Kayserili müşteri

Kayserili müşteri

Kayserili müşteri

Yahudi’nin biri pazara topal eşeğini satmak için götürür fakat alıcıyı kandırsın diye eşeğin tırnağına bir çivi çakar.
Eşeğe bir Kayserili müşteri çıkar.
Kayserili ayaktaki çiviyi görür, “içinden çiviyi çıkarırım eşek düzelir.” diye düşünür.

Parayı verir eşeği alır. Yahudi ertesi gün sağda solda övünür:
” Siz Kayserililer açık gözüz diye övünürsünüz, eşek anadan doğma sakattı o çiviyi ben çaktım alıcıyı kandırdım!” der.
Duyanlar eşeği alan Kayserili’ye koşup anlatırlar.
Kayserili elini dizine vurur:
” Tuh yahu, verdiğim para sahte olmasaydı bayağı kazıklanmıştım..! “

BONUS FIKRA

AVCI TEMEL

Altı kişilik avcı grubu, rehber olarak tuttukları tecrübeli avcı Temel’in önderliğinde ormanda yürümektedirler.

Avcıların karşısına küçük bir delik çıkmıştır.

Temel:

– Yatın uşaklar yere, tavsan deliği!

Bütün avcılar yere yatmıştır.

Gerçekten bir müddet sonra delikten tavsan çıkmıştır.

Avcılar tavşanı hemen vururlar.

Yeniden yürümeye başlarlar.

Bir müddet sonra karşılarına büyükçe bir delik çıkar ve Temel derki:

– Yatın yere uşaklar, hâcen tilki deliği!

Avcılar yere yatar.

Biraz sonra delikten tilki çıkar.

Onu da vururlar. Tekrar yola koyulurlar..

Bu defa daha karşılarına büyük bir delik çıkar. Temel :

– Yatın yere uşak ayı ini !

Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar.

iyice keyiflenen avcılar yürümeye devam eder.

Kısa bir zaman sonra çok büyük bir deliğin başında dururlar.

Acemi avcılar hep birden Temel’e bakar.

Temel:

– Uşaklar ne çıkacağını ben de bilmiyorum.

Fakat yatın yere, artık ne çıkarsa bahtımıza !

Ertesi gün gazetelerde şöyle yazmaktadır:

`Altı avcı tren altında can verdi…

Kamp

cahil bir baba ve eğitimli oğlu, ormana kamp yapmaya gider.

çadırlarını kurup uykuya dalarlar.

bir kaç saat sonra baba oğlunu kaldırır ve sorar;

“gökyüzüne bak, ne görüyorsun?”

oğlan: milyonlarca yıldız görüyorum.
baba: peki bunlar sana ne ifade ediyor?

oğlan: konuyu astrolojik olarak ele alırsak,

evrende milyonlarca gezegen vardır. bu gezegenler birleşip…

baba tokadı yapıştırır ve:

salak oğlum çadırı çalmışlar…!

Selamı Var

üniversitede okuyan bir öğrenci yıl sonu sınavlarına girmiş ve arkadaşına:

– ben memleketime gidiyorum, sınavlar belli olduktan sonra bana sonuçları bildir, ancak telefona ben çıkarsam bana söylersin.

telefona annem çıkarsa zayıfım olmaz ama eğer bir tane olursa ebubekir’in selamı var dersin.
iki zayıf imkansız ya, eğer olursa ebubekir’in ömer’in selamı var dersin.

üç zayıf hiç olmaz da eğer olursa ebubekir’in, ömer’in, osman’ın selamı var dersin.

dört zayıf imkansız da eğer olursa, ebubekir’in, ömer’in, osman’ın, ali’nin selamı var dersin, şeklinde konuşup memleketine gelir.

bir zaman sonra sınavlar belli olur, arkadaşı sınav sonuçlarını bildirmek için telefona sarılır, telefona öğrencinin annesi çıkar.

– teyze, oğlunuza söyleyin ümmet-i muhammed’in selamı var.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER