İmdat Kurtar Beni Temel

İmdat Kurtar Beni Temel

İmdat Kurtar Beni Temel

Temel’in Dursun’a acayip borcu vardır. Temel her seferinde dursunu atlatır. Birgün temelin kapısı çalınır. temel delikten bakar gelen dursundur. Temel karısına derki;
– “Karı temel İstanbul’da de Dursun’u atlat” der.
karısı kapıyı açar dursuna;
– “Temel İstanbul’da der.
Dursun bakarki kadın bi afet. Madem temelde yok şuna bi atlim der. Kadın kaçar dursun kovalar temelin karısı bağırır;
– “Temel kurtar beni Temeeeeelll”.
Temel de saklandığı yerden bağırır;
– “Ulan Dursun İstanbul’da olmasaydım senin ananı *ellerdim”…

BONUS FIKRA

Mısır hükümeti Kızıldeniz’in altına tüp geçit yapmak için ihale açar. İhaleye İngiltere’den, Amerika’dan, Japonya’dan ve Türkiye’den de Temel’in firması olmak üzere birer firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz firması:

– Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur. 30 metrelik enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz derler.

Amerikan firması:

– Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz maksimum 50 cm fark olur, der.

Japon firması ise:

– Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum fark 20 cm olocak, diye belirtir.

Sıra bizim Temel’e gelir. Temel:

– Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur der.

Ölecekmişsin

Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der;

1-Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu gitmesini sağlayın

2-Öğleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.

3-Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın.

4-Haftada en az üç kere birlikte olun, eğer isterse daha fazla birlikte olun. Ve tamamıyla tatmin olduğundan emin olun.

“Eğer bu dediklerimi harfiyyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak” der doktor. Eve geldiklerinde adam karısına sorar,

Ne dedi doktor sana?

Kadın cevaplar: Ölecekmişsin

Herkesi Tanıyan Temel

Milyonlarca gurbetçi gibi, Temel de iş bulup çalışmak için İtalya’ya gider. Fiat fabrikasında iş bulup çalışmaya başlar.

Dönemin Sovyet lideri Krusçev resmi bir ziyaret için İtalya’ya gelir, programında Fiat fabrikasını ziyaret de vardır.

Fabrikanın tezgâhları arasında dolaşırken Temel’e rastlamış.
Herkesin gözü önünde;

─ Vay Temel, diye sarılıp kucaklaşmış. Orada ayaküstü sohbet etmişler.

Tüm protokol bu dostluktan şaşkın. Konuk gittikten sonra patron Temel’i çağırıp, Krusçev’i nereden tanıdığını sormuş.

Temel;
─ Hiiç, demiş. ‘Ben eskiden komünisttim. 1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova’ya göndermişti. Orada tanışmıştım.

Olay unutulmuş.

Üç beş ay sonra bu kez Amerika başkanı Nixon gelmiş İtalya’ya. Yine aynı program ve fabrika ziyareti. Tezgahların arasında “Vay Temel”, “Vay Nixon” muhabbeti…

İyice meraklanan patron ziyaretten sonra Temel’i yine çağırtmış.
Soru da cevap da aynı;

─ Bir ara Amerika’ya göç etmeye kalkıştım. New York’ta başım polisle belaya girdi. Bu Nixon o zaman çiçeği burnunda bir avukattı. Beni o savunmuştu…

Olay bu kadarla kalsa iyi. İki ay sonra Fransa başkanı De Gaulle ziyaretinde de aynı manzara yaşanınca Patron Agnelli derin bunalımlara girmiş. Kendisini tanıyan yok. Yanında çalışan Temel’in uluslararası çevresi var. Yine sormuş Temel’e;

─ De Gaulle’ü nereden tanıyorsun?

─ Nazilere karşı Paris’te yeraltı savaşı yapıyorduk. Özel kuryesiydim.

─ Pekiyi, sen herkesi tanır mısın?

─ Evet, hemen hemen.

Patron iyice hırslanmış.

─ Neredeyse Papa da arkadaşım diyeceksin.

Temel gülmüş;

─ Tabii. Yakın arkadaşımdır.

Çıldırma noktasına gelen Agnelli haykırmış;

─ İspatla… İspatlayamazsan işten kovarım.

Temel;

─ Tamam, bu pazar ayininde Vatikan meydanında olun. Papa balkondan halkı takdis ederken ben yanında olacağım.

Patron pazarı iple çekmiş. Vatikan’da Papayı bekleyen kalabalığın arasına karışıp beklemeye başlamış. Bir süre sonra Papa balkona çıkmış. Yanında Temel…

Temel kalabalığa bakıp, patronunu bulmaya çalışıyor. O sırada bir kargaşa olmuş. Biri bayılmış.

Temel bayılanın kendi patronu olduğunu görünce Papaya ”Bana müsaade’ deyip meydana koşmuş. Agnelli yerde yatıyor. Bir iki kişi de ayıltmaya çalışıyor.

Temel çevresindekilere;

─ Bu benim patronumdur; ne oldu?’ diye sorunca biri cevap vermiş;

─ Siz Papa ile balkona çıktığınızda bunun önünde iki Japon turist vardı. Japonlardan biri senin patronuna dönüp, “Şu sağdaki bizim Temel, ama yanındaki kim?” diye sorunca seninki düşüp bayıldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER