Kötü Niyetli Cin

Kötü Niyetli Cin

Kötü Niyetli Cin

Temel iş için Amerikaya gitmiş.Los Angeles sokaklarında gezerken ayağına bir lamba çarpmış. Hemen eline almış, silmeye başlamış. Birden lambedan bir cin çıkmış.
– “Dile benden ne dilersen”demiş. “Ama dikkat et ben kötü niyetli bir cinim”.
Temel hemen bir dilek istemiş.
– “Ben kaynanamı hiç sevmem. onu gözlerim görmesin demiş”.
Cin hemen temelin gözlerini kör etmiş.
Temel

– “Amanin naptın” desede
Cin
– “Sana kötü bir cinim demiştim” demiş.
Temel ikinci dileğini yapmış.
– “Benim aletim yere kadar değsin”
cin temelin bacaklarını yok etmiş.
– “Al bakalım şimdi yere değiyor aletin”.

Temel çaresizce üçüncü dileğini yapmış.
– S”on dileğim bana bir güzellik yap”.
Cin kabul etmiş ve Temelin arkasına geçip onu düzmeye başlamış. Temel
– “Bu nasıl güzellik” demiş.
Cin cevap vermiş

– “Hem kör hem topalsın,seni benden başka kim s.ker.

BONUS FIKRA

Ağaçtan Öte Bir Yol

Mahallenin çocukları Nasreddin Hoca’ya muzip bir şaka yapmak istemişler. Plânlarını kurmuşlar ve; “Hoca’yı ağaca çıkaralım. Ayakkabılarını alıp uzaklaşarak biraz şaka yapalım, hem güler eğleniriz” diye düşünmüşler. Hoca’nın yoldan geçeceği saatlerde, uçurtmalarını büyükçe bir ağaca taktırmışlar.

Hoca’yı beklemeye başlamışlar. Hoca oradan geçerken de hemen etrafını sarmışlar :

– “Hocam uçurtmamız ağaca takıldı. Biz çıkıp kutraramadık. Bize yardımcı olur musunuz?” demişler.- “Hay hay” demiş Hoca. Ayakkabılarını çıkarıp sırt çantasına yerleştirmeye başlamış.Çocuklar:”Hoca efendi onları niye yanına alıyorsun? Ağaçta pabuçları ne yapacaksın ?” demişler.

– “Belli olmaz ki evlâtlarım” demiş Hoca; “Bu iyiliğime karşı Rabbim, belki bana ağaçtan öteye bir yol ikram eder.”

İlk Kahvaltı

Evliliğin ilk günü adam erkenden kalkıp kahvaltı hazırlamaya koyulur.

İlkbaharın güneşli bir gününde, oturduğu dairenin balkonunda masayı çiçeklerle süsleyerek işe koyulur.

Ocakta çay demlenirken domatesleri, salatalıkları itina ile doğrar.

Peyniri, zeytini yağı balı reçeli kaymağı ve daha bir sürü çeşidi masanın üstüne güzelce dizer.

Hani derler ya bir tek kuş sütü eksik.

Yatmakta olan yeni gelin, kocasının yaptıklarından habersiz mışıl mışıl uyumasına devam eder.

Koca gayet kibar bir vaziyette karısını uyandırır ve kahvaltının hazır olduğunu söyler.

Yeni gelin uykusundan kalkar, lavaboya gidip elini yüzünü yıkadıktan sonra hava almak için balkona çıkar bir de ne görsün?.

İtina ile hazırlanmış muhteşem bir kahvaltı.

Gördüklerine inanamaz.

Bir erkeğin bu kadar centilmen ve becerikli olmasına şaşırıp kalır.

Kocasının bu davranışı karşısında nasıl teşekkür edeceğini bilemez.

Karı-koca birlikte kahvaltı masasına oturduktan sonra adam, karısının gözlerinin içine bakarak;

─ Karıcığım, bundan sonra sabah kahvaltılarını böyle istiyorum, der…

Kayserili

Kayserili iki arkadaş kahvehanede oturmuş muhabbet ediyorlar.

Aralarında konuşurken, biri diğerine karısından dert yanar;

─ Yahu bizim hanım çok müsrif. Para yetişmiyor. İnanmazsın pazartesi 100 lira istedi. Salı 200 lira, çarşamba 400, dün de 700 lira…

Arkadaşı;

─ Acıdım sana vallahi, nereye harcıyormuş bu parayı?

─ Ne bileyim ben, para verdiğim mi var ki…

Temel ve Piyano

Temel Laz olduğu için kendinden nefret ediyormuş.

Amerika’ya göçmüş ve birçok estetik ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde İngilizce öğrenmiş ve ünlü bir piyanist olmuş.

Günün birinde büyük bir topluluğa konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymuş;

– Helal sana hemşerum, çok iyi çalayusun da!

Temel şaşırmış bir şekilde sormuş;

– Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu. Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.

– Nasıl anlamayayım, demiş adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi piyanoya doğru çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun da!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER