Kırmızı Mürekkep

Kırmızı Mürekkep

Kırmızı Mürekkep

Bakire olmayan kızın biri evlenmeye karar vermiş.Ancak damadın anlamaması için ne yapması gerektiğini eski bir mamaya danışmış.

Oda;– ”çok kolay” demiş.– ”Kardeşinin kırmızı mürekkebini yanına al ve ışıktan utandığını söyle,işi bitirdikten sonrada mürekkebi yatağa dök” demiş.

Kız aynen yapmış ama kardeşi kırmızıyı alıp yerine yeşil mürekkep koymuş.

Damat işi bitirdikten sonra kontrol için ışığı açınca çarşafı yemyeşil görünce;

– ”heeytt bee değil k-ı-zlığını bağırsaklarını bile bozdum”…

BONUS FIKRA

Uçmasını da Becerir

Eve dönen 87 yaşındaki kadın 92 yaşındaki kocasını yatakta bir başka kadınla yakalamış. Fena halde öfkelenmiş tabi… Adamı önce balkona doğru sürüklemiş, sonra da tuttuğu gibi aşağı itmiş.

Eşini öldürdüğü gerekçesiyle mahkemeye çıkarıldığında hakim sormuş:

-Kocanızı neden balkondan aşağı attınız?

-Madem ki 92 yaşında bu işleri yapabiliyor, uçmasını da becerir diye düşündüm hakim bey!…

Düz Mantık

Adamın biri bir yarışmaya katılır ve kazanır. Ödül olarak kendisine bir kitap hediye edilir. Kitabın ismi de “Düz Mantık”tır. Adam hediyeyi aldıktan sonra sorar:

-Bu kitap ta ne anlatılıyor?

-Okuyunca öğrenirsin.

-Ben kitap okumayı pek sevmem siz bana kısaca anlatın.

-Bakın şimdi, mesela sizin evde akvaryum var mı?

-Evet var.

-O zaman içerisinde su da vardır.

-Evet su da var.

-Su var ise balıkta vardır.

-Evet o da var.

-Balık var ise siz hayvanları seviyorsunuz demektir.

-Evet seviyorum.

-Hayvanları seven insanları da sever.

-Evet insanları da seviyorum.

-İnsanları sevdiğiniz halde bir sevgiliniz de vardır.

-Evet sevgilim de var.

-Orta yaşlısınız ve bir sevgiliniz olduğuna göre siz evlisiniz.

-Evet evliyim.

-Evli olduğunuza göre homoseksüel değilsinizdir.

-Doğru değilim.

Bak gördünüz mü düz mantık işte budur. Kitap bunu anlatıyor…

Adam kitaptan oldukça etkilenmiştir ve kolunun altına sıkıştırıp evin yolunu tutmuştur. Yolda giderken komşusuna rastlar ve komşusu sorar:

-Nedir kolunun altındaki?

-Düz mantık kitabı.

-Nasıl bir şey biraz anlatır mısın?

-Bak şimdi, sizin evde akvaryum var mı?

-Hayır yok.

-O zaman sen homoseksüelsin.

Evlenirken neredeydin?

Adamın işi varmış, Ankara’ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses :

-Binme, bu uçak düşecek! Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş. İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış :

-Uçak düştü kurtulan olmadı! Koşmuş Haydarpaşa’ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında :

-Binme bu trene, raydan çıkacak! Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş :

-Tren Eskişehir’de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı…

Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses :

-Bu otobüse binme, freni patlayacak!

Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış :

-Sen kimsin yahu?

-Ben senin iyilik meleğinim!

Adam iyice kızmış :

-Ulan evlenirken neredeydin!

Okula Gitmek İçin 2 Neden

– Hadi oğlum,uyan artık. Okula geç kalacaksın.

Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle:

– Fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum dedi.

Anne oğlunun isteğine karşı çıktı.

– Okula neden gitmek istemiyorsun bakalım? İki ciddi neden söyle bana dedi.

Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesinin sorusunu yanıtladı :

– Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar, bir… Tüm öğrenciler de benden nefret ediyorlar, iki.. Bu iki ciddi nedenim yeterli mi, anne?

Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı.

– Bunlar okula gitmemen için neden olamaz, Şimdi hemen kalk ve çabuk hazırlan. dedi. Bu kez oğlu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden.

– Sen de bana okula kesinlikle gitmemi gerektirecek iki ciddi neden gösterebilir misin, anne? dedi.

Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oğlunun üstündeki yorganı hızla çekti ve oğlunun istediği iki ciddi nedeni açıkladı :

– Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskaca adamsın. İkinci ciddi neden ise, sen okulun müdürüsün.

Sıraya Geç!

Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze korteji fark eder. Önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut, arkalarında tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin başındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar:

– “Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?”

Adam yanıtlar:

– “Öndeki karım arkadaki de kayınvalidem.”

– “Vah, vah başınız sağ olsun. Nasıl oldu?”

– “Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidem karımın yardımına koşunca onu da öldürmüş.”

Adam biraz düşündükten sonra:

– “Beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim?”

– “Sıraya geç!..”

Ne İstediğine Çok Dikkat Et

Çok yakışıklı ve karizmatik bir adam yanında bir devekuşu ile bara gitmiş.

Herkes şaşkınlık içinde adama bakarken adam bara yaklaşmış: “Bana bir viski, ona da kırmızı şarap” demiş.

Gece boyunca içkiler içilmiş, yemekler yenmiş. Gecenin sonunda barmen bir kutu içinde hesabı getirmiş, adam kutuyu açmadan, elini cebine götürmüş ve çıkan parayı masanın üstüne koymuş.

Sonra da devekuşu ile çıkıp gitmiş.

Bu garip olay üst üste bir kaç gece tekrarlanınca, barmen dayanamayıp adama sormuş:

“Her gece cebinizden çıkan para ile hesap kuruşu kuruşuna tutuyor, bunu nasıl başarıyorsunuz?”

Adam gülümsemiş:

“Bir gün karşıma bir cin çıktı ve üç dileğimi sordu. İlk olarak yakışıklı ve karizmatik olmayı istedim. İkincisi, ne almak istersem cebimde onu almaya yetecek kadar para olmasını…”

Barmen “peki ya bu kuş?” diye sormuş çekinerek.

Adam, “son dileğimde, yanımdan hiç ayrılmayacak uzun bacaklı bir piliçti” demiş.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER