Kilisede Günah Çıkarma Ayini

Kilisede Günah Çıkarma Ayini

Kilisede Günah Çıkarma Ayini

Kilisede günah çıkarma ayini vardır.
Ve günahlarını çıkarmak için 4 kız tanrıdan af dilemektedirler.
ve;
“Aziz peder,dün ben arkadaşımın şeyini sağ elime aldım.”der.
Peder:
-Merak etme kızım elini kutsal suya batır hiçbir günah kalmaz.
der.
2. kız:
“Aziz peder,dün ben arkadaşımın şeyini sol elime aldım.”der.
peder:
-Merak etme kızım sen de elini kutsal suya batır hiçbir günah kalmaz.
der.
3.ve 4. kız kavga etmektedir.
4. kız zorlukla kendini pederin önüne atar ve:
“Sayın peder şu arkadaş g.tünü yıkamadan ben bi gargara yapsam”.

BONUS FIKRA

Restoranın birinde huysuz bir müşteri yemek yemektedir.

Sürekli olarak garsonu yanına çağırarak, çok sıcak olduğunu havalandırmayı çalıştırmalarını, bir süre sonra soğuk olduğunu havalandırmayı kapamalarını söylemektedir.

Garson son derece sakin bir şekilde kızmadan tamam demektedir.

Yaklaşık bir saat süren bu koşuşturmayı izleyen bir diğer müşteri garson yanından geçerken,

“Sizi tebrik ederim, ne kadar sabırlısınız. Ben sizin yerinizde olsam şimdiye kadar çoktan sinirlenmiştim” der.

Garson yanıtlar; “Hiç önemli değil. Niçin kızayım ki? Restoranda havalandırma yok”

Branda

bir mafya babası evli bir kadınla ilişki kurmuş. bir gece kocası yok diye kadının evine gitmeye karar vermiş ve adamlarına;

“ben içeri girdikten sonra hemen büyük bir branda ayarlayın ve pencerenin hemen altına dört ucundan gerin” demiş.

sonra da ne yapacaklarının talimatını vermiş:

“kadının kocası gelirse kapıyı bir kere çaldırın, ben aşağıya atlayacağım, yakalanıp karizmayı çizdirmeyelim… tamam mı?”

adamları,
“baş üstüne patron” demişler.

mafya babası kadının evine girmiş, tam yatağa uzandığı anda evin kapısı çalınca bizimki kendini tereddütsüz pencereden donla 4. kattan aşağı fırlatmış.

kadın üzerine alelacele bir şey alıp kapıyı açmış ki karşısında mafya babasının adamlarından biri…

“yenge” demiş adam mahcup bir şekilde başını öne eğerek,

“patrona söyle, branda bulamadık!”

Kadınlar

Kadın eşine sorar ben ölürsem ne kadar sürede evlenirsin.

Eşi, toprağın kuruduğu zaman der.

Ve kadın 2 sene sonra ölür.

Eşi her mezarına ziyarete geldiğinde toprağı ıslak görür ve üzgün geri döner.

Ve aylar sonra bir gün mezarlığa giderken kayınçosunu görür, ne yaptığını sorar. oda ablamın toprağını suladım oradan geliyorum kurumasın, ölmeden önce vasiyet etti der.

Adam gülerek; ah kadınlar.. kadınlar… öteki dünyadan bu dünyayı yönetirler…

Mazi

kadin gece yarisi uyandiginda kocasinin yatakta olmadigini gorur. kalkip mutfaga gittiginde kocasini yasli gozlerle kahve icerken bulur.

“ne oldu, neyin var” diye sorar.

adam: “40 yil onceki ciktigimiz gunleri hatirliyormusun?”

kadin cok duygulanir. demekki kocasi 40 yil onceki yillarini hatirlayip, uyuyamamistir.

“evet” der duygulu bir sesle.

adam: “daha liseyi yeni bitirmistik ve sen 18’ine girmek uzere idin.”

“evet” der kadin o gunleri hatirlayarak.

“bir gun annen evde yoktu ben size gelmistim. hatirliyormusun?”

“evet ” ! der kadin gulumseyerek.

adam: “annen eve erken gelmisti ve bizi yakalamisti, hatirliyormusun?”

kadin “evet” der buyuk bir sevgi ile. kocasinin her detayi hatirlamasindan memnun ve mutlu.

adam: “annen odasina gitmis bir silah ile gelip silahi basima dayamis ve ya kizimla evlenirsin yada seni 40 yil hapse gonderirim, daha 18’ine bile basmadi” demisti. hatirliyormusun?”

“evet” der kadin gulumseyerek.

adam gozlerindeki yaslari siler ve buyuk bir ic ceker:

“bugun hapisten cikiyor olacaktim”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER