Limuzin merakı

Limuzin merakı

Limuzin merakı

Adamın birinin limuzin merakı varmış. Ne edip edip bir limuzin almayı kafaya takmış.

Yıllarca çalışmış, yememiş içmemiş para biriktirmiş ve sonunda eski model bir limuzin almış.

Şehirde hava ata ata dolaşırken bir evin önünde 7-8 limuzin görmüş.

Merakla seyrederken yanına yaklaşan bir çocuk limuzinleri beğenip beğenmediğini sormuş.

Adam da limuzinlerin sahiplerini öğrenmek istemiş. Çocuk benim deyince.
– ”Nasıl olur ben yıllarca uğraştım ancak eski model bir limuzin alabildim” demiş.
Çocuk;
– Ben bunları iddiada kazandım. İstersen seninlede iddiaya girelim sen kazanırsan bunlardan 3 tanesini alırsın ben kazanırsam senin limuzini alırım” demiş.
Adam merak ve hevesle;
– ”Nasıl olacak bu” demiş
– ”Ben ne yaparsam sen de yapacaksın” demiş.
Adam düşünmüş;
– ”bu çocuğun yapıp da benim yapamayacağım ne olabilir ki” demiş ve iddiayı kabul etmiş.
Bunun üzerine çocuk;
– ”benimle gel” demiş ve bir eve girmişler.

Evde dünya güzeli bir kız adam kızın güzelliği karşısında şok olmuş.

Ama oda ne kız birden soyunmaya başlamış.

Adam feci halde tahrikte. Kız soyunmaya devam ediyor.

Adam patlamak üzere. Kız çırılçıplak kalınca adam da bitmek üzere.

Tam bu sırada çocuk pantolonunu sıyırıyor pipisini ikiye katlıyor ve adama dönüp;
– ”hadi sen de bunu yap bakalım” diyor

BONUS FIKRA

Yakalanan üç casus, en gelişmiş “teknik”lerle işkenceden geçirildi.

Çok geçmeden Amerikalı bildiklerini “okudu”.

Fransız biraz direndiyse de, sonunda o da konuştu.

Temel, bana mısın demedi.

– Hatırlamayrum! diyordu hep.

İşkence, sorgu günler boyu sürdü. Cevap aynı:

– Hatırlamayrum.

Bir gün yan odadan, aynalı camdan kendisini izlerlerken, Temel’i kafasını yumruklarken, duvardan duvara çarpar gördüler:

– Hatırla şunu daa! Yazuk değul mudur saa, çektiğin onca işkenceye!

Bir Öpücük

Genç ve güzel bir kız alışveriş için dükkana girmiş.

Beğendiği kumaşın metresinin kaç TL olduğunu sormuş.

Kızdan hoşlanan yılışık tezgahtar kıza bakmış ve;

─ Merak etmeyin, bir öpücüğe ödeşiriz güzel bayan, demiş.

Bunun üzerine genç kız;

─ Tamam o zaman, on metre hazırlayın lütfen, demiş.

Tezgahtar, genç kızın bu isteğini duyunca büyük bir heyecanla kızın paketini hazırlamaya başlamış.

Kız paketi tezgahtar gençten aldıktan sonra, teşekkür etmiş ve arkasında duran yaşlı kadını işaret ederek;

– Hesabı anneannem ödeyecek, demiş.

İleri Gitmek

Temel nişanlısı Fadime’yi gezdirmek için arabasına bindirir.

Vitese atarken, eli hafif yollu nişanlısının bacağına değer.

Fadime kıpkırmızı kesilir…

Bir süre sonra evlenirler ve balayına çıkarlar.

Bodrum’da otelin önüne gelince Temel kontağı kapatır El frenini çekerken, eli yine Fadime’nin bacağına değer.

Fadime yine kızarır ve Temel’e;

─ Ula artuk evlenduk, daha ileri gidebilursun, der…

Temel arabayı çalıştırır ve Kuşadası’na doğru yola koyulurlar.

Dilsitan

Sağlık Bakanı, akıl hastanesini ziyaret ediyordu.

Tehlikeli hastalar salonuna girdiği zaman, saçını başını yolan bir adam gördü.

Adam şöyle bağırıyordu;

─ Dilsitan… Dilsitan…

Bunun üzerine Bakan, hastanenin müdürüne, adamın durumunu sordu. O da, dedi ki;

─ Dilsitan adında bir kızı seviyordu.

Kız, onunla evlenmeyi kabul etmedi… O da, çıldırdı bu hale geldi efendim.

Diğer salona geçtiler.

Orada başka bir adam vardı ve o da elbiselerini parçalamıştı.

Dövünüyor, saçını başını yoluyor ve Dilsitan Dilsitan diye bağırıyordu.

Bakan, bu durumu da garipsedi ve müdüre, aynı adın tekrar edilmesinin nedenini sordu.

Hastane müdürü bu sefer şöyle dedi;

─ Efendim, bu da, o kadınla evlendikten sonra çıldırdı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER