Kaleci Temel

Kaleci Temel

Kaleci Temel

Karadeniz’de bir evde yangın çıkmıştı.
Bir kadın kucağında çocukla damın tepesinde kalakalmıştı.İtfaiye geldi, ama kadın bir türlü çocuğu aşağı atmıyordu.

Birlikte cayır cayır yanacaklardı.

Derken kalabalığın arasından Temel fırladı :
-At yenge, çocuğu aşağı at.

Ben Sürmenespor’un kalecisiyim.Çocuğu tutarım.
Kadın inandı ve attı.
Temel nefis bir atlama ile çocuğu yakaladı.
Sonra üç kere yere vurup degajını yaptı..

BONUS FIKRA

Kadının biri çırılçıplak koşup taksiye biner.

Taksi şoförüne “falanca yere gidelim” der.

Taksici “tamam” der, sürer arabasını.

Yolda giderlerken şoför ikide bir dikiz aynasından kadına bakar.

Buna sinirlenen kadın:

-Ne bakıyorsun, hayatında çıplak kadın görmedin mi?

Şoför kadına bakar ve şöyle der:

-Yok abla ondan değil, ben parayı nerenden çıkaracaksın onu merak ediyorum!

 DENETİM

Genç yaşta emekli olan albay, evde sürekli oturmaktan, hanımıyla ağız dalaşına girmekten sıkılınca, bakkalına gider:

– “Sana ayda 200 lira para vereyim, bunun karşılığında seni her gün denetleyeyim!”der.

Teklifi cazip bulan bakkal, hem para kazanacağım hem de deneyimli bir albayın uyarısını, yardımını alacağım, diyerek hemen kabul eder.

Emekli albay, ertesi gün sabah 08:00 den akşam mesai sonuna kadar bakkal dükkanını denetlemeye başlar.

Bakkal bir gün bile geçmeden denetimden sıkılır, baş edemez duruma gelir..dayanamaz:

– “Albayım, al 200 liranı, ben bu işten vazgeçtim!”diyerek anlaşmayı bozar.

Emekli albay, manav, kasap, kırtasiyeci derken tüm esnafa aynı teklifi yapar. ancak bir süre sonra hepsi denetimden sıkılarak anlaşmayı bozar.

Son olarak gittiği manifaturacı ile yıldızları barışır. denetim işi aylar sürer. çok güzel anlaşırlar.

Manifaturacı albayın her isteğini “baş üstüne” diyerek yerine getirir. olanlara bir anlam veremeyen albay:

– “Yav arkadaş, bütün mahalle esnafı denetimden sıkıldı. seninle gayet iyi çalışıyoruz. nitekim bu başarımızın sana göre sırrı ne?”

Manifaturacı hazırola geçip:

– “Albayım, ben de emekli başçavuşum.” der.

leonardo di caprio

encinin biri pasaportunu kaybetmis. tam da turkiye’ye tatile gidecegi gun. aksilik bu ya…

uçagi kaciracak, kara kara düsünürken yolda bir pasaport bulmasin mi ?!..

hemen almis yerden, bir bakmis ki leanardo di caprio’nun pasaportu..

“ne olursa olsun” demis ve sansini denemeye karar vermis.

çikarmis leonardo’nun fotografini, kendi fotografini yapistirmis.. uçmus türkiye’ye.

atatürk hava limaninda görevli gümrük memurunun karsisina geçmis.. kim olabilir memur.. tabi ki temel… 

almis pasaportu eline temel adamin ismine bakmis :

”leonardo di caprio”, fotografa bakmis, bir zenci.

adama bakmis ayni zenci… bir kaç saskin bakistan sonra

temel obur masaya seslenmis,

ula cemal, bu titanik batmis miydi, yanmis miydi?”

Tokat

bir yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. başka kimse yok.

bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar.

derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- çok şiddetli bir şamar sesi duyuluyor. tren tünelden çıkıyor.

herkes şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor.

genç kız düşünüyor; (benim yerime annemi öperlerse, işte böyle şamarı yerler..)

kızın annesi düşünüyor; (helal benim kıza, öpüldü ama, hemen şamarı yapıştırdı..)

yuzbaşı düşünüyor; (ulan asker kızı öptü, şamarı ben yedim…)

asker gülümsüyor; (intikamımı aldım daa. havaya bir öpücük yüzbaşıya bir şamar!!)

Köpeğinizi Ödünç Alabilir Miyim?

Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze korteji fark eder.

Önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut, arkalarında tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam.

Tuhafına gider. Kafilenin başındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar:

– “Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?”

Adam yanıtlar:
– “Öndeki karım arkadaki de kayınvalidem.”

– “Vah, vah başınız sağ olsun. Nasıl oldu?”

– “Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidem karımın yardımına koşunca onu da öldürmüş.”

Adam biraz düşündükten sonra:
– “Beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim?”
– “Sıraya geç!..”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER