İki deli

İki deli

İki deli

Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce, iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar.
Bekçi, onların ayak seslerini işitmişti. Sordu; “Kim o?”
İçlerinden biri kedi gibi miyavladı.
Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı.
Bekçi geri dönüp yine seslendi: “Kim var orada?”
İkinci deli cevap verdi; ” Bir kedi daha.”

hoşgeldin hanım efendiciğim

çok zengin bir kadın “recainin yeri” isimli bir petshopa gider.

girişteki papağan ; – hoşgeldin or*spu, der….

kadın kızar ve papağanın sahibine: – bu papağanı terbiye et yarın fiyatının 50 katı para verip satın alacağım der. kadın gidince sahibi papağanı kafesten çıkarıp terbiye etmek için kafasını su dolu kovaya sokar çıkarır, sokar çıkarır..

– o kadın gelince ne söyliceksin? der papağana.

papağan : – hoşgeldin or*spu.

adam papağanın kafasını tekrar suya sokar, bir iki derken papağan en sonun da terbiye olur. ertesi gün kadın gelir .

papağan :- hoşgeldin hanım efendiciğim bu ne güzellik böyle.. der

kadın da : – aferin sana der ve papağana sorar :

– peki ben evime bir adamla gelsem ne dersin peki?

papağan : – hoş geldin hanım efendi ve beyefendi.

kadın: – 2 adamla gelirsem?

papağan: -hoş geldin hanım efendi ve beyefendiler.

kadın bu cevaplardan çok memnun olur ve tekrar sorar :

– 3 adamla gelirsem?

papağan bağırır : – recaiiiiiiiiiii kovayı getirrrrrrr anam avradım olsun bu kadın or*spu…

Bundan Sonra

Yeni evlenen çiftimiz ilk gecenin sabahında ilk kahvaltılarını yapacaklardır.

Eşinin uyuyor olmasını fırsat bilen damat bey, gelin hanıma mükemmel bir kahvaltı hazırlamak için işe koyulur. Sessizce yataktan kalkan damat, ilk olarak bahçenin en güzel köşesine masa ve sandalyeyi taşır.

Yeşillikler içerisinde harika bir masa hazırlamaya başlar. Bal, süt, kaymak, reçel, çikolata, yumurta, tahin, pekmez, domates, salatalık derken müthiş kahvaltı hazırlıkları son bulmak üzeredir. Neredeyse “Bir tek kuş sütü eksik” denecek cinsten bir kahvaltı olmuştur.

Son olarak bahçeden topladığı gülleri de masanın ortasına koyarak mışıl mışıl uyuyan karısının yanına gider.

Gayet kibar bir şekilde uyandırdığı karısını bahçeye davet eder.

Bütün olan bitenlerden habersiz olan gelin, elini yüzünü yıkayıp bahçeye çıkar. Gördükleri karşısında ne diyeceğini şaşırır. Mutluluk, şaşkınlık hepsi bir birine girmiş durumdadır.

Karısının sandalyesini çekip oturmasını sağlayan damat son adım olarak ta karısının çayını doldurur ve onu öperek şöyle der;

– “Bundan sonra sabah kahvaltılarını böyle istiyorum karıcığım”

10 Meyve

3 adam ormanda gezerken yamyamlar tarafından yakalanmış. yamyamlar, bunlara bir test uygulayacaklarını, testi geçenlerin yaşayacağını söylemiş. testin ilk aşaması birer çeşit meyveden 10’ar tane toplamakmış. bunlar dağılıp meyve aramaya başlamışlar.

ilki elinde 10 tane elmayla gelmiş. yamyamların kralı “getirdiğin tüm meyveleri, yüzünde en ufak bir ifade olmadan ve hiçbir ses çıkarmadan gö*üne sokacaksın” demiş.
adam ilk elmayı sokmuş, ama ikinciyi sokarken acıdan yüzünü buruşturmuş. bunu öldürmüşler.

ikincisi elinde 10 tane dutla gelmiş. kral buna ne yapacağını söyleyince adam iyi benim işim kolay diye düşünmüş. 1…2…3…4…5…6…7…8… tam 9’a geldiğinde kahkaka atmaya başlamış.

bunu da öldürmüşler tabi.

iki adam cennette karşılaşmışlar. ilki sormuş “niye güldün ki? nerdeyse kurtuluyordun” ikinci de demiş “3. elemanı ananaslarla görünce kendimi tutamadım :)”

Aramızda kalsın

Trenin kompartımanında beyefendi ve alımlı bir bayan yolculuk yaparlar.

Bayan okadar çok sıkışır ki tünelden geçiş sırasında hafiften yelleneyim der. Keskin bir koku yayılmaz mı…

Çok pişman bir yüz ifadesiyle

-Beyefendi ne olur aramızda kalsın.

-Aramızda niye kalsın be kadın. Aç şu pencereyi de koku uçup gitsin.

Çaktırma

Genç adam, yaşlı karı-kocanın evlerine misafir olur.

75 yaşındaki amca karısından bir fincan daha çay isterken:
-‘Çiçeğim, bir bardak daha verir misin?’ der.

Sonra da:
-‘Peteğim, şekersiz lütfen’ diye ekler.

65 yaşındaki tatlı karısının getirdiği tavşan kanı çayı alırken de:

-‘Bebeğim, sana çok zahmet oldu’ diye ekler.

Genç adam, yaşlı amcanın karısı için kullanıldığı sevgi sözcüklerinden çok etkilenir: -‘Amcacığım, kaç yıllık evlisiniz?’ diye sorar.

Yaşlı ama dinç adam:
-’40 seneyi geçtik evladım’ der.

Genç adam: ‘Vallahi maaşallah, Allah muhabbetinizi arttırsın. Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba?’

Yanakları pembeleşen teyze:
-‘Doğru, birkaç yıldır hep bana böyle hitap ediyor’ deyip mutfağa doğru yöneldiğinde yaşlı amca genç adamın kulağına doğru eğilerek:

-‘Şiiişşşt, çaktırma! 2 sene önce adını unuttum, hâlâ hatırlayamıyorum…’ ))

10 Çocuk

Kadının biri 10 tane olan çocuklarını ana sınıfına yazdırmak için başvurmuş ve okulun müdürü kayıt yapması için kadından çocukların isimlerini istemiş.

Kadında ahmet demiş. Müdür bey şaşırarak:

– Nasıl ahmet yani hepsinin ismide ahmet mi_?

Kadın gayet emin bir şekilde:
– Evet

Müdür:
-Peki hanımefendi zor olmuyor mu karıştırmıyor musunuz_?

Kadın:
– Yo bilhakis kolay oluyor ahmet yemeğe diyorum hepsi birden geliyor, ahmet çıkıyoruz diyorum hepsi birden hazırlanıyorlar.

Müdür şaşkınlıkla dinlemekte ve kadına:
– Peki bayan özel iş vermen gerekiyor ise napıyorsun?

Kadın:
– O ZAMAN SOY İSİMLERİ İLE çagırıyorum_!

Hızlı Koş

Bir Amerikali ile Japon safari’ye çıkmışlar.

Her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar.

Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana.

Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana.

Aslan bizimkileri fark edince üzerlerine doğru gelmeye başlamış.

Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış.

Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış.

Amerikalı sormuş :
-Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ?
-Yoo, senden hızlı koşsam yeter.

Serçe

Serçenin bir tanesi bahar günü dalgın dalgın uçuyormuş.

Bir anda farketmiş ki, bir yolun üstünde uçuyor ve karşıdan da motorsikletli bir adam geliyor.

Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni yapmışlar ama nafile…
Serçe “çotaaank” diye kaska çarpıp düşmüş.

Şimdi, motorcu arkadaşımız, Allah’ı var sıkı bi hayvan sever.
Doğal olarak hemen atlamış motordan ; koşmuş serçenin yanına.

Serçe baygın yatıyor.. Kıyamamış, bırakamamış yolda; almış getirmiş eve.

Eskiden kalma bir de kafesi var evde.. Baygın serçeyi kafesin içine güzelce yerleştirmiş..

Yanına da az biraz su, az biraz ekmek koymuş, vurmuş kafayı yatmış….

Bizim serçe bir müddet sonra ayılmaya başlamış..

Daha tam seçemiyor ortalığı.. Hafif bulanıklık var yani…

Bir bakmış ekmek, su, parmaklıklar…..

Birden dank etmiş vaziyet:
– Kahretsin *an! Motorcuyu öldürmüşüz iyi mi?!!!!!!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER