Kötü Haber

Kötü Haber

Kötü Haber

Bir futbol fanatiği, ölüm döşeğinde son anlarını yaşıyormuş, ziyaretine gelen arkadaşlarından biri demiş ki:
– Bana bir iyilik yap ve öbür tarafa gittiğinde, orda da futbol var mı, yok mu? Haber ver.

– Tamam!..
Futbol fanatiği, öldükten iki hafta sonra arkadaşını rüyasında ziyaret ederek şöyle demiş:
– Sana bir iyi bir de kötü haberim var, ilk önce hangisini söyleyim?
– Önce iyi haberi söyle!..

– İyi haber; her çarsamba arkadaşlarla maç yapıyoruz.
– Peki, kötü haber neymiş?
– Kötü haber ise; bu çarsamba kalede sen varsın!..

BONUS FIKRA

Adamın biri iş başvurusunda bulunmuş.

Görüşmeye çağırmışlar; görüşme sonunda yönetici, adama sormuş:

-Peki şirketimizden beklentilerin ne? Seni ne tatmin eder?

Adam saymaya başlamış:

-Öncelikli olarak bir araba istiyorum.

Ayrıca oturduğum dairenin kirasını şirketin karşılamasını, maaş olarak da $3000’dan aşağı çalışmam…

Şirket yöneticisi adamı dinledikten sonra.

-Biz sana son model bir Cherokee jeep ve Tarabya’da bir villa vereceğiz, ayrıca bizim bu pozisyonumuz için planladığımız maaş $6000 idi demiş.

Adamın gözleri fırlamış;

-Şaka yapıyorsunuz, demiş.

Şirket yöneticisi yapıştırmış;

-Önce siz başlattınız…

Yılbaşı Büyük İkramiyesi

Adamın biri bir kahveye girer ve ‘Millet bana bakın!..

Size söylüyorum! Tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene geleciğim’ der ve çıkar.

Kahvedekiler ‘Adam deli herhalde’ diye fazla önemsemezler.

Ve aradan 30 sene geçer. Aynı adam kahveye gene gelir ve der ki:

– ‘Hatırladınız mı beni millet. Size demiştim 30 sene önce, ben yine geleceğim diye.

İşte geldim’ der. Kahvedekiler tabi ki şaşırır.

Adam devam eder:

– ’30 sene sonra gene geleceğim bu kahveye’ der.

Ve gider.

Aradan bi 30 sene daha geçer.

Nesil değişmiştir 30 sene önceki insanların çocukları kahvede oturmaktadır artık.

Adam kahveden içeri girer:

– ‘Bana bakın millet! Ben sizin babalarınıza söyledim.

Size de söylüyorum, 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem’ der ve çıkar.

Kahve milleti gene bunu takmaz. Aradan 30 sene geçerve adam gene gelir:

– ‘Beni hatırladınız mı millet? 30 sene önce tekrar gelicem demiştim, işte geldim ve 30 sene sonra gelip sizin çocuklarınızada aynı şeyi söylicem’ der ve gider.

Aradan bi 30 sene daha geçmiştir. Ve adam gene kahveye gelir:

– ‘Bana Bakın Millet Ben sizin dedelerinize söyledim.

Babalarınıza söyledim, şimdi size söylüyorum, tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem’ der ve gider.

İçlerinden birisi:

– Arkadaşlar bana bu olayı dedem anlatmıştı.

Bu adam bir lamba bulmuş. İçinden çıkan cin 1 dilek hakkı vermiş.

O da bu kahvedekilerden herhangi birine yılbaşı büyük ikramiyesi çıkana kadar ölmek istemiyorum şeklinde bir dilekte bulunmuş.

Haliyle bize büyük ikramiye çıkma ihtimali ne ise bu adamında ölme ihtimali odur. demiş.

oha..

maymun dere kenarındaki ağacın dalına çıkmış, altından akıp giden suya bakarak son derece çakırkeyf şarap içiyormuş..

onu görüp yanına tırmanan minik kertenkele başlamış onunla içmeye..

bir ara susayan kerkenkele “su içmeye gidiyorum, şimdi dönerim..” diyerek aşağı inmiş, ama şarabın tesiriyle derenin sularına kapılmış, ta ki kendisini bir timsah kurtarana kadar..

“hayrola?..”

demiş timsah burnunda tüneyen kertenkeleye,

“nereden böyle?..”

kertenkele başından geçenleri anlatmış, timsah da heveslenmiş içki partisine, kertenkeleyi kenarda bırakıp doğru yüzmüş maymunun bulunduğu ağacın altına,

“heyy..”

demiş yukarı seslenerek,

“maymun kardeş ben geldim..”

“oha..!” demiş timsahı gören sarhoş maymun, “be kardeşim, ne kadar su yuttun sen öyle yav ?…

imam ve cemaati

küçük kasabanın birinde, bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, arazisi üzerine bir genelev inşa etmeye başlamış.

imam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler, ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar.

tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için hergün beddua etmekten öteye geçememiş.

inşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.

caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler, ancak genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya indirek olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler, bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler.

gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkemeye günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:

“bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum,” demiş. “ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var. taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati!..”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER