Hizmetçi Kız Sandım

Hizmetçi Kız Sandım

Hizmetçi Kız Sandım

Adam arkadaslarina heyecanli heyecanli birseyler anlatmaktadir.
– Çok acayip bir şey oldu arkadaslar.Dün gece kapiyi çaldim, karanlikta açanı
hizmetçi kiz zannedip öptüm. MeĞer karim değil miymiş?
– Eee, ne olmuş yani?
– Daha ne olsunyahu? Karimi öperken karim; “Dikkat et sevgilim, kocam her an gelebilir, diye fısıldadı…

Bonus Fıkra

Dolmuş

Dolmuş Bir acelesi olduğunu, onu görür görmez anlamıştım. Sağanak halinde yağan yağmura aldırış bile etmiyor ve bükülmüş haline rağmen sağa sola koşuyordu. Yanına sokularak: – Hayrola teyzeciğim, dedim. Bir derdiniz mi var? Sıcak bir tebessümle: – Buraların yabancısıyım evladım, dedi. Hastane tarafına gidecek bir araba arıyorum

PİZZACI

Fabrikanın patronu, müdürünü yanına alarak ani bir baskınla Fabrika içinde personeli kontrole çıkar.

Dolaşırken tembel tembel oturan bir genç görür ve çok sinirlenir.

Gence dönüp;

– Haftalığın ne kadar senin?

– 300 dolar efendim.

Patron cüzdanını çıkarır ve gence 300 doları uzatır.

– İşte haftalığın şimdi git bir daha gelme!

Genç 300 doları alır ve oradan gider.

Patron müdüre dönerek:

-Bu genç ne kadar zamandır burada çalışıyordu?

Müdür:

-O genç burada çalışmıyor efendim yalnızca pizza siparişimizi getirmişti.

Ormana maliyeciler gelmiş

Tilki ormanda nefes nefese koşuyormuş. Karsısına çıkan kaplumbağa:

-’Tilki kardeş ne bu telaş?’

-’Ormana maliyeciler gelmiş’ demiş tilki. ‘şimdi bir bakarlar bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, dünyanın vergisini yazarlar…. ‘

Bunu duyan kaplumbağa telaşla yürümeye başlamış.

Onu telaşlı gören leylek:

-’Hayrola kaplumbağa kardeş ne bu telaş?’ diye sormuş.

-’Maliyeciler ormanda’ demiş kaplumbağa.

‘Bende ev, hanımda ev, çocuklarda ev, yakalanırsak dünya vergi alırlar.’

Leylek de hemen uçuşa geçmiş. Ağaçların üzerinden maymun seslenmiş:

-’Leylek kardeş, ne iş? Bu ne acele?’

-’Vergi memurları herkese ceza yazıyormuş.

Bende yazlık, hanımda yazlık, çocuklarda yazlık, vergi borcundan batarız…’

Bunu duyan maymun bağırarak ağaçtan ağaca atlamaya başlamış.

Sonra biran durmuş.

Ulen demiş ben niye kaçıyorum ki…

Benim kıçım açık, hanımın kıçı açık, çocukların ki de açık 

Nasıl Öldü?

Temel’in babası vefat eder.

Cenazeye gelen bir aile dostu Temel’e sorar:

Nasıl oldu?

Cevap: 30.kattan aşağıya düştü.

Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş.

Temel: Yok yok öyle ölmedi. tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi.

Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman.

Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına.

Adam: Demek çatıya çarpıp öldü.

Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti.

Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman. Temel:

Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı.

Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık.

Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye.

Adam: Orda mı öldü? Temel: Yooo. Ordanda yine kasaba.

En sonunda bunalan adam Temel’e bağırarak sordu:

Ulan nasıl öldü bu adam?

Temel: “Baktık durmuyo. Vurduk!”

Astronot Temel

3 astranot uzaya gidecek.

Bunlardan biri alman biri ingiliz biride bizim temel.

Bunlar yıllarca gelmeyecekleri için en önemli ihtiyaçlarını sorarlar.

Alman bana sarışın, esmer, kumral hatun der.

İngiliz bana bol bol içki der.

Bizim temel bağaa bol bol cigara der.

Neyse istekler temin edilip uzaya fırlatılıyorlar.

3 astronot aradan yıllar geçiyor geri dönüyorlar.

Tabi aileler merakla bekliyor.

Önce alman iniyor dalyan gibi alman olmuş iğne iplik.

Sonra ingiliz iniyor adam zil zorna sarhoş.

Tabiki sıra temele geliyor.

Temel kapıda görünür görünmez bi fırlıyor agzında cigarayla:

-“Allahını seven baaa ateş versuuun”

Amerika Rüyası

Sarışın bir afet, köprüye çıkmış intihar etmek düşüncesiyle.

Tam o sırada köprüden geçmekte olan cabriolet bir araç içindeki yakışıklı yurdum insanı inmiş ve ellerini uzatmış :

’Hanımefendi neden ölesiniz ki. İstediğiniz yeni bir hayatsa tutun elimden.

Ben makine mühendisiyim. Ve yarın gemiyle Amerika ‘ya gidiyorum.

Dilerseniz sizi de kaçak olarak gemiye bindirebilirim.’ demiş.

Çaresiz sarışının pek hoşuna gitmiş bu teklif ve binmiş lüks spor arabaya uzaklaşmışlar gözden.

Ertesi gün adam gerçekten gizlice gemiye bindirmiş sarışını.

Gecesinde sarışına gizli gizli yemekler getirmeyi de ihmal etmemiş.

Sarışında geceleri adamla birlikte olarak yapılan iyiliğin karşılığını kendince ödüyormuş.

Aradan bir iki ay geçmiş.

Kaptan bir gün gemiyi kolaçan ederken bizim sarışına rastlamış saklandığı yerde.

‘Sende kimsin..?’ diye sormuş.

Sarışın kısaca anlatmış başından geçenleri ve ‘işte o hayatımı kurtaran yakışıklı personeliniz beni gemiye gizlice bindirdi.

Bunca zaman gizlice yemek getirerek beni aç bırakmadı.

Bende bunun karşılığında geceleri onunla birlikte oluyorum’ demiş.

Kaptan kahkahayla gülmeye başlamış ve demiş ki :

’ KIZIM GECELERİ GÜZEL VAKİT GEÇİRDİĞİNİZE ŞÜPHEM YOK. AMA BU GEMİ AMERİKA ‘ YA GİTMEZ… KONAK-KARŞIYAKA VAPURU.. Bu..

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER