Kurşuna Dizin

Kurşuna Dizin

Kurşuna Dizin

Naziler Uc Ingiliz,Fransiz ve Laz’i esir almislar ve sonucta olum cezasi carptirmislar.Ve askerler soruyor:

-Beyler Giyotinle mi olmek istersiniz?Asilarak mi?Kursuna dizilerek mi? Ilk once Fransiz yanit verdi:
-Benim atalarim hep giyotinle olduler ben de giyotinle. Onu almislar kafasini yerlestirmisler giyotine.Giyotini ustten birakiyor lar.Tam kafasina 2 santim kalinca giyotin duruyor.Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor.Cunku bu durumda Fransiz kurtuldu.Ingiliz:
-Arkadaslar.Asilarak olmek cok kotu benide giyotinle oldurun. Ingi;iz uyaniklik yapiyor.Almanlar giyotini tamir ediyorlar.Ama olay ayni sekil cereyan ediyor.Sonucta Ingilizde kurtuluyor. SIra bizim laza geliyor.Bizim Temel de uyanik:
-Arkadaslar asilarak olmek gercekten cok kotu.E zaten giyotin de calis miyor.En iyisi beni kursuna dizin.

BONUS FIKRA

Adam o gece arkadaşları ile dışarı çıkacakmış. Tam kapıdan çıkmak üzere iken arkadan karısının sesini duyar.

– Arkadaşlarınla bugün buluşacaktın değil mi hayatım? Tamamen unutmuşum. Dışarı çıkmasan olmaz mı? Adam,

– Aşkım arkadaşlarla bir şeyler içeceğiz ama.

Kadın adam lafını tamamlar tamamlamaz mutfağa gider ve elinde bir sürü içecek ile gelerek.

– Bütün çeşitler burada da var aşkım, der.

Adam dışarı çıkabilmek için bahane bulmak zorunda olduğu için.

– Ama oradaki TV’de maçı da seyredeceğiz senin bugünkü dizini seyretmenin engellemek istemem, dediğinde kadın hemen kumandayı uzatır.

Adam artık iyiden iyiye köşeye sıkışmıştır. Ne dese kadın her şeye hazırlıklı çıkıyor bir türlü bahane bulamıyordur. Son olarak parlak bir fikir gelir aklına.

– Ama aşkım erkek erkeğe muhabbeti de söz konusu, bunu beraber yapamayız, dediğinde kadın birden;

– Bırak şimdi bunları düşünmeyi dostum, hadi maç başlamak üzere şu TV’yi açalım da keyfimize bakalım.

Kadın Zekası

Bir kadın ve bir erkek kendi arabalarıyla ilerlerken çarpıştılar. Her ikisininde arabası adeta pert olmuştur ama neyse ki kendilerinde bir şey yoktur. Bir şekilde her ikisi de arabalarından dışarı çıkarlar ve kadın adam şöyle der:

“Geçmiş olsun beyefendi. Bakın, her iki araba da neredeyse pert oldu ama bizlerde hiçbir şey yok. Bu bir mesaj olabilir. Belki de burada tanışıp, birbirimizi sevip ömür boyu mutlu bir hayat yaşamak için bir işarettir bu.”

Kadının söylediklerini duyan adam heyecanlanarak ve biraz da sevinerek:

“Galiba haklısınız hanımefendi der.”

Bunun üzerine kadın:

“Bakın arabam hurdaya dönüştüğü halde içerisinde bir şişe şampanya sağlam duruyor hala. Bu kesinlikle bir işaret olmalı. Şampanyayı içip kutlamalıyız bu tesadüfler zincirini.” diyerek devam eder.

Büyük bir memnuniyet ile kadının söylediklerini dinleyen adam kadının teklifini kabul eder. Şampanyayı açarak yarısına kadar içen adam, geri kalan şampanyayı kadına uzatır. Kadın şampanyayı alır, mantarını kapatıp adama geri verir. Kadının yaptıklarına anlam veremeyen adam sorar:

“Eee siz içmeyecek misiniz?”

Bunun üzerine kadın cevap verir:

“Hayır ben polisi bekleyeceğim.”

Karpuz

Büyük bir karpuz tarlası olan çiftçi her akşam tarlasına çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etti.

Bir süre düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi:

“Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!”

Tarlaya koyduğu uyarı levhasından sonra artık karpuzlarının çalınmayacağından emin bir şekilde eve geldi, deliksiz bir uyku çekti.

Ertesi akşam çiftçi karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi.

Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında geziyordu.

Karpuzlarını denetleyerek eksik olmadığını düşünürken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti:

“Şimdi o karpuzlardan iki tane var!”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER