Kesmeyeceğim Yakacağım

Kesmeyeceğim Yakacağım

Kesmeyeceğim Yakacağım

Adam karısını yatakta başka biriyle yakalar, tabancayı çeker, adamı
aletinden yakalayıp, sürükleyerek doğru garajdaki çalışma tezgahına
kadar götürür.
Uzvunu iyice mengeneye sıkıştırır, mengenenin kolunu söker.
Bir testere bulmak için giderken öteki bağırmaya başlar.
– ”Yapma etme, oldu bir hata, kesme ne olur!”.
– ”Yok, yok, kesmeyeceğim, garajı ateşe vereceğim testereyi’de yanına bırakacam”

BONUS FIKRA

1960’lı yıllar! Elazığ Akıl hastahanesinden personelin bir ihmali sonucu bütün deliler kaçar,

Elazığ’ın cadde ve sokaklarına dağılırlar.

Toplam 423 deli kaçmıştır.

Mülki makamlar panikler,

Başhekime koşup “Doktor bey ne yapalım?” diye sorarlar.

O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastahanenin başhekimidir.

Mutemet Bey : “Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin” der.

Doktor önde birkaç personeli arkasında Kara trencilik oynayarak bütün Elazığ’ı “çuf çuf” nidalarıyla dolaşırlar.

Başhekimin tahmini tutmuştur, bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olurlar.

Lokomotif, yani başhekim Mutemet bey yönünü hastahane’ye çevirince tüm kaçan deliler hastahaneye geri dönmüş olurlar.

Sorun çözüldüğü için Mülki makamlar ve doktorlar, trencilik oynayıp hastahaneye döndükleri için de deliler hallerinden çok memnundur.

Ancak esas sorun akşam yoklama yapıldığı zaman ortaya çıkar;

Hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı 612 kişidir.

Babada Kalacak

Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:

“Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum.

Onu dokuz ay karnımda taşıdım.”

Hakim kocaya sormuş:

“Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?”

Adam “Var tabii” demiş ve anlatmış:

“Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi.

Makineye parayı attınız ve kola geldi.

Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?”

Hakim sekreterine dönmüş:

“Yaz kızım. çocuk babada kalacaktır…”

Hamile Kalamayan Koyun

Adamın birinin çok sevdiği bir koyunu varmış.

Bu koyun hiç gebe kalamıyormuş.

Adam, komşu köyde birinin koçu olduğunu ve hangi koyunla çiftleşirse hamile bıraktığını duymuş.

Bunun üzerine koyununu el arabasına koymuş, çıkmışlar yola,

köye vardıklarında selam verip adamın yanına yaklaşmış.

-Yahu gardaş senin koçun methini duydum koştum geldim.

Hele bizim koyuna da bir çare.
-Aman gardaş lafımı olur. Amma 30 liranı alırım.
-Tamam.

Neyse çiftleşme gerçekleşiyor ve adam koyunu tekrar el arabasına koyup giderken koçun sahibine soruyor:
-Hamile kalıp kalmadığını nereden anlayacağız?
-Yarın sabah ahıra girince bak.

Koyun eğer yatıyorsaaa hamiledir.

Yok ayaktaysa hamile değildir.

Neyse sabah oluyor adam bir heyecanla ahıra koşuyor. Bakıyor ki koyun ayakta.
Ulan diyor yine tutmadı.
Karısı demiş ki bi daha götür.
Adamın ki de bir ümit koyunu tekrar el arabasına bindirip gitmiş.
Bu sefer 40 lira alıyor koç sahibi.
Ertesi sabah adam koşa koşa ahıra gidiyor ki bi de ne görsün koyun yine ayakta.
Adam iyice sinirleniyor. Neredeyse koyunu kesecek.
Karısı adamı sakinleştirip koyunu tekrar götürmesi için adamı ikna ediyor.
Adam koyunu götürüyor ama koç sahibi adam bu sefer 50 lira alıyor.

Adam daha da sinirleniyor söylene söylene eve geliyor.
Koyunu ahıra atıp gidiyor.

Sabah ise yatağına uzanmış umutsuz ve sinirli bi şekilde karısına:
-Hele git şu koyuna bak. Oturuyor mu ayakta mı.

kadın gidip bakıp geliyor ve diyor ki:

-Koyun ne oturmuş ne de ayakta bey.

Arabaya binmiş seni bekliyor.

Güncelleme Tarihi: 21 Mart 2019, 15:58

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER