Kocam Geldii...!

Kocam Geldii...!

Küçük Johnny odasında oynarken babası gelip annesiyle boşanacaklarını söylemiş. “Neden baba?” demiş Johnny üzgün bir ses tonuyla. “Yavrum, artık annenle birbirimize âşık değiliz” demiş adam başını öne eğerek. “Aşk nedir baba?” diye sormuş oğlan. “Sana bir örnek vereyim oğlum. İşten eve geldiğimde annen beni sevinçle kapıda karşılayıp öperdi.

Biz bu heyecanı kaybettik.” Oğlan, “Ama annem sen eve geldiğinde çok heyecanlanıyor baba” deyince bu duyguyu uzun süredir yaşamamış olan adam çok şaşırmış, “N..nasıl?” demiş evliliğini kurtarmak üzere olmanın heyecanıyla. “Komşuyla yatakta oynarlarken senin arabanı park etiğini duyduğunda avazı çıktığı kadar ‘Kocam eve geldi, kocam eve geldiii’ diye bağırıp duruyor.”

BONUS FIKRA:

30. katta çalışan inşaat ustabaşından aşağıdaki tuvalete gidebilmek için izin istemiş,

“ Ohoooo “ demiş ustabaşı, “ Şimdi 30 kat in, sonra tekrar çık en az 1 saat kaybederiz. Sen iyisi mi çık şu putrelin ucuna, ben diğer ucuna basıp dengeleyeyim seni, yap oradan aşağı…”

Ön uçta bizim işçi, arka uçta onu dengeleyen ustabaşı putrelin üzerindeyken birden bir sıvacı ustası bir şey sormak için onlara seslenmiş, denge görevini anlık unutan ustabaşı sıvacıya doğru dönünce tabii bizim işçi uçmuş aşağıya.. Kaza sonrası olay yerine gelen savcı durumu soruştururken 12. Kattaki görgü şahidi bir işçi

“ Savcı bey sanırım bu olay üst katlardaki sapık ilişkiler zinciri nedeniyle oluşmuş bir cinayet…” demiş, “ Çok net olarak gördüm ve duydum… Arkadaş aşağıya doğru uçarken pantolonunu sıyırmıştı, bir de düşerken ‘ Ulan buraya gelsene şerefsiz, beni bu vaziyette bırakıp da şimdi kime gidiyorsun?..’ diye de bağırıyordu efendim..!”

Haberler

seyahatten dönen ev sahibi havaalanından bahçıvanına telefon açmış, konuşuyorlar:

– nasıl, her şey yolunda mı?

– yolunda… küreğin sapı kırıldı, şu anda onu tamir ediyordum.

– neden kırıldı?

– köpeğinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı.

– nee! köpeğim mi öldü?

– maalesef havuza düştü?

– benim köpeğim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür?

– havuzun suyu boşalmıştı, atlayınca betona çakıldı.

– havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız?

– itfaiyeciler evdeki yangını söndürürken ilave suya ihtiyaç duydular.

– neee evde yangın mı çıktı?

– evet efendim. annenizin vefatı dolayısıyla taziyeye gelenlerden biri yanık sigara bırakmış.

– annem mi öldü? yahu kadın daha iki hafta önce sapasağlamdı?

– haklısınız da… yatak odanızda karınızla en yakın arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiş.

– yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende?

– var efendim… geçen gün siz aids testi yaptırmıştınız ya… sonucu geldi, pozitif…

İşimizi Dikkatli Yapmazsak

Tıp fakültesinde ilk kez kadavra başına toplanan öğrenciler baya bi merak ve ilgiyle kadavrayı incelemektedirler…

Profesör dersine başlar .

Ve tıpta iki şey doktorlar için çok önemlidir der.

İlki insan vücuduyla ilgili hiçbir şey sizin için iğrenç olmamalıdır…

Örneğin ;der hemen ardından parmağını cesetin kıçına sokar ve çıkartıp kendi ağzına götürür.

Hadi bakalım sizlerde aynı şeyi yapınız..!

Öğrenciler şok içinde hepsi duraksar ama bakarlarki Prof çok ciddi …

İstemeye istemeye hepsi sırayla kadavranın kıçını parmaklayıp sonrada emerler .

Öğrencilerin hepsi bu işin tadına bakıp berbat bi hale gelmişken Prof konuşmaya devam eder.

Bir tıp doktoru için en önemli ikinci şey gözlemdir der,ve devam eder “ben kadavranın kıçına orta parmağımı soktum ve ağzıma işaret parmağımı götürdüm”

Ve siz şimdi dikkat etmenin ne kadar önemli olduğunu öğrenmiş bulunuyorsunuz..

Sonuç olarak Neymiş arkadaşlar ?

İşimizi dikkatli yapmazsak b*ku yeriz .

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER