Köylü

Köylü

Köylü

Köyün en güzel kızı Ayşe’ye köyün gençlerinden mehmet aşık olur ve kızın gönlünü ederek Ayşe ile evlenir.

Gerdek gecesi kızın ürkekliğini gören Mehmet kıza olayı önce anlatmaya başlar;
– ”Şimdi sana bişi gösterecem adı *ik ve dünyada sadece bende var bunla çok mutlu edecem seni” der.

Rahatlayan Ayşe’ye kayar.

Gel zaman git zaman Mehmet askere gider bunu fırsat bulan Ahmet’te hemen o gece Ayşe’nin yanına gider ve;
– ”Bende bişey var senin çok hoşuna gidecek” deyince Ayşe meraklanır. Ahmet bi çıkarır kız şaşırır;

– ”Nasıl olur sadece Mehmet’te vardı bundan” der. ama çoktan sevinmiştir ve Ahmet’le her gece sevişmeye başlarlar.

Aradan 18 ay geçer ve Mehmet askerden döner. Ayşe Mehmet’i karşısında görünce Mehmet’e bağırmaya başlar;

– ”Yalancı herif, sahtekar herif” vs.
Mehmet aptallaşmıştır ve sorar;
– ”Hatun ne oldu”.
Ayşe;

– ”Hani bi tane sen de vardı bak Ahmet’te de varmış beni kandırdın” deyince.
Mehmet rahat bi tavırla;
– ”Haa omu der bende 2 taneydi birini Ahmet’e vermiştim” deyince Ayşe iyice dellenir ve derki,

– ”E salak herif madem birini Ahmet’e verecektin bari kötüsünü verseydin” der.

BONUS FIKRA

BAS GAZA

Tırcı Dursun’la muavin Temel, kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler:

“Azami yükseklik 4,5 metre”.

Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun’a döner:

-Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok…

bir gs’li, bir fener´li ve bjk´li

bir gs’li, bir fener´li ve bjk´li arabistan’da yasak olmasına rağmen bir otelde içki içerken yakalanırlar…

mahkemeye çıkarılırlar…

karar idam…

itiraz ederler ve karar ömür boyu hapis cezasına çevrilir. ama o gün, bayrama denk geldiği için prens hazretleri cezayı kaldırıp hepsine 20 kırbaç ceza verir.

bizimkileri sempatik bulduğu için de bir kıyak daha yapıp herkese cezasını hafifletmek için bir istek hakki tanır.

bjk li:

-“sırtıma bir yastık bağlayın” der.

10 kırbaçtan sonra yastık paramparça olur ve pek fayda etmez.

uyanık galatasaraylı bunu görünce:

– “sırtıma iki yastık bağlayın” der. ama iki yastık bile 10 kırbaca dayanmaz.

sıra fenerbahçeli’ye gelince prens hazretleri:

– “bak fenerbahçeli sana acıdım. bu sene hakemlerden çok çektiniz.

bu yüzden sana iki istek hakki veriyorum”

peki der fenerbahçeli:

– “o zaman bana 40 kırbaç vurulsun”. herkes şaşkına döner.

prens hazretleri:

– “peki ikinci isteğin nedir?” diye sorar…

fenerbahçeli pis pis sırıtarak:

– “galatasaraylı’yı sırtıma bağlayın

Bahane

Sürücü dikiz aynasında kendisini izleyen polis aracını görünce,  kaçabileceğini düşünerek gaza dokunur.

Ancak polisi atlamayacağını  anlayınca pes ederek kenara çeker.

Polis arabadan çıkıp sürücünün yanına gelir ve sorar:
-Arkadaş, bugün oldukça yoruldum.

Mantıklı bir mazeretin varsa seni bırakacağım.

Sürücü düşünür ve yanıtlar:
-Karım geçen ay beni bir polis için terk etti.

Aynadan polis aracını  gürünce, kaçtığı polis onu geri getiriyor sandım.

-Pekâlâ, gidebilirsin.

Amerikalı Bilim Adamı

Karadenizliler, bir konferans düzenlerler.

Bu konferansa konuşmacı olarak unlu bir Amerikalı bilim adamı da davet edilir.

Amerikalı konuk, bir hafta erken gelir, hem tatil yapar hem de Türkleri yakından tanıma fırsatı bulur.

Karadenizliler ile Amerikalı bilim adamı hemen her konuda anlaşırlar, uyum içinde konferans biter.

Ayrılık günü gelir, Karadenizlileri alır bir düşünce.

Biz bu değerli bilim adamına ne alalım?

Aralarında toplanırlar, başkan konunun önemini vurgulamak için der ki:

`Biz bu Türk dostu, değerli bilim adamına nasıl bir hediye alalım ki bizi unutmasın?

Hem kullanışlı bir şey olsun, hem her eline aldığında bizi hatırlasın?`

Salonda kısa bir sessizlik olur, arka sıralardan

Temel elini kaldirir: `Sünnet ettirelim!!!

Anne Babaların Saçları Bundan Beyazlıyor…

Büyük şirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili  önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar mühendislerinden  birinin evine telefon eder.

Karşı taraftan fısıldayan bir cocuk sesi:

– “Alo” der.Patron sorar:

– “Baban evde mi? Çocuk fısıldayarak cevap verir:

– “Evet”.Patron sorar:

– “Onunla konuşabilir miyim?” Çocuk fısıldayarak cevap verir:

– “Hayır”.Patron şaşırarak:

– “Peki annen evde mi?”. Çocuk fısıldayarak:

– “Evet”.Patron:

– “Peki onunla konuşabilir miyim?”. Çocuk yine fısıldayarak:

– “Hayır”.Patron şaşkın:

– “Orada başka kimse var mı?”

– “Evet” der çocuk fısıldayarak.

– “Bir polis memuru var”. Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar:

– “Memur beyle konuşabilir miyim?”

– “Hayır” der ufaklık, şu anda meşgul”. İyice meraklanan patron:

– “Neyle meşgul?” Çocuk fısıldayarak cevaplar:

– ” Annem, babam ve itfaiyeci amcalarla konuşuyor”

Meraklanan ve endişelenen patron, telefondan gittikce artan bir gürültü duyar:

– “Bu ses de ne?..” diye sorar.

– “Helikopter” der çocuk, hala fısıldayarak. Panikleyen patron:

– “Neler oluyor orada” diye sorar. Çocuk hala fısıldayarak:

– “Arama kurtarma timi geldi”. Patron endişeli ve neler olduğunu bilememenin kızgınlığı içinde:

– “İyi de neyi arıyorlar…?”. Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir…

– “BENİ…”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER