerika gezisinde las vegas’a uğruyor.

hazır las vegas’a yolları düşmüşken adam kumar oynamak için karısından izin istiyor fakat bir türlü karısını ikna edemiyor.

nihayet son gece karısı razı oluyor ve adamın cüzdanını alarak içinden bir elli dolar çıkarıp adama veriyor.

sevinçle kumarhaneye koşan adam elli dolarlık pul alıp önce kollu makinelerde başlıyor oynamaya.

şansı yaver giden adam beş yüz dolar kazanıyor.

buradan poker masasına geçiyor ve kazancını beş bin dolara çıkarıyor.

son olarak rulet masasını ziyaret ediyor ve kazanmaya burada da devam ediyor.

kazancı önce elli bin dolara, sonra da beş yüz bin dolara ulaşıyor.

artık diğer masalardaki oyuncular da oyunu bırakıyor ve adamı izlemeye başlıyorlar.

o gecenin şanslı gecesi olduğuna inanan adam beş yüz bin dolarının tamamını siyaha yatırıyor.

top dönüp dolaşıp siyahta durunca kumarhane seyircilerin tezahüratıyla yıkılıyor.

adam bir milyon dolarını bu kez kırmızıya yatırıyor ve seyircilere bunun son eli olduğunu,

kazanacağı 2 milyon dolarını alıp evine gideceğini duyuruyor.

ne yazık ki top yine siyahta durunca büyük hayal kırıklığına uğrayan adam seyircilerin teselli sözleri arasında kumarhaneden ayrılıyor.

sabaha doğru otele dönen adam tam odasına girerken karısı tıkırtıyı duyup uyanıyor ve soruyor:

“nasıl gitti?”

adam gayet sakin cevap veriyor:

“hiiiiç. verdiğin elli doları kaybettim.”

Kahrolsun Amerika!

Üç Amerikan askeri ıraklı bir amcanın bakkal dükkanına girerler.

alışveriş yaparken “kahrolsun amerika” diye bir ses duyarlar.

Etrafa bakınırlar ve sesin bir papağandan geldiğini görürler.

Bunun Üzerine ıraklı bakkal amcaya ‘bu papağanı buradan yok et yarın geldiğimizde görürsek seni mahvederiz’derler.

Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü papağan kuşunu çok sevmektedir

.Derken aklına cami imamlarının papağanı gelir.Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve’Hocam eğer sakıncası yoksa papağanları değiştirelim’ der.

Hoca kabul eder ve değişim gerçekleşir.

Ertesi gün işgalci amerikan askerleri gelir, papağanı görürler ve kızarak

-biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? deyince

Bakkal amca bu papağan o değil dese de inandıramaz.

Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır: kahrosun amerika!!

ses çıkmayınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:

-Kahrolsun amerika!

(ses yok)

-Kahrolsun amerika!

(ses yok)

-Kahrolsun amerika!

papağan dile gelir

-Amin evlatlarım

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER