Kimdi o

Kimdi o

Kimdi o

Bir gün çok zengin bir adam bir yarışma düzenlemiş ve bir havuza bütün tehlikeli deniz yaratıklarından koymuş. Bu yarışmaya da Türkiye’den Temel, bir fransız bir ingiliz gitmiş. Bu zengin adam demiş ki;
– bu havuzun bir tarafından diğer tarafına yüzene 1.000.000 $ vereceğim. Hiç kimse kabul etmemiş bu sefer adam yat vereceğimkat vereceğim,ev vereceğim ,kadın vereceğim falan ama yinede hiç kimse kabul etmemiş bunun üzerine adam; ibne vereceğim demiş, o anda Temel atlamış havuza yüzmüş karşı taraftan çıkmış herkez şaşırmış ama Temel çıkar çıkmaz  ” nerde o i*ne ” diye bağırmış. Bunun üzerine ev sahibi Beyefendi; ne kadar sabırsızsınız deyince Temel cevabı yapıştırmış.
-“Sizin vereceğiniz değil beni suya iten arıyorum..”

BONUS FIKRA

BEN VURDİM ONİ

Temel yol kenarında otostop yapar bir mersedes durur ve Temel’i alır. Temelde adama bir şeyler sormaya başlar.

-Abi ben pu arabanun önündekü yildizun ne işe yaradiini merak edeyrum, der. Şöför onunla geçen yayalara nişan alıp çarpıyorum böylece kurtulamıyorlar, der. Beş dakika sonra yayaların yanından geçerken arkadan bir ses gelir ve söför arkaya dönerek Temel’e sorar ne oldu o ses neydi? Temelde abicium sen hedefu kaçirdun ama merak etme ben kapiyla vurdim oni.

Fbi Sınavı

fbi, eleman alımı için duyuru yapar. üç kişi başvurur. fbi binasında adayların hepsiyle tek tek görüşmeler yapılmaktadır. ilk adam içeri alınır ve şu sorular sorulur:

‘karını seviyor musun?’
‘evet, efendim.’
‘ülkeni seviyor musun?’
‘evet, efendim.’
‘pekala, biz karını da getirdik. şu an yan odada.’ ve masanın üzerine bir tabanca koyar. ‘şimdi odaya gir ve karını öldür!’

adam silahı alır, yan odaya geçer. 5 dakika hiç ses duyulmaz. adam tekrar ilk odaya geri döner. kravatı gevşemiş, ter içinde kalmıştır.

‘yapamayacağım efendim.’ ve orayı terk eder. ikinci adam içeri alınır. aynı sorular, aynı yanıtlar… ve ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. adam da yapamayacağını söyler ve ayrılır.

son adam temel içeri girer. aynı sorular. aynı cevaplar. ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. temel içeri girer. 5-10 saniye sonra içerden silah sesleri gelmeye başlar. ‘bam, bam, bam, bam, bam, bam!’ derken kısa bir sessizlik ve ardından gürültülü bir cam kırılması duyulur. adamlar içeri girer, temel biraz terlemiştir. fbi personeli sorar: ‘ne oldu?’

temel cevaplar : ‘efendum bana verdiğunuz silah kurusıkı çıktı, o yüzden karıyı camdan aşağıya atmak zorunda kaldım.’

düz mantık

temel trt1 de bir yarışmaya katılır ve kazanır. kendisine bir kitap hediye edilir. kitabın adı da “düz mantık” tır. temel hediyeyi alırken sorar;
-bu kitapta ne yaziyo?

-okuyunca ogrenirsin…
-ben onunla ugrasamam, anlat bakiim sen bana.

-ok bak simdi; senin evinde akvaryum var mi mesela?
-evet var…

-o zaman icinde su da vardir?
-evet var…

-içinde su varsa balik da vardir….
-evet var…

-balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
-evet….

-hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde? >
-evet…

-o zaman senin sevgilin de vardir?
-evet var.

-yasli gorunuyorsun o zaman sen evlisindir?
-evet.

-e karin olduguna gore de, homoseksuel diilsindir?
-evet.

-bak gordun mu?…

temel cok etkilenir. kitabi alir koltugunun altina eve dogru giderken dursun’u gorur…
dursun sorar;
-temel o ne?
-duz mantik kitabi!
-nasi bisey bu anlat bakiim…
-bak simdi; sizin evde akvaryum var mi?
-yook!
-o zaman sen ibnesin….

5000 yıl önce

rus fizikciler yerin 100 metre altinda bakir tel bulduklarini, bunun ise atalarinin bundan 1000 yil öncesinde telefon sebekelerinin oldugunu kanitladigini duyurdular.

bu olaydan 1 hafta sonra amerikan gazetelerinde ilginç bir manset.

amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 2000 yil öncesine ait fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, amerikan toplumunun ruslardan 1000 yil öncesinde gelismis digital haberlesme sistemleri oldugunu söylediler.

bir hafta geçmeden türk gazetelerinde yeni bir manset.

türk bilim adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve hiçbirsey bulamadiklarini, bunun ise atalarinin 5000 yil öncesinde mobil telefon ve kablosuz iletisim sistemlerine sahip olduklari sonucuna vardilar..

test

30’lu yaşlarında zengin bir adam bir gün evlenmeye karar verir ve gelin adayı aramaya başlar. pek çok aday vardır, bunların arasından eleye eleye son üç gelin adayı bırakır. fakat bu üçünden hangisini seçeceğine bir türlü karar veremez. ve bir test yapmaya karar verir.

bu üç gelin adayına da 10.000’er tl verecek ve onların bu parayla neler yapacağına bakacaktır.

birinci aday bu parayla gider estetik yaptırır, süslenir püslenir, giyinip kuşanıp adamın karşısına gelir. ve adama bütün bunları senin için yaptım çünkü sen en iyisini hak ediyorsun der.

ikinci aday bu parayla pek çok hediye alır ve hepsini adama verir, hatta biraz kendi cebinden de para ekler. bütün bunları senin için yaptım çünkü sen en iyisini hak ediyorsun der.

üçüncü aday ise aldığı bu 10 bin tl’yi bir yardım vakfına bağışlar ve makbuzunu da adama verir.

zengin damat adayımız, bu üç davranıştan da çok etkilenir ve uzun uzun düşünür. en sonunda seçeceği kadına karar verir ve büyük memeli olanla evlenir.

kum

amerika-meksika sınırında görevli bir polis motosikletinin arkasında kum torbası olan ve meksikaya geçmek isteyen birini görmüş;
ve bu motosikleti kullanan kişiden şüphelenmiş.

—ne var o kum torbasında?

—sadece kum var efendim..

—dök bakalım yerede bir bakayım!

adam torbayı indirmiş ve torbayı
yere dökmüş..

görevli polis memuru bakmış evet aynen adamın dediği gibi sadece kum..
gel zaman git zaman bu motosikletli kişi sürekli amerika-meksika arası gidip geliyor ve kum torbası sürekli motosiklette ve her seferinde memur kontrol ediyor sonra bir şey bulamadığı için sinir oluyor ama yapacak bir şey yok…

günlerden bir gün bu memur emekliye ayrılıyor ve meksika da yaşamaya başlıyor ve bir gün bir cafe de otururken birde ne görsün, sürekli sınırdan motosikletinin arkasında kum torbası ile geçen o şahıs.. onu yanına buyur ediyor ve başlıyor konuşmaya

—yıllarca o sınırda görev yaptım sürekli gelip gittin motosikletle.. hep şüphe ettim o kum torbasından fakat bir şey bulamadım. şimdi söyle bakalım ne kaçırıyordun sen o sınırdan?
adam hafif bir gülümseme ile cevap vermiş

—motosiklet

saat

kadının teki 46 yaşında iken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. ameliyat masasındayken ölüme yakın aniden bir hayal görüyor. bir bakıyorki azrail ve soruyor:

– benim saatim geldi mi acaba?

azrail cevap veriyor:

– hayır senin 43 sene 2 ay ve de 8 günün var.

kadın narkozdan uyanır uyanmaz estetik yaptırmaya karar veriyor. yüzünü gerdirtiyor, dudaklarını doldurtuyor ve göğüslerini düzelttiriyor. kısacası yeniden doğmuş gibi oluyor. uzunca bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor. son ameliyattan sonra hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor. tam karşıdan karşıya geçerken ambulans çarpıp ölüyor.

öbür tarafta azrail’e soruyor:

– 40 seneden daha fazla yaşayacağımı sanıyordum, neden o zaman bana o ambulansın çarpmasını sağlayıp, beni öldürdün?

azrail cevap veriyor:

– kız allah canını almasın ben seni tanıyamadım ya?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER