İtiraf Et

İtiraf Et

İtiraf Et

Bir kadınla erkek araba içinde gitmektedirler.
Birbirlerine çok sokulmuşlardır.
İkisi de aşırı derece heyecanlanıp adeta kendilerinden geçmişler.

Bir ara kadın elini aşağı doğru uzatarak sorar:
– Baksana, bu sert şey ne?
Vites kolu mu, yoksa yanılıyor muyum?

BONUS FIKRA 

Frankie ayı avlamak için tek başına ormana gidiyor…
Elinde tüfeğiyle ormanda gezerken karşısına küçük kahverengi bir ayı çıkıyor, o da hemen ateş edip öldürüyor…
Tam ayının yanına gidecekken omzuna pat pat bir el dokunuyor, başını bir çeviriyor ki arkasında kocaman siyah bir ayı…
Ayı diyor ki:
– “Sen en iyi arkadaşımı öldürdün…

Şimdi iki seçeneğin var”:
– Ya seni parçalayıp yiyecegim ya da seni burada bir güzel be*******ğim…”
Frankie çaresiz ikinci seçeneği kabul ediyor…
Siyah ayının işi bittikten sonra Frankie eve dönüyor.
2 hafta ağrılar içinde kıvranıyor ve aklına koyuyor:
– “Gidip o siyah ayıyı bulacağım, intikamımı alacağım”
Haftasonu Frankie tekrar ormana gidiyor…
Akşama kadar bakmadığı yer kalmıyor, sonunda siyah ayıyı buluyor..
Tüfeğini ateşlediği gibi ayıyı öldürüyor..
Tam yanına gidecekken yine omzuna bir el dokunuyor, bir bakıyor bu kez arkasında kocaman kahverengi bir ayı:
– “Sen kardeşimi öldürdün…Şimdi iki seçeneğin var,
ya seni parcalayıp yiyeceğim ya da bir güzel be******ğim…”
Frankie yine parçalanmaktansa diğerine razı oluyor…
Büyük kahverengi ayının işi bittikten sonra, Frankie yerinden kıpırdayamıyor.

Ertesi sabah birileri onu bulunca hastaneye kaldırıyorlar, haftalarca yatıyor ve yine aklına koyuyor:
– “Gidip o kahverengi ayıyı bulacağım, bu yaptığını canıyla ödeyecek”
Ve Frankie haftasonu yine ormana gidiyor….
Yine epey bir dolaştıktan sonra büyük kahverengi ayıyı buluyor, hemen vurup öldürüyor…
Tam yanına gidecekken yine omzuna bir el dokunuyor…
Bir arkasını dönüyor ki, bugüne kadar gördüğü en iri yarı kocaman bir ayı… Bizimkine gülüyor:
– “Hadi Frankie itiraf et, sen buraya ayı avlamaya gelmiyorsun….”

SINAV

Ülkenin birinde başbakanın yanına memur alınacaktır. 

Sınav, mülakat, güvenlik soruşturması, torpil falan derken sonunda adaylardan biri bu iş için uygun görülür.

Ancak adam tam göreve başlayacakken, başbakan:

– “Bir de ben göreyim,” der.

Adayı hemen başbakanın huzuruna çıkarırlar.

Başbakan, masasının çekmecesinden beş milyonu çıkararak, adaya uzatır:

– Bak aslanım, Yarın göreve başladıktan sonra sana işim düşecek.

Al şu beş milyonu da, bu işi hallediver.

Aday, parayı reddeder:

– Kesinlikle olmaz.

Başbakan:

– Peki çıkabilirsin.

Sonra yardımcılarını çağırır ve konuşur:

– Bu adamı sakın işe almayın.

Daha rüşvet almasını bilmiyor.

22 No’lu Karayolu

Amerika’da 22 no’lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş.

Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saatle gittiğini fark etmiş. bu araba yolu tıkıyormuş.

ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün.

Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. ve yanındada çok korkmuş bir köpek var. polisi görünce yaşlı sürücü:
polis bey çok mu hızlı gidiyordum? diye endişe ile sormuş.

Polis demiş ki;
hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor!

radardan gördüğüm kadarıyla 22 km.hızla gidiyorsunuz.

Yaşlı teyze:
ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak istedim!

Polis:

Teyzeciğim,

O 22 otoyolun numarası. bu yolda min. 50 km hızla gitmelisiniz.

Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş.
Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine yanda oturan, korkmuş köpeğe kaymış. ve sormaya karar vermiş sürücüye.

Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? bu yanında oturan köpeğin nesi var? çok korkmuş gözüküyor, sanki dilini yutmuş gibi!

Kadın şöyle cevap vermiş:

“Valla bende anlamadım, 250 no’lu karayolundan çıktıktan beri böyle..”

Akıl

Bir televizyon programında konuklar arasında bir profesör vardır.

Programın sunucusu çokbilmiş tavrıyla profesöre:

-“Hocam, siz okumuş adamsınız, bilirsiniz termosa soğuk su koyduğumuzda suyu soğuk tutuyor, sıcak su koyduğumuzda suyu sıcak tutuyor.

Termos suyun soğuk ya da sıcak olduğunu nasıl anlıyor?”

Profesör cevap verir:

– “Çok basit! Siz elinizi suya soktuğunuzda onun sıcak veya soğuk olduğunu anlamaz mısınız?”

Sunucu:

– “Anlarım ama benim aklım var?”

Profesör cevap verir:

– “Eee o kadarcık akıl termosta da var.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER